ANALİZ
Giriş Tarihi : 12-06-2022 13:34   Güncelleme : 19-06-2022 06:54

Hayrettin Karaman'dan GES açıklaması: GES faiz ödemesidir...

Hayrettin Karaman'dan GES açıklaması: GES faiz ödemesidir...

Hayrettin Karaman Yeni Şafak gazeyesinde "GES Hakkında" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İşte o yazı: 

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın basın açıklamasına göre GES’in mahiyeti şudur:

“Bakanlığımızca, vatandaşlarımızın tasarruflarını Türk Lirası cinsi varlıklarda değerlendirebilmelerinin teşvik edilmesi ve yatırımcı tabanının genişletilmesi amacıyla, gelire endeksli devlet iç borçlanma senedi (GES) talep toplama işlemleri 15 Haziran 2022 tarihinden itibaren gerçekleştirilecektir.

Sadece gerçek kişilere sunulacak olan GES’ler, ülkemiz genelinde gerçekleştirilecek duyuru ve talep toplama işlemleri yoluyla ihraç edilecektir.

Senede ilişkin talep toplama işlemleri ile senedin ihracı, kupon ve anapara ödemeleri Bakanlığımız sitesinde yayınlanacak duyuruda belirtilecek bankalar aracılığı ile gerçekleştirilecektir.

İhraç edilecek senetler üç ayda bir yatırımcısına kupon getirisi sağlayacak olup kupon ödemelerinde asgari getiri garantisi olacaktır.

Senedin kupon ödemesine esas teşkil edecek getiri oranı ve vade yapısı ihraç duyurusunda ilan edilecektir. Senedin yatırımcıya sağlayacağı nihai getiri oranı, ihraç aşamasında Bakanlığımız tarafından belirlenen getiri oranının, hasılat gerçekleşmeleri çerçevesinde hesaplanacak endeks değeri ile çarpılması yoluyla belirlenecektir.”

Başka açıklamalarda gelirin, Devlet Hava Meydanları ve Kıyı Emniyeti gelirlerine endeksleneceği açıklanmıştır.

Laik devletin faizci bankaları da var, faizi yasaklamak mümkün görünmüyor, ama faizin haram olduğuna inanan Müslümanlar ondan uzak durabilirler; kimse onları, faiz alıp vermeye mecbur etmiyor.

GES’ler de mevcut şekli ve yapısıyla “Devletin faizle borçlanmasından ibarettir”; çünkü açıklamada altını çizdiğim iki nitelik işlemi faizle borç şekline sokmaktadır:

1. “Devlet iç borçlanma senedi”,

2. “Kupon ödemelerinde asgari getiri garantisi”.

Bu senetlerin alım satımının ve kârını almanın helâl olabilmesi için senetlerin “hisse senedi”, “ortaklık senedi” olması gerekir; yani gelir hangi kaynaktan geliyorsa senet sahibi o kaynağa ortak olacaktır ki, onun gelirini alabilsin. Devletin böyle bir gelir kalemine ihtiyacı varsa ve halka da tasarrufu teşvik etmek istiyorsa şu formülü uygulayabilir:

Gelir getiren devlet malının mülkiyetini senetlere bölerek belli bir süre için halka açar, bu senetleri satın alanlar o mala ortak olurlar, devlet de ihtiyaç duyduğu parayı elde eder, malı yine devletin ilgili bir birimi veya kuruluşu yönetir, hâsıl olan kâr, sözleşmedeki orana göre senet sahiplerine dağıtılır. Süre dolunca devlet, senetlerin bedelini ödeyerek malı geri alır. Kâr garanti edilemez.

ZehraZehra