ANALİZ
Giriş Tarihi : 28-05-2022 08:44

Rabia Güner Yazdı: Dünya kadınlarının geçmişten günümüze mücadelesi!..

Rabia Güner Yazdı: Dünya kadınlarının geçmişten günümüze mücadelesi!..

Kadınlar geçmişten günümüze kadar hakları için büyük mücadeleler verdi ve ne yazık ki hala bu mücadelelere devam etmek zorunda. Düzen sarsıldı, farkındalıklar arttı ama yıkılmadı!

Bu mücadelelerden biri de cinsiyet eşitliği… Kadınlar yaşamlarının her alanında cinsiyet eşitsizliğine maruz kalabiliyor. Kadınlar bu haksız düzen karşısında yılmadan mücadele ediyor. Kadınlara hukuksuzca atanmış cinsiyet rolleri farkındalıkla aşılmaya devam ediyor. Kadını eve hapseden ve evdeki tüm işleri yapmaya mecbur eden bu sistem elbet son bulacak çünkü kadınlar bu zihniyetin karşısında dimdik ayakta kalmaya devam ediyor. Bu mücadele kadınlar haklarını tam anlamıyla alana kadar da bitmeyecek!

Şiddet, taciz, tecavüz ve cinayet olaylarının hala devam ettiği günümüzde bu mücadeleye çokça ihtiyaç var. Her yaştan, kadınıyla ve erkeğiyle… Çünkü kadınlar öldürülüyor! Üstelik yaşamlarının baharında… Sadece bu da değil, toplum baskısından korkmuş, sindirilmiş, ezilmiş, hor görülmüş, belki aşağılanmış ve bunlara dayanamayıp canına kıymış kadınlarımız var.

Hak diyoruz, en temel hak yaşam hakkı değil midir? Yaşamın olmadığı yerde hangi haktan bahsedebiliriz ve bu ülkede bu dünyada en temel hak olan yaşam hakkı kadınların elinden canice, acımasızca alınabiliyor!

O zaman her birimizin bu konuda mücadeleye ortak olması şart. Bilmek, farkında olmak, mücadelenin bir parçası olmak… Cehalet yenilmesi gereken en büyük düşmansa, bilmek en büyük güçlerden biridir. Öyleyse hep birlikte geçmişten günümüze kadın haklarını gözden geçirelim.

1. İlk Kadın Hakları Sözleşmesi / 19 Temmuz 1848

Dünyanın ilk kadın hakları sözleşmesi olarak bilinir. O zamanlar kölelik karşıtı bir kongre düzenlenir. Bakıldığında son derece anlamlı olan bu kongrede kadınların konuşması yasaklanır. Bu konuda tepki gösteren isimlerden biri Amerikalı Elizabeth Cady Stanton, diğeri ise Lucretia Mott’tur. Bu isimler New York’taki kadın hakları kongresinde birkaç yüz kişiyi bir araya getirir ve bu topluluk kadınlar için Declaration of Sentiments and Resolutions (Duygu ve Kararlar Bildirgesi) yayınlar.

Bildirge; medeni, sosyal, politik ve dini haklar talep ederek bir hareket başlatır; feminizm. Bu hareketin başlangıç noktası tüm kadınların ve erkeklerin eşit yaratıldığı üzerinedir.

Feminizm: Kadınların sosyal, ekonomik, politik, yasal haklarının erkeklere eşitliğini savunan bir harekettir. Günümüzde hiçbir ırk, sınıf, etnik köken, din ve cinsel yönelim ayrımı yapmaz ve bu ayrımcılık biçimleriyle nasıl karşılaşıldığına dikkat çeker.

2. Tarihteki ilk Kadın Savaşı / Nijerya 1929

Tarihteki ilk kadın ayaklanması olarak ele alınır. Igbo kabilesinin kadınlarından Nwanyeruwa liderliğinde yaşanır. Çalışma haklarının ellerinden alınmasına rağmen kendilerinden vergi talep edilmiştir. Nwanyeruva komşu köylerdeki kadınlara palmiye yaprağı gönderir. Bu bir çağrıdır. Davete 25 bin kadın karşılık verir. Ayaklanma sömürgeciliğe karşı mücadeleye dönüşür ve Kadın Savaşı başlamış olur.

3. Lowell kadınlarının mücadeleleri

Sanayi devrimi sıralarıydı. Amerika’da bir tekstil sektöründe 12- 30 yaş aralığında kadın işçiler çalışıyordu. ”Mills Girls” yani fabrika kızları…

1813 senesiydi. Lowell adında bir şirket kuruldu. Lowell Şirketi bir tekstil fabrikasıydı ve kadınlar da çalışıyordu. Ancak kadınların aldığı ücret, erkeklerin aldığı ücretin yarısı kadardı. Çalışma şartları ise oldukça ağırdı. İşçiler haftalık olarak 73 saat çalışmak zorundaydı. Kadınlar fabrika çevresindeki pansiyonlarda ”kira ödemek şartıyla” kalıyordu. Pansiyonlarda 22.00 sonrası sokağa çıkma yasağı vardı. Ayrıca kadın işçilere ahlak ve din dayatması yapılmaktaydı.

”Kilise ibadetine katılmayan ve ahlaktan yoksun kadınlar istihtam edilemez” yazıyordu el kitaplarında…

Takvimler 1834 yılını gösterdiğinde maaşlar yüzde 15 düşürüldü. Tüm bu olanlara sessiz kalmak istemeyen kadınlar mücadele kararı aldı ve greve başladı. Örgütsüzlük, deneyim eksikliği gibi faktörler bu girişimi başarısız kıldı.

1826 yılında yaşanan olay ise ilk grev tecrübesinden sonra bir zaferdi. İşçilerin pansiyon kiralarının yükseltilmesi sonucu kadın işçiler yeniden grev başlattı. Bu sefer başardılar ve kira zammı konsunda geri adım atıldı. İşçi sınıfı patronların ve sömürgeciliğin karşısında durdu!

1845 yılında ise birçok protesto ve grev yapan kadınlar bir araya gelerek bir örgüt kurdu. Kadınların ilk birliği; Lowell Kadın İş Reform Örgütü!

4. Women’s Liberation Movement / Kadın Kurtuluş Hareketi

2. Dünya savaşı sıralarıydı ve erkeklerin birçoğunun savaşa katılması sonucu kadınlar iş hayatına girmeye başladı. ”We Can Do İt” bu konuda oldukça etkili bir hareket oldu ama erkeklerin savaştan dönmesiyle kadınlar ev yaşantısına geri dönmek durumunda kaldı. Bu kadınlar için bir bunalıma yol açtı. Bu sebeple kadınlar eğitim ve iş hayatına atılmaya başladı. Ancak erkek egemenliği nedeniyle kariyerlerinde ilerleyemediler, tutunamadılar ve birçok zorluk yaşadılar. ”Cam tavan” uygulaması…

Bu nedenle 1960 sonları, 1970 başlarında Kadın Kurtuluş Hareketi başladı. Bir devrim niteliğinde olan bu hareket evrenselliği, istihdamı, eğitimi ve cinselliği kapsıyordu.

1966 yılında National Women Organization (Ulusal Kadın Örgütü) kuruldu. Örgüt, birçok feministi bir araya getirdi. Doğum kontrol haplarına erişim, kürtaj, eşit istihdam fırsatı, kadına yönelik şiddetin azalması ve daha fazlası için kadınları teşvik ediyordu.

1968 yılında kadın hakları için ilk ulusal feminist konferans Chicago’da gerçekleşti.

5. Black Feminizm

Kurtuluş Hareketi’ndeki bazı feministler beyaz olmayan kadınları dışlıyordu. Feminizm özü itibariyle cinsiyete odaklandığı için siyah kadınları dışlaması oldukça yanlıştı. Bu sebeple Siyah Feminizm hareketi kadınları tek tip ve ayrım yapmadan bir arada tutmak içindi.

6. #MeToo Hareketi / 15 Ekim 2017

Yakın geçmişte yaşanmış bir harekettir. Bir tweetle başlamıştır ve tüm dünyaya yayımıştır. Aralarında ünlü isimlerin de olduğu bu hareketi başlatan isim ABD’li aktris Alyssa Milano’dur. Sosyal medya hesabından ”Cinsel tacize uğradıysanız bu tweete cevap olarak ‘ben de’ yazın” demiştir. Etiket kısa sürede trend olmuştur. Yüz binlerce kadın hiç kimseyle paylaşamadıkları taciz ve tecavüz travmalarını bu etiket ile anlatmıştır.

12 Kasım’da ise yüzlerce kadın, erkek, çocuk Hollywood’daki ‘MeToo Yürüyüşü’ için bir araya gelmiştir. Hareket Almanya’dan İsviçre’ye, Fransa’dan Çin’e, Hindistan’a kadar pek çok ülkeye yayılmıştır.

Kaynakça:

https://tr.wikipedia.org/wiki/Kad%C4%B1n_haklar%C4%B1

https://slideplayer.biz.tr/slide/1993013/

Ocak Medya

ZehraZehra