ANALİZ
Giriş Tarihi : 01-05-2022 10:08

1 Mayıs'ın kökeni: Nasıl ortaya çıktı?

1 Mayıs ABD'de günlük çalışma saatlerinin 8 saate indirilmesini talep eden işçilerin mücadelesi sonucu ortaya çıkarken, artık tüm dünyada işçilerin düzen değişikliği talebinin sembolü haline geldi.

1 Mayıs'ın kökeni: Nasıl ortaya çıktı?

Dünyanın her bir köşesinde işçi sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma günü olarak kutlanan 1 Mayıs, düzene meydan okumanın da en önemli sembollerinden biri haline gelmiş durumda.

İşçi sınıfının mücadelesinin doruk noktasına çıktığı 1 Mayıs'ın takvimlere işlenmesiyse Temmuz 1889'da Paris'te düzenlenen İkinci Enternasyonal'in kararıyşa gerçekleşti. İkinci Enternasyonel'in kuruluş toplantısı olan Marksist Uluslararası Sosyalist Kongre'nin bir toplantısında 1 Mayıs resmen Uluslararası İşçi Günü olarak kabul edildi. Odak noktası, tüm işçiler için sekiz saatlik bir iş günü kazanma mücadelesiydi.

1 Mayıs'ın mücadele günü ilan edilmesinin öncesinde ABD 8 saatlik iş günü talebiyle bir dizi kitlesel grev ve eyleme sahne olmuştu. 1 Mayıs 1886'da 8 saatlik iş günü talebiyle greve çıkan işçiler işçiler Chicago'daki Haymarket Meydanı'nda katliamla karşılaştı. Patronların ve onları savunan hükümetlerin baskıları sonunda yenilgiyle sonuçlanan mücadele, kısa sürede tüm dünyadaki işçiler için bir zafere dönüştürüldü.

1 Mayıs 1886'da yaklaşık 500 bin işçi greve çıktı. Eylemler ve grevler ABD çapında büyük şehirlerde olduğu kadar küçük şehirlerde ve kırsal alanlarda da kendini gösterdi. 40 bini greve çıkan işçiler olmak üzere yaklaşık 90 bin işçi Chicago'da yürüdü. Otuz beş bin et paketleme işçisi bu grevden sonra sekiz saatlik iş gününü hiçbir ücret kaybı olmadan kazandı.

3 Mayıs itibariyle, Chicago'da grevdeki işçi sayısı 65 bine yükseldi. Buna karşı telaşa kapılan sanayi patronları işçilere karşı önlem alınması gerektiğine karar verdi. 4 Mayıs günüyse patronlar işçileri durdurmak için Haymarket Meydanı Katliamı'nı organize etti. O gün fabrikalarından çakan grevci işçiler polis tarafından zorla fabrikaya sürüldü. Polis grevcilere ateş açarak dört kişiyi öldürdü ve çok sayıda kişiyi de yaraladı.

Saldırılara yanıt olarak, polis cinayetlerini kınamak için ertesi gün Haymarket Meydanı'nda toplu miting düzenlendi. Üç bin kişi alana çıktı. Miting sona ermek üzereyken, polis göstericilere dağılma emri verdi. Mitingi örgütleyen sendikacılar polislerle müzakereye devam ederken düzenlenen bir provakasyonla polis korteji bombalandı ve polisler silahlarını işçilere doğrulttu, 200 kişiyi yaraladı, birkaç kişiyi öldürdü.

Belediye başkanı Chicago'da sıkıyönetim ilan etti. Ve yüzlerce işçi tutuklandı. Sonunda sekiz işçi yargılandı ve hepsi mahkum edildi. Dördü 11 Kasım 1887'de idam cezası aldı. 21 yaşındaki Louis Lingg asılmadan bir gün önce intihar etti.

Yargılanan işçilerin dördünün mitingde bulunmaması, yargı süreci boyunca mahkeme tarafından dikkate alınmadı.

ABD'nin Milwaukee kentinde de barışçıl bir greve ateş açıldı ve sekiz işçi öldürüldü. Diğer grevler de şiddetle bastırıldı. Sekiz saatlik iş günü hakkını kazanan işçilerin yaklaşık üçte biri, Haymarket Katlimanı'ndan sonraki ay bu hakkı kaybetti.

Ancak Haymarket Katliamını ve onu takip eden şov mahkemelere karşı Fransa, Hollanda, Rusya, Almanya, İtalya, İngiltere ve İspanya'da işçiler mitingler ve toplantılar düzenlediler. Almanya'daysa dayanışma eylemleri kitleselleşince tüm halka açık toplantılar yasaklandı.

Haymarket, ABD işçi sınıfını, özellikle sekiz saatlik iş günü hareketini, dünya işçi hareketinin merkezine yerleştirdi.

İkinci Enternasyonal'in 1 Mayıs'ı Uluslararası İşçi Bayramı olarak ilan etmesinden sonraki sene olan 1890'da, tüm dünyayı bir gösteri dalgası sardı.

25 Haziran 1938'de, ABD Kongresi nihayet sekiz saatlik iş gününü yasal hale getiren federal kanunu kabul etti. Bu, faturası işçi sınıfına kesilmeye çalışılan yıkıcı Büyük Buhran'a tepki olarak gelen uzun eylemleri takiben gerçekleşti.

1 Mayıs böylelikle tarihe tüm emekçi sınıfların mücadele ve dayanışma günü olarak geçmiş oldu. Karakteri gereği de siyasal anlamından soyutlanamayan 1 Mayıs, hâlâ işçi sınıfının güncel talepleri etrafında örgütlenmeye devam ediyor.

Bugün neredeyse tüm dünyada emekçiler, özellikle Sovyetler Birliği'nin çözülüşü sonrası bir kez daha çok ağır bir sömürü saldırısıyla karşı karşıya kalırken, 8 saatlik iş günü yeniden büyük bir kavganın konusu haline gelmiş durumda. 

Sol Haber

ZehraZehra