ANALİZ
Giriş Tarihi : 22-04-2022 12:03

Soner Yalçın Yazdı: Bravo Saadet Partisi!

Soner Yalçın Yazdı: Bravo Saadet Partisi!

Soner Yalçın Sözcü Gazetesinde "Bravo Saadet Partisi!" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İşte o yazı: 

Zarfı açtım.

O kadar şaşırdım…

O kadar sevindim ki anlatamam…

Gazetecilere çeşitli hediyeler gelir. Ama böylesini ilk kez gördüm:

Yirmi küçük naylon poşet içinde neler yoktu:

6 tane yerli yazılı karpuz tohumu, 5 tane ayçiçeği tohumu, 4 tane kestane kabağı tohumu, 2 tane lif kabağı tohumu, 6 tane su kabağı çeşitleri tohumu, 5 tane yerli acur tohumu, 6 tane bal kabağı çeşitleri tohumu, 8 ve 11 tane süs kabağı çeşitleri tohumu…

Yirmişer tane; Urfa biberi tohumu, oturak beyaz fasulye tohumu, iri kırmızı domates tohumu, şeker kamışı tohumu, renkli cin mısır tohumu, bamya tohumu, reyhani tohumu, dikenli salatalık tohumu, güney kavunu tohumu, kadife çiçeği tohumu, yerli mısır tohumu…

Gönderen kişi Ömer Faruk Yazıcı idi; Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı.

Mektubunun üst köşesinde şu yazılıydı:

Nesilden Nesile En Büyük Armağan, Bir Milyon Ata Tohumu…

SP İstanbul örgütü olarak kampanya başlattılar, isteyene bir milyon ata tohumunu bedava veriyorlar…

MEKTUBUNDA DİYOR Kİ

Saadet Partisi İl Başkanı Ömer Faruk Yazıcı milli tarım projesi için mektubunda şunu diyor:

– Bildiğiniz üzere ata tohumu; genetiğiyle oynanmamış, herhangi bir laboratuvar ortamında müdahaleye maruz kalarak DNA dizilimi bozulmamış, lezzet ve besin değerleri yüksek olarak mahsul alınan tohumlardır. Bu tohumlar doğurganlığını da kaybetmediği için çoğalabilir ve sürdürülebilir özelliğe sahiptir…

-Dünyada ve ülkemizde son zamanlarda yaygın hale gelen GDO'lu hibrit veya tek tip tohumun mecbur kılınması birçok sağlık sorununa, gıdada bağımlılığa ve açlığa neden olmaktadır. Bu yüzden atalık tohumları kullanmak oldukça önemlidir…

-İthal tohum yerine kendi tohumlarımızı üretmeyi ve çoğaltmayı hedefliyoruz. Üreticilerimizi ve ülke tarımını çok uluslu ve küresel şirketlere bağımlı hale getiren maksatlı kotaların kaldırılmasını savunuyoruz. Doğal kaynakların azaldığı dünyamızda gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için organik tarımı ve tohumların özgür dolaşımını destekliyoruz…

-Ata tohumunun önemine dikkat çekmek, gelecek nesillere aktarılmasına ve kullanımının artırılmasına katkıda bulunmak üzere sizlerle paylaştığımız tohumların bereketle çoğalmasını temenni ediyorum…

YAZIK DEĞİL Mİ

Saadet Partisi'ni yürekten kutluyorum.

“Saklı Seçilmişler” kitabımda Turgut Özal ile başlayan dışa bağımlı tarım politikalarının ülkeyi ne hale getirdiğini ayrıntılarıyla yazdım. Maalesef bu politikaları gelen her hükümet sürdürdü. En büyük suç ise AKP iktidarının! Ama eskiye dönmek istemiyorum; 2006'da çıkardıkları 5553 sayılı “Tohumculuk Yasası”na filan girmek istemiyorum şimdi…

Bir avuç insan, STK'lar büyük mücadele verdi. Hayat, haklılığımızı gösterdi. Bugün AKP iktidarı da “yerli-milli tarım” sözünü etmeye başladı. AKP'de eski bakan Faruk Çelik'in bu politikaların oluşmasında emeği çok oldu. Keza Emine Erdoğan'ın…

Hakkını yemeyelim, siyasette “ulusal tarım politikası” için farkındalık yaratan isimlerin başında Kemal Kılıçdaroğlu geliyor. CHP'nin tarım uzmanı milletvekillerinin adını da anmalıyım; Gökhan Günaydın, Orhan Sarıbal, Okan Gaytancıoğlu, Fethi Ömer Gürer…

MHP resmi sitesine baktığınızda milli tarım politikalarıyla ilgili, makaleler görürsünüz. Bu yazılar özünde, DSP-ANAP-MHP koalisyon hükümeti döneminde imzaladıkları tarım özelleştirmeleri konusunda yaptığı özeleştiridir. Dediğim gibi, dünde kalacak değilim, hatalardan ders çıkarmak erdemdir.

Daima şunu söylüyorum:

Ulusal tarım politikalarında partilerin elbirliğiyle aynı amaç için çalışması sevindiricidir.

Çünkü tohum politikası kökten değişmelidir. Öyle ki:

Türkiye binlerce km uzaklıktaki ABD'den; melez tatlı mısır, melez mısır, mısır, kızıl buğday, buğday-çavdar melezi, pamuk, kabuksuz bezelye, kabuksuz fasulye, adi fasulye, yulaf, soya, kavun, karpuz, şeker pancarı, yonca, kırmızı çayır otları, kentucky mavi otu, biber, İtalyan çimi, İngiliz çimi, poa cinsi çim, sorgum, diğer yem bitkileri, otsu bitki, salata pancarı, kırmızı pancar, kabak, hıyar, soğan, havuç, marul, karnabahar, maydanoz, ıspanak, biber, pamuk, turp, tütün, domates, pirinç, ayçiçeği vb. tohumları satın alıyor. Ya İsrail, Hollanda gibi diğer ülkeler? Yazık değil mi?

Artık aklımızı başımıza aldığımızı gösteren adımlar atılıyor. Ne güzel.

ZehraZehra