ANALİZ
Giriş Tarihi : 20-03-2022 12:26   Güncelleme : 23-03-2022 15:18

Emin Güneş Yazdı: Coğrafyamızı Tehdit Eden En Tehlikeli Terör Örgütleri

Emin Güneş Yazdı: Coğrafyamızı Tehdit Eden En Tehlikeli Terör Örgütleri

Emin Güneş İslami Analiz'de "Coğrafyamızı Tehdit Eden En Tehlikeli Terör Örgütleri"  başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İşte o yazı: 

Amerika dünyanın en büyük ve en organize terör örgütüdür. Gerek Üsame bin Ladin Gerekse Kasım Süleymani ve  Ebu Mehdi el-Mühendis'in Şehit edilmeleri dört dörtlük birer terör eylemleridir. Bu terör örgütü “ devlet” olsaydı uluslararası hukuka uygun davranırdı.

Amerikan’ın üslerinin bulunduğu hiçbir ülkenin gerçek anlamda bağımsızlığından söz etmek mümkün değildir. Ülkelerin siyasi bağımlılığı ekonomik araçlarla korunur, ancak bu bağlar zayıflar ve kopacak gibi olursa askeri müdahale devreye girer.

İran’da yapılan İslam inkılabı aslında Amerika’ya karşı yapılmıştır. 21. Yüzyılın en büyük halk kıyamı ile kukla yönetim yıkılmış hâkimiyet İran halkına geçmiştir. Zaman zaman bahsedilen “devrim ihracı” aslında Amerika’nın hâkimiyeti altındaki bütün halklara bir şekilde kıyam çağrısıdır. Bu kıyamların kazananı mazlum halklar ve kaybedeni Amerika olacaktır. Bu nedenle coğrafyanın antiamerikancı antiemperyalist sol seküler kesimleri de İslam İnkılabının yanında yer almışlardır. Bu aslında İnkılabın yanında durmaktan çok Amerika’nın karşısında durmaktan kaynaklı bir konumdur. İslam inkılabının antiemperyalist karakteri nedeniyle gayrimüslim devlet ve örgütler İran’ın yanında yer alırken Suudi ve FETÖ gibi dini görünümlü devlet ve yapılar ölümüne inkılaba düşmanlık ederler.

Amerika’nın coğrafyamızdaki hâkimiyet alanı daraltılırken İran’ın sınırları genişlemeyecektir. Aksi takdirde İran’ın mücadelesi antiemperyalist bir mücadele olmaktan çıkıp İran emperyalizmine dönüşmüş olur. Amerika bölge halklarına güçlü medyası aracılığı ile “İslam İnkılabını” İran emperyalizmi gibi yutturmaya çalışsa da bu numara tutmamıştır.

Müslümanlara, ırz ve namus düşmanı hırsız ve soyguncu Amerika’nın varlığı kanıksatılmış, meşru gösterilmiş; Amerika’nın hâkimiyetine son verilmesi için yapılan kıyam çağrıları ve bu uğurda yapılacak mücadele terör faaliyeti olarak yutturulmuştur. Birçok ülkede İsrail ve Amerika karşıtı örgütler terör örgütü statüsüne alınmıştır. Bizler ümmetin bağımsızlığına kasteden Amerika ve İsrail’i terör devleti olarak kabul ederken onlar da kendileri ile mücadele eden örgütleri, hükmettikleri kukla parlamentolardan çıkardıkları kanunlarla terörist ilan etmektedirler.

İslam Cumhuriyetine yönelik operasyonlar Amerika kontrolündeki komşu ülkelerde yuvalanmış CIA ve MOSSAD adlı terör şebekelerince planlanmaktadır. Bu ülkelerin yerel güçleri de CIA/MOSSAD operasyonlarına karşılık vermektedir. Ancak son Erbil operasyonunda MOSSAD terör örgütü bizzat İslam Cumhuriyeti tarafından vurulmuştur. İran, uluslararası hukukun kendisine tanımış olduğu meşru müdafaa hakkını kullanmıştır.

Erbil, Bağdat, Şam, Tahran, İstanbul, Mekke, Medine, Kudüs, Ankara, Bosna ümmete ait şehirlerdir. Müslümanın canı malı ırzı Müslümana haramdır. Bu manada hiçbir Müslümanın bir başka Müslümanın canına malına mülküne saldırmasına cevaz verilemez. Ancak Müslümana caiz olmayan Müslümanın canı malı mülkü Emperyalistlere asla caiz ve helal görülemez.

Ümmet maalesef ulusal sınırlara bölünmüş, aralarına mayınlar döşenmiş yer yer duvarla örülmüştür. Her Müslüman ülke kendi ülkesindeki CIA/MOSSAD ve benzeri terör örgütleri ile mücadelesini kendisi verecektir. Yönetimler halka rağmen bunları terör örgütü görmez onlarla mücadele yerine destek de verebilir. Bu o ülkenin iç meselesidir. Ama hiçbir ülke içindeki terör örgütünün komşularına saldırmasına göz yumamaz. Yumarsa sonuçlarına da katlanır.

Terör örgütü CIA/MOSSAD’ın eylemine cevap verildiğinde sızdığı devlet bunu kendine yöneltilmiş saldırı sayar ona kalkan görevi ifa ederse MOSSADI vurmayı imkânsız hale getirmiş olur. CIA/MOSSAD vurulduğunda saldırı: Kürde, Türk’e, Araba, Afgan’a, Azeri’ye ve ya Sünni’ye yapılmış yaygarası kopartılmamalıdır.

İngiltere Amerika ve sair haçlı devletleri bir ülkeye saldırmak için muhtemel saldırıları bahane ederken, İran’dan fiili saldırıları görmezden gelmesini ya da sessiz kalmasını istemek zilleti önermektir. İzzeti şiar edinmiş İslam Cumhuriyeti ülke deniz sahasını ihlal eden Amerikan askerlerinin başına çuval geçirmiş, İngiliz gemisine el koymuş bir ülkedir. Doğrudan saldırının yapıldığı yeri vurması hem uluslararası hukukun kendisine tanıdığı bir hak hem de varlığını muhafazanın ön şartıdır.

ZehraZehra