GÜNCEL
Giriş Tarihi : 18-02-2022 10:48   Güncelleme : 24-02-2022 09:07

FETÖ iltisaklısın diye bir Profesörü dolandırdılar, Bunca uyarıya rağmen neden İnsanlar bir telefon yalanına inanıyorlar?

Burada sorulması gereken soru şu: Terör örgütü üyesi olmanın somut bir tarifi olsaydı insanlar bu tehditlere aldanır mıydı?...

FETÖ iltisaklısın diye bir Profesörü dolandırdılar, Bunca uyarıya rağmen neden İnsanlar bir telefon yalanına  inanıyorlar?

Türkiye'de bir özel üniversitede Sosyoloji Bölümü Başkanı olan 65 yaşındaki Prof. Dr. Ayşe Nilüfer Narlı iddialara göre telefon dolandırıcılarına yarım milyon nakit para ve yüklü miktarda ziynet eşyasını kaptırdı. Dolandırıldığını anlayana Narlı, daha sonra polise durumu anlatarak şikayetçi oldu.

Sabah gazetesinde yer alan haberde, ünlü sosyoloğun yaşadıklarını anlattığı ifadesine yer verildi. Narlı, kendisini polis memuru olarak tanıtan bir şahsın aradığını, üzerine birden fazla hat çıkarılarak bu hatlarla FETÖ ve diğer terör örgütlerin yardım edildiğini söylediklerini beyan etti.

'Polis kimlik kartı gönderdiler'

Narlı, kendisine bir adet Polis kimlik kartı gönderildiğini beyan ederek, "e-Devlet üzerinden hatları kontrol edebileceğimi söylediler. e-Devlet şifremi girip baktığımda hat yoktu ve bunların terör örgütü üyelerince profesyonelce gizlendiğini belirttiler. Söz konusu operasyonun adalet bakanlığı ve MİT mensuplarınca gizli olarak yürütüldüğünü ifade eden polis memurlarına inandım" dedi.

'Gerçek altınlar yerine sahtelerinin bırakıldığını söylediler'

Dolandırıcıların, para ve altıların alınıp parmak izi incelemesine gönderileceğini söylediklerini belirten Narlı, "Hatta kasada bulunan ziynet eşyalarımın terör örgütü üyelerince değiştirildiğini ve gerçek altınların yerine sahte altınlar bırakıldığını iddia ettiler. Vatana ciddi bir hizmet ettiğimiz yardımlarımla bu örgütün yıkılacağını ifade ettiler" ifadelerini kullandı.

'Barış-Pınar' parolası

Ünlü profesör, vatana hizmet ettiğini düşünerek sözde polislerin talepleri doğrultusunda söylenen her şeyi yaptığını kaydederek, "Çalıştığım üniversitenin bağlı olduğu şubeye gittim, paraları çektikten sonra kasadaki ziynet eşyaları aldım. Telefondakiler bana ilk önce 'Barış Pınarı' parolasını verdiler. Gelen polis bana, 'Barış' dediğinde 'Pınar' cevabını verecektim. Bu şekilde kararlaştırıldığını söyledi. Parolanın Barış Pınarı harekâtından dolayı bu şekilde seçildiğini beyan ettiler. İkametime geçtikten sonra kapının önüne gelen polis memuru 'barış' dediğinde 'pınar' cevabını verip çantaya doldurduğum yarım milyon değerindeki para ve ziynet eşyalarımı teslim ettim" dedi.

Paraları teslim ettikten sonra savcılığa başvurmuş

Ertesi gün tekrar arandığını belirten Narlı, "Paralar da şüpheli parmak izleri bulunduğunu söylediler. Diğer bankalarda başka kasalarımın olduğunu beyan edince önce avukat arkadaşımı çağırdım ardından apartman görevlisinden yaptığım konuşmalara tanıklık etmesini istedim. Bu sırada savcılığa başvurarak koordineli bir şekilde beni arayanlara geri dönüş yapmadan önce yardım istedim. Gerçek Polislerle işbirliği içerisinde parayı almaya gelen şahıs yakalanması için yardım ettim. Beni kandırarak dolandıran şahıslardan şikayetçiyim" İfadelerini kullandı.

Sputnik

ZehraZehra