ANALİZ
Giriş Tarihi : 06-01-2022 20:31   Güncelleme : 06-01-2022 20:31

Rusya asker sevk etti, Türk Devletleri Teşkilatı açıklama yaptı… Kazakistan'daki ateş nasıl sönecek...

Rusya asker sevk etti, Türk Devletleri Teşkilatı açıklama yaptı… Kazakistan'daki ateş nasıl sönecek...

İndependent Türkçe’den Abdülhakim Günaydın’ın “konu ile ilgili” haberi…

Resmi adıyla Kazakistan Cumhuriyeti, Orta Asya ve Doğu Avrupa'daki Türki halka sahip bir bağımsız devlet. 

Azerbaycan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırgızistan, Özbekistan, Türkiye ve Türkmenistan'ın birlikte günümüzdeki 7 bağımsız Türk devletinden biri olan Kazakistan, Türk Devletleri Teşkilatı ve TÜRKSOY'un üyesi olarak biliniyor. 

2 milyon 724 bin 900 kilometrekare yüzölçümü ile dünyanın en büyük dokuzuncu ülkesi Kazakistan. 

Müslüman ülkeler ve Türk devletlerinin yüzölçümü bakımından en büyüğü, doğal kaynaklar açısından da en zengini.

2020 rakamlarına göre 19 milyonu aşan nüfusu bulunan Kazakistan, sahip olduğu doğal kaynaklara rağmen yapılan zamlara gösterilen tepkiler sonucu çıkan olaylarla gündemde. 

Birçok kişi hayatını kaybetti

Kazakistan çıkan olaylarla yangın yerine dönmüş durumda. Bölgeden gelen haberlere göre birçok kişi hayatını kaybetti. Hükümet, olayları kontrol altına alamayınca Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü'ne (KGAÖ) başvurdu. 

KGAÖ'de yer alan Rusya, Kırgızistan, Kazakistan, Belarus, Tacikistan ve Ermenistan var. Rusya ve Kırgızistan ülkeye yardım etmeyi kabul etti. 

Bu iki ülkenin ciddi anlamda askeri gücü sevk ettiği ifade ediliyor. Ancak Kazakistan'ın da üyesi olduğu Türk Devletleri Teşkilatı'nda (TDT) yardım istenmedi. Zaten bu konuda TDT da bir görev üstlenecek girişimde henüz bulunmadı. 

Binali Yıldırım

1- Kazakistan’da bugünlerde yaşanan olayların ülkenin barış ve istikrarına zarar vermeyecek şekilde sonlanması en önemli beklentimizdir. Türk Devletleri Teşkilatı Aksakalları olarak kardeş Kazakistan ile güçlü dayanışmamızı belirtmek isteriz.

TDT, Kazakistan'da yaşanan olaylarla ilgili kısa bir açıklama yaptı. 

Açıklamada, Türk Devletleri Teşkilatı üye ülkeleri olarak Kazakistan'daki son olaylar ışığında; ülkede barış ve istikrar önem verildiği belirtilerek dayanışma halinde olunduğu ifade edildi. 

"Kazakistan'la güçlü dayanışmamızı ifade ediyoruz" denilen açıklamada şunlar kaydedildi: 

"Kardeş Kazak halkının sağduyusuna ve normale dönüş konusundaki arzusuna güveniyoruz. Kazak yetkililerin barışçıl bir şekilde gerginliğin giderilmesi, düzen ve sükunetin yeniden tesis edilmesi kapasitesine sahip olduğuna inanıyoruz."

Kazakistan hükümetine ve halkına ihtiyaç duyabilecekleri desteği vermeye hazır olduğumuzu beyan ediyoruz. Olaylarda hayatını kaybedenler için taziyelerimizi sunuyor ve yaralılara acil şifalar diliyoruz." 

Türkiye başta olmak üzere TDT üyesi ülkelerin Kazakistan'da yaşanan olaylara karşı ne yapılması gerektiğine ilişkin bir hareketin gösterilmemesi tepki topladı. 

Rusya'nın Azerbaycan dışında ikinci bir Türk cumhuriyetine daha yerleştiği ifade edildi. 

Konuyla ilgili olarak Independent Türkçe'ye değerlendirmede bulunan eski Devlet Bakanı Namık Kemal Zeybek, bu tür durumlarda hep Rusya'nın devreye girdiğini söyledi. 

Zeybek: Doğrusu ilginç şeyler oluyor

Kazakistan'daki olayların arkasında selefi unsurların olduğuna yönelik iddiaların olduğunu ifade eden Zeybek, "Şu an hala Almatı'da devlet düzeni sağlanmış değil. Bu artık isyana dönüşmüş bir durum. Göstericilerin arkasında güç, Kazak veya Kazakistanlı değil. Doğrusu çok ilginç şeyler oluyor" dedi. 

"Aldığımız bilgiye göre olayları yönlendiren ve buradan bir şeyler çıkarmak isteyenler selefist unsurlardır" diyen Zeybek, "Kazakistan kendi güvenlik güçleriyle bu olayları çözemeyeceğini anlayınca Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü'ne (KGAÖ) başvurdu. Burada Rusya, Kırgızistan, Kazakistan, Belarus, Tacikistan gibi ülkeler yer alıyor. Rusya ve Kırgızistan yardım etmeyi kabul etti. Ülkede şu an bütün telefonlar ulaşılamaz bir durumda. Kazakistan'daki dostlarımızı, arkadaşlarımızı ve öğrencilerimizi tek tek aradım" diye konuştu. 

Rusya'nın hem güçlü hem de deneyimli devlet, ordusu Sovyetler Birliği ordusunun devamı olduğunu vurgulayan Zeybek, "Kızıl Ordu denmese bile Kızıl Ordu. Diğer ülkeler ordularını yeni kurdular ve onlarda yeterli deneyim bulunmuyor. Rusya, KGAÖ anlaşması nedeniyle devreye giriyor. Zaten bu tür durumlarda hep Rusya devreye giriyor" ifadelerini kullandı. 

"Türkiye nasıl gidecek? Nereden gidecek? Ne yapacak?"

"Türkiye bir rol alabilir mi" sorumuza Namık Kemal Zeybek, şu yanıtı verdi: 

"Hayır. Türkiye hiçbir şey yapamaz. Çünkü Türkiye'nin uluslararası hukuka göre yapabileceği bir şey yok. Neticede bu işler uluslararası hukuka göre oluyor. Ayrıca Kazakistan coğrafya olarak Türkiye'ye çok uzak bir konumda. İki ülke arasındaki mesafe 4 bin kilometre civarındadır. Türkiye nasıl gidecek? Nereden gidecek? Ne yapacak? Sonra bu Kazakistan'a bir saldırı değil. Bu ülke içinde meydana gelen bir olay. İnsanların aklına Türk Devletleri Teşkilatı geliyor ama bu bizim kendi kendimize iç siyaset için söyleye geldiğimiz şeyler. Teşkilat lafı bile yanlış çünkü Kazak ve Kırgızlar teşkilatı bilmez. Adı birlik olsaydı belki daha iyi olurdu." 

"İçten içe gelişen bir dalga var" 

Rusya Moskova Devlet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Emin İkbal Durre de meseleyi iyi bilenlerden biri.

Durre'ye göre Kazakistan'daki gösterilerin halkın var olan rejimden genel olarak memnun olmaması, iktidarın belli bir elitin elinde toplanmasının verdiği rahatsızlığın ve ekonomik sorunlarla bütünleşmesinin sonucu nedeniyle ortaya çıktı. 

Mesele her ne kadar 1 Ocak'ta gaz fiyatlarının bir anda iki misline çıkmas asıl sebep olarak gösterilse de bu işin görünen kısmı olduğunu anlatan Durre, "Kazakistan'da uzun yıllardır içten içe gelişen bir dalga var. Sorun daha çok sistemden kaynaklanıyor" yorumunu yaptı. 

Kazakistan'da bu boyutta olmasa da benzer gösterilerin zaman zaman yaşandığını hatırlatan Durre, "Ülkede iktidarın belli grupların elinde olması ve bunların halktan çok kopuk bir siyaset yürütmeleri bu sonucu doğurdu. Ama tüm bunlara rağmen hiç kimse son günlerde gelişen olayların bu kadar hızlı gelişeceğini beklemiyordu" değerlendirmesinde bulundu. 

"Kazakistan, eski Sovyet ülkesi, Rusya boş bırakmaz"

"Olaylar ilk başladığında hükümet formalite bir yaklaşımla meseleye yaklaştı" diyen Durre, şunları kaydetti: 

"Zannettiler ki fiyatların düşürülmesi veya telkin edici söylemler bu işi bastırıp ateşi söndürecek ama öyle olmadı. Bu halk ile yetkililer arasında ne kadar büyük bir kopukluğun olduğunu gösteriyor. Kazakistan'da bu olayların olması çok önemli. Kazakistan Birleşik Devletler Topluluğu üyesi ve Rusya'dan sonra en büyük ülke. Yansımaları olabilecek bir süreç yaşanıyor." 

"Neden bu tür durumlarda hep Rusya devreye giriyor" sorusuna Durre, "KGAÖ üyesi. Organizasyon bu tür durumlarda ülkelerin birbirine yardım etmesini içeren bir anlaşmaya sahip. Böyle hukuki bir alt yapı var. İkincisi Kazakistan, eski Sovyet ülkesi. Bu konu geçenlerde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Joe Biden görüşmesinde de dillendirildi. Putin, Sovyet coğrafyasının kendileri için kırmızı çizgi olduğu mealinde bir ifade kullandı. Dolayısıyla coğrafyada Rusya dışında üçüncü güç olarak ön plana çıkması Moskova'nın iç güvenliği açısından birinci derece de stratejik tehlike olarak algılanıyor. Rusya Kazakistan'da gelişmelere karşı çok hassas. Bunun da birçok nedeni var" diye konuşarak cevap verdi. 

Kazakistan'da birçok kamu kurulu, polis ve askeri araçlar ateşe verildi

Durre'ye göre Kazakistan'ın Rusya ile yaklaşık 7 bin kilometre sınırı var. Çok önemli ticari ilişkileri bulunuyor. Kazakistan yurt dışına yapmış olduğu ihracatın çok büyük bir bölümünü Rusya üzerinden gerçekleştiriyor. Sınırın uzun olması nedeniyle önemli ölçüde sınır ticari yapılıyor. Ayrıca Rusya'nın Baykonur Uzay Üssü Kazakistan'da.

"Rusya tehlikeyi görüyor ve ciddiye alıyor" 

Durre de Namık Kemal Zeybek gibi selefi gruplara dikkati çekti. 

Kazakistan'da radikal selefi grupların bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Durre, "En büyük tehlikelerden biri de şu anki gösterilerin başladığı petrol ve doğalgaz rezervlerinin bulunduğu bölgeler başta geliyor. Belki şu an bu bölgelerin radikalleri eline geçmesi çok ön planda bir risk olarak görünmese de doğrusu böyle bir tehlike de var. Rusya, bunu çok ciddiye alıyor" şeklinde konuştu. 

Rusya'nın Kazakistan'a askeri güç gönderdiği bilgisini veren İkbal Durre, sözlerini şöyle tamamladı: 

"İlk başta bu Rusya için olumlu görünse de süreç doğru yönetilemezse riskleri de olabilir. Yaşanan olaylar Rusya'nın bölgede etkisini artırması için de bahane oluyor bu da işin başka bir boyutu. Ama ‘olayların arkasında Rusya var' diyemem. Protestoların en büyük nedenlerin başında hem siyasi hem de ekonomik olarak toplumsal rahatsızlık geliyor. Böyle bir rahatsızlık zaten hissediliyordu ama sadece fazla dillendirilmiyordu."

"Aksakallımızın ilk demeci…" 

İYİ Parti Türk Dünyası ve Yurtdışı Türkler Başkanı İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu ise Türkistan coğrafyasının genel olarak dünyadaki paylaşma duygusunun bilek güreşini yapılan yerler haline geldiğini ifade etti. 

Çin, Rusya ve ABD gibi ülkelerin bölge üzerinde hesapları olduğuna dikkati çeken Ağıralioğlu, "KGAÖ daha önce kurulmuş bir örgüt. Rusya uzun yıllardır oraya hakim. Kendisine yeni hakimiyet ve nüfuz alanları oluşturmaya çalışıyor. ABD, Çin ve İngiltere için bölge boş bırakılacak bir bölge değil. Türk devleti de güçlendikçe hem tarihi hem kardeşlik bağlarını daha güçlü hale getirmek istiyor" yorumunu yaptı. 

"Türk coğrafyası mevzu edilecektir" 

"Hakimiyet mücadelelerinin içine Türk coğrafyaları mevzu edilecektir" diyen Ağıralioğlu, "Öyle görünüyor. Çünkü nihayetinde müstakil çıkmış olsa bile protestolardan istifade etmek isteyen pek çok güç unsuru olacaktır. Bu yüzden bölgeye çok dikkat etmemiz lazım. Bölgede etkin bir Türk Devletleri Teşkilatı'nın varlığına ihtiyaç var. Kazakistan'ı çok dikkatli gözler ile izliyoruz. Daha önce Kırgızistan'da da karışıklıklar oldu, çağrılmasına rağmen Rusya Kırgızistan'a gitmedi ama Kazakistan'a gidiyorlar" dedi.

Yavuz Ağıralioğlu, Türk Devletleri Teşkilatı'nda Aksakallar Başkanı Binali Yıldırım'a da bir eleştiride bulundu. 

Aksakallılar Başkanı Yıldırım'ın ilk demecinin ‘Çin ve Rusya'da Türk Devletleri Teşkilatı'nın doğal üyesi" yönünde olduğunu hatırlatan Ağıralioğlu, "Romantik ifadelerden daha bağımsız, güçlü ve kurumsal, alt yapısı olan, irtibatları güçlü, ekonomisi ve pazarı güçlü, güvenlik organizasyonları güçlü bir iradeye dönmemiz gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. 

Ağıralioğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Ümit ederim ki Kazakistan'da olaylar yatışır. Süreci sükunetle tekrar yönetme imkanı bulur. Ama gelir gider adaletsizliği her yerin huzursuzluğudur. Zenginlikten eşit istifade edememek huzursuzluğa sebebiyet veriyor. Demokratik yöntemlere ihtiyaç var. Kazakistan'da yönetim itibariyle demokrasi daha tam olarak kurumsallaşmadı. Ama dışarıya açık bir yerdir. Dışarıya açık ama demokrasisi kurumsallaşmamış bir ülke. Buna rağmen sürecin çok hassasiyetle yönetilmesi lazım. Dış dinamiklerden çok iç dinamiklerle değişen ve gelişen ülkeler olmayı öğrenmemiz gerekiyor."