KÜLTÜR-SANAT
Giriş Tarihi : 01-12-2021 23:03   Güncelleme : 04-12-2021 16:57

Atasoy Müftüoğlu: Bugün bizler resmi gerçekliğe inanmayanların baskı altına alındığı vatan haini ilan edildiği bir toplumda yaşıyoruz.

Türkiye'nin farklı illerinde de her ay 'Entelektüel Bilinç İşçiliği Atölyesi' tarafından yapılan kitap mütalaasında, 2021 yılı Kasım ayında Atasoy Müftüoğlu'nun “Popülist Zamanlar Ölümcül İyimserlikler” kitabı okundu.

Atasoy Müftüoğlu: Bugün bizler resmi gerçekliğe inanmayanların baskı altına alındığı vatan haini ilan edildiği bir toplumda yaşıyoruz.

Türkiye'nin farklı illerinde de her ay 'Entelektüel Bilinç İşçiliği Atölyesi' tarafından yapılan kitap mütalaasında, 2021 yılı Kasım ayında Atasoy Müftüoğlu'nun “Popülist Zamanlar Ölümcül İyimserlikler” kitabı okundu.

1 Aralık Çarşamba günü Üstad Atasoy Müftüoğlu zoom programı üzerinden yapılan etkinlikte kitabı ile ilgili genel bir değerlendirme yaptı.

Konuşması sonrasında Üstad Atasoy Müftüoğlu sunumunda kendine yöneltilen soruları da cevaplandırdı.

İşte Atasoy Müftüoğlu’nun konuşmasından notlar:

Bu Kitap büyük ölçüde bugün içerisinde bulunduğumuz konumu, farkında olmadığımız konumu, bilincinde olmadığımız konumu, yüzleşilmesi gerekirken  yüzleşmediğimiz konumu, bu konumun hayatı önemini hatırlatmak için yazıldı.

Bu kitaplar bir sorumluluğu yerine getirmek için yazılıyor yoksa entelektüel bir faaliyet olsun için yazılmıyor.

Bugün Müslümanların içinde bulunduğu konum anormal bir konum olduğunu ve anormal konumu normalleştirmek zorundayız.

Edilgen teslimiyetçi bir bünye yüzeyleri görür derinlikleri göremez.

Bugün popülizmle beraber propaganda dilinin hamaset dilinin yükselmesi içselleştiriliyor toplum tarafından taktir ediliyor.  Bütün bunlar gerçeğin örtbas edilmesine sebep olabiliyor.

Bugün bizler resmi gerçekliğe inanmayanların baskı altına alındığı terörize edildiği vatan haini ilan edildiği bir toplumda yaşıyoruz.

Bu baskı Entelektüel bağımsızlık yolu ile aşılabilir.

Bugün ontolojik ve epistomolojik emperyalizme karşı, mücadele edecek epistomolojik emperyalizmle hesaplaşacak yerine kendi ontolojik dilini inşa edecek kadrolardan evrensel zihinlerden yoksun olduğumuz için ne yapıyoruz, şanlı tarih ezan bayrak sonra yedi düvele karşı savaş retoriği ile asıl konuşulması gereken gerçeklerin konuşulmasına geçit vermiyoruz.

Müslüman’ın asıl sorumluluğunun resmi gerçekliğe değil, hakiki gerçekliğe olduğunu söyleyen bir dile ihtiyaç var. Bunun için bütüncül bir kavrayış çok önemli. Bugün Müslüman aydınlar İlahiyatçılar kimi gün sekülerizim lehine kimi gün demokrasi lehine kimi gün milliyetçilik lehine kimi gün ulus devlet lehine bunlara göz kırparak İslami alandan çekiliyor..

Üstad Atasoy Müftüoğlu kitaplarına yöneltilen eleştiriler ile ilgili bir soruyu şöyle cevaplandırdı:

Sorumluluk sahibi bir Müslüman’ın her an her zaman eleştiriye ve uyarıya ihtiyacı vardır. Dostluk bunu gerektirir. Benim kitaplarıma da zaman zaman eleştiriler yapılıyor. Mesela çok tekrarlar olduğuna ilişkin eleştiriler yapılıyor.

Şu unutulmasın ki profesyonel olmayan benim gibi düşünce hayatına felsefe hayatına ilişkin okumalar yapan düşünce adamlarının kendilerini tekrar ettikleri bilinen bir gerçekliktir. Norveç’in tanınan bilinen düşünce adamlarından biri şöyle diyor “aslında bütün kitaplarımda dönüp dolaşıp aynı şeyi yazdım.” Bunun şöyle bir nedeni var. Eğer bir yazar hayati noktalara yoğunlaşıyorsa dönüp dönüp aynı şeylere vurgu yapmak zorundadır. Çünkü bir konu binseneden beri hala örtbas ediliyorsa bunu sürekli hatırlatmak gerekiyor. Hayati meselelerimiz olduğu halde biz bu hayati meselelerle yüzleşmek yerine  biz bunları örtbas eden bir ütopya içindeyiz… Ölümcül iyimserlikler içindeyiz… Ben deniz özet kitaplar yazıyorum şayet ben bir profesyonel olsaydım örneğin gezi notları yazardım 5  cilt, tanıdığım şöhretleri yazardım. Fakat ben bütün kitaplarımda bu var oluşsal meseleleri merkeze alan bir hassasiyete, bir kaygıya davet anlayışına işaret etmek istedim.

Programın video kaydını izlemek için tıklayın