ANALİZ
Giriş Tarihi : 11-11-2021 10:44   Güncelleme : 11-11-2021 10:44

İbrahim Kahveci Yazdı: Dolardaki yükselişin esrarı...

İbrahim Kahveci Yazdı: Dolardaki yükselişin esrarı...

İbrahim Kahveci Karar gazetesinde "Dolardaki yükselişin esrarı..." başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İşte o yazı: 

Merkez Bankası “Yurtdışında Yerleşik Kişilerin Portföy” işlemlerini açıklıyor. 28 Ekim itibari ile 21,31 milyar dolarlık hisse senetleri, 5,47 milyar dolarlık DİBS’leri ve yaklaşık 2,0 milyar dolarlık ters repo ve DİBS varlıkları bulunuyor (stok veri).

Bunlar stok varlıklar, yani bugünkü değerlerini ifade ediyor. Mesela borsa düşer veya dolar yükselince TL bazında aynı kalan hisse senedi, fiyatından dolayı dolar bazında değeri azalabilir.

Bu nedenle Merkez Bankası değişimleri ikiye ayırıyor. Biz “Piyasa ve kur hareketlerinden arındırılmış” net işlemlere bakıyoruz.

Yabancılar ekim ayında 153,6 milyon dolarlık hisse senedi, 528,1 milyon dolarlık da DİBS satmışlar. Repo piyasasında da 115,9 milyon dolar tutmuşlar. Şirket borçlanma senetleri ile beraber net yabancı işlemi 585,2 milyon dolar çıkışı gösteriyor.

Bu yılın Mart ayından bugüne yabancıların net menkul çıkışları toplamda yine 1 milyar doları geçmiyor.

Yabancı yatırımcının net işlem çıkışı neden az derseniz hemen söyleyeyim: Yabancı kalmadı da ondan.

O zaman kurlar neden bu kadar sert hareket ediyor?

Bakın daha dün bu yazıyı yazarken 1 dolar 9,87 liranın üzerinden işlem görüyordu. Oysa Ekim ayına 8,90’nın altında başlayan dolar/TL kur dengesi, ekim ayını 9,60’larda kapattı. Acaba kim aldı da TL bu kadar değer kaybetti ya da dolar yükseldi?

Bu soruyu mart başından beri doların 7,40 seviyelerinden buraya geliş için de sorabiliriz. Kim aldı doları bu kadar da TL yüksek derecede değer kaybetti?

***

Ödemeler dengesi verilerine göre Mart-Ağustos aylarında döviz işlemlerimiz açık vermediği gibi 28,9 milyar dolarlık fazlalık bile vermiş. Kısaca yazalım : Mart-Ağustos süresinde dolar/TL kuru 7,40’dan 8,30’a yükseliyor ama ülke rezervlerine 28 milyar 885 milyon dolar döviz ekliyoruz.

Bakın henüz eylül-ekim ayları ödemeler dengesi açıklanmadı ama orada da böyle bir döviz çıkışı olmadığını göreceğiz.

Hadi bir de dış borç mu ödedik diye bakalım (aslında ödemeler dengesi içinde var) : Mart-Haziran döneminde dış borç ödemeyi bırakın, nette 16 milyar dolar daha dışarıdan döviz borçlanmışız. Zaten rezerv artışı da asıl buradan geliyor.

Geriye kalan iki seçeneğin ilk aklımıza gelenine bakalım: Bizim vatandaşlar dövize mi koştu?

BDDK verilerine göre Martın son haftasında 246,6 milyar dolar olan döviz mevduatları ağustos ayının sonunda 259,4 milyar dolara yükseliyor. Ülke rezervindeki 28,9 milyar dolarlık artışın 13 milyar dolarlık kısmını döviz hesaplarına yatırmışız.

Fakat bu işte de bir terslik var: Mesela günlük hesaplara baktığımızda 05 Kasım itibari ile döviz hesapları artık 255,7 milyar dolar.

Yani, yeni döviz alışı da yok.

İyi ama o vakit neden dolar artıyor, neden TL sürekli değer kaybediyor?

Piyasanın ihtiyacı olan dövizi yoksa Merkez Bankası mı topluyor? Ya da yabancılar kaldıraçlı işlemlerle resmi kayıtlarda görülmeyen (swap gibi) bir döviz çıkışı mı yapıyor?

Önce Merkez Bankası açısından bakalım: Mart ayında 46,5 milyar dolar olarak görülen döviz rezervi eylül sonu itibari ile 74,9 milyar dolara yükselmiş durumda.

Bakın burası çok önemli...

Merkez Bankası ihracat kredileri dönüşünden döviz alıyor. Acaba Merkez Bankasının bu alımı ithalat başta olmak üzere piyasanın döviz ihtiyacını mı kilitliyor?

Nerden bakarsanız bakın Merkez Bankası sadece mart-eylül arasında rezervlerine 28,4 milyar dolar eklemiş. Vatandaş almamış ama Merkez Bankası almış.

Bu alım elbette piyasadan yapılmış değildir. Eğer piyasadan yapılmış olsaydı kamuoyuna açıklanırdı.

Ama bu sefer de örtülü alımla (piyasanın ihtiyacı yerine Merkez’de döviz birikince) döviz yükselişine zemin hazırlanmış oluyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan “biz dövizin yükselmesini istemiyoruz” gibi bir şey demişti. Ama arka kapıdan dövizi yükseltmek için elinden geleni yapan bir Merkez Bankası var.

Hem faiz indirerek

hem de piyasaya döviz bırakmayarak.

Bilmem anlatabildim mi?