GÜNCEL
Giriş Tarihi : 08-11-2021 14:31   Güncelleme : 08-11-2021 14:31

Eczacılar: 645 kalem ilaç piyasada yok, önlem alınmazsa ilaç krizi derinleşecek..

Eczacılar: 645 kalem ilaç piyasada yok, önlem alınmazsa ilaç krizi derinleşecek..

“İlaç yokluğu ile karşı karşıyayız” diyen eczacılar, 645 kalem ilacın temininde sıkıntı yaşadıklarını duyurdu. İlaçlar arasında, mevsimsel hastalıklar ve soğuk algınlığında kullanılan ilaçlar da bulunuyor. Eczacılar, “Önlem alınmazsa ilaç krizi derinleşecek, bulunamayan ilaç sayısında artış yaşanacaktır” uyarısında bulundu.

Son dönemlerde kamu hastanelerinde yaşanan randevu sıkıntısının ardından sağlık sektöründe bu kez de ilaç sıkıntısının açığa çıktı.
Türk Eczacıları Birliği (TEB), ilaç yokluğu ile karşı karşıya olduklarını belirterek, 645 ilacın temininde sıkıntı yaşandığını ve eczacıların ilaçları hastaya ulaştırmada güçlük yaşadığını duyurdu. Söz konusu 645 ilaç içerisinde insülin, romatizma ilaçları, mevsimsel hastalıklar ve soğuk algınlığında kullanılan ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlar ile fitiller, azitromisin grubu antibiyotikler, burun damlaları ve spreyleri yer alıyor.

‘Eczacılarımız ilaç temininde ve ilaçları hastaya ulaştırmada güçlük yaşıyor’

Konu ile ilgili Sputnik’e konuşan Diyarbakır Eczacı Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Sert, şunları kaydetti:

“Bir kez daha yıl sonuna yaklaşıyoruz ve bir kez daha ilaç yokluğu ile karşı karşıyayız. Bir kez daha eczacılarımız ve halkımız mağdur. Şu anki tabloda 645 ilaçta sıkıntı yaşanıyor; eczacılarımız ilaç temininde ve ilaçları hastaya ulaştırmada güçlük yaşıyor. Özellikle yetişkin insülün, romatizma ilaçları, mevsimsel hastalıkların ve soğuk algınlığı rahatsızlıklarının artmasıyla ihtiyaç duyulan ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlar ve fitiller, azitromisin grubu antibiyotikler, burun damlaları, spreyleri vb. ilaçları hastalarımıza verememekteyiz. İlaç depoları eczanelerimize sınırlı sayıda ilaç vermekte, hastalar da eczane eczane dolaşıp ilaç aramak zorunda kalmaktadır. Hastaların ihtiyaç duyduğu anda ilaca ulaşamamaları ciddi bir halk sağlığı sorunudur."

‘Önlem alınmazsa ilaç krizi derinleşecek, bulunamayan ilaç sayısında artış yaşanacak’

İlaç yokluğunun sorumlusunun eczacılar olmadığını ifade eden Sert, “Öncelikle belirtmek isteriz ki, ilaç yokluğunun sorumlusu eczacınız değildir. Tam tersine biz eczacılar, hastasına ilaç veremeyen sağlık çalışanı olarak, sorunun mağdurlarıyız. Halk sağlığını tehdit eden bu durum karşısında önlem alınmazsa ilaç krizi derinleşecek, bulunamayan ilaç sayısında artış yaşanacaktır. Öte yandan pandemi koşulları göz önüne alındığında bir tek ilacın dahi bulunamaması kabul edilemez bir durumdur” şeklinde konuştu.

‘Temel neden, döviz kurundaki artışın ilaç fiyatlarını etkilemesi’
İlaç yokluğun ana nedeninin döviz kurundaki artışın ilaç fiyatlarını etkilemesi sonucu yüksek kâr amacı güden ilaç şirketlerinin ilacı ticari bir meta olarak görmesi olduğunu kaydeden Sert, şunları söyledi: 
“Kur farkı, pek çok ilaç firmasının ülkemize ilaç vermemesine ya da hammaddeleri yurt dışından gelen ilaçları üreten yerli ilaç firmalarının ilaçları üretememesine sebep oluyor. Geçtiğimiz yıllarda da kur düzenlemeleri sebebiyle ilaç yokluğu yaşanmıştır. Yokluğa sebebiyet verenin ve mağduriyete yol açanın ilaç şirketleri ve özel ecza depoları olduğu bilgisi Birliğimiz tarafından Sağlık Bakanlığı ve kamuoyuyla paylaşılmıştır. Öte yandan bazı ilaç depolarının eşit ve hakkaniyetli ilaç dağıtım yapmadığı da Birliğimiz tarafından belirtilmiştir.”

‘Sorumlusu eczacılar değil’

Yaşanan sıkıntının sorumlusunun eczacılar olmadığını yineleyen Mahmut Sert “Eczacılar, Eczacılık Yemini doğrultusunda ticari kazanç güdüsüyle değil etik ilkeler doğrultusunda hareket eden sağlık çalışanlarıdır. Eczacılar, dün olduğu gibi bugün de hastaların ilaca ulaşımı ve ilaç-hasta danışmanlığı vb. sağlık hizmetlerini en iyi şekilde yerine getirmektedirler. Bu bağlamda eczacının kendisine gelen reçeteyi elinde ilaç olduğu halde karşılamaması söz konusu bile olamaz. Eczacılar, ilaca ticari bir ürün mantığıyla bakmaz, bakamaz. Ticari bir yönü olduğu düşünülse bile, eczacı elinde bulunan iki kutu ilacın bir ay sonra zamlanmasını bekleyecek değildir. Eczacının elinde ilaç olduğu halde ilacı vermemesi suçtur. Çünkü halkımızın sağlığı eczacılar açısından en önemli değerdir” dedi.

‘Acilen çözüm bulunmalı’

Acilen çözüm bulunması gerektiğini kaydeden Sert “İlaç yokluğu sorunun her sene tekrarlanmaması adına ilgili tüm tarafları ortak zeminde çözüm bulmaya davet ediyoruz. Acilen tedbir alınmalı, bulunmayan ilaçlara hastaların erişimi sağlanmalıdır. Başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere, ilaç endüstrisi ve dağıtım kanalları da görev ve sorumlulukları çerçevesinde sorunun krize dönüşmemesi için her türlü duyarlılık ve çabanın içinde olmalıdırlar. İlaç, ticari bir meta olarak değerlendirilmemeli, ihtiyaç duyulduğunda hastalar erişebilmeli, alabilmeli ve kullanabilmelidir. Biz eczacılar olarak; bulunmayan ilaçlarla ilgili bir an önce tedbir alınmasını ve bulunmayan ilaçlardaki sıkıntının giderilmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.

Sert, her sene yaşanan ilaç krizinin yaşanmaması için şu önerilerde bulundu:

“İlaç kuru ve ilaç fiyat politikaları belirlenirken yalnızca Sağlık Bakanlığı ve ilaç firmalarının anlaşmaya varması yerine tüm paydaşları kapsayan, şeffaf ve katılımcı mekanizmalar geliştirilmelidir.
Ekonomik iklimin gerçeklerine uygun fiyatlandırma yapılmalı, ilaç kuru güncel hâle getirilmelidir.
İlaçta kur ayarlamasının yılda bir kez yapılmasından vazgeçilmeli, belirli periyotlarla kur düzenlemesi yapılmalıdır.
Yerli ilaç politikalarına ağırlık verilmeli, ilaçta dışa bağımlılığın azaltılmasını sağlayacak politikalar geliştirilmelidir.
Sağlık Bakanlığı tüm paydaşların katılacağı bir "ilaç yokluğu uyarı sistemi" kurmalıdır.
İlaç yokluğu olarak tanımlanan sınır belirlenmeli, ilaç kutu sayısı bu sınırın altına düşerse ek önlemler alınmalıdır.”

Sputnik