MAKALE
Giriş Tarihi : 08-11-2021 09:45   Güncelleme : 08-11-2021 09:45

Ayten Zaman Yazdı: Savaşta Kadın Olmak…

Ayten Zaman Yazdı: Savaşta Kadın Olmak…

Hem çocuğunun yaralarını saracak, hem eşine merhem olacak, hemde dimdik ayakta duracak.

Kimi zaman bir şehit eşi veya annesi olurken, kimi zaman savaştan kaçıp hiç tanımadığı bir ülkede baraka veya çadırda zorluklarla mücadele ederken çıkar karşımıza...

Rahatsızdım, oğlumla birlikte hastaneye gittik.

Evrak işlerimizi yaptırdıktan sonra aşağıya indik.

Sıramız gelene kadar, kendimize bir kahve aldık. Oturma bölümüne geçip kendimize bir koltuk bulup oturduk.

Kahvemizi yudumlarken sıradaki insanlara göz ucuyla bakıyorduk oğlumla.

Bize biraz uzak, görüş mesafemizde bir kadının elinde tespih sürekli dua edip ağlaması oğlumun dikkatini çekti.

Hafiften kulağıma eğildi, "karşıdaki hanımın bir hastası olmalı çok üzgün. Gariplik işte kimi kimsesi yok sanırım yalnız, istersen yanına git biraz teselli ver yazık" dedi.

Oğlumun dediği yöne doğru baktım, kadını uzaktan gözlemledim bir süre.

Kim bilir ne zamandan beri bu durumdaydı, sürekli dua ettiği için olacak ki dudakları kurumuş rengi sararmıştı.

Kadının içinde bulunduğu duruma içimin yağı eridi.

Oğluma hafiften duyacağı şekilde fısıldadım "garipliğin gözü kör olsun, acımız olduğunda bile yaslanacak bir omuz bulamıyoruz" dedim ve kadının yanına gitmek için ayağa kalktım.

Yaklaştım önce selam verdim. Derdiyle o kadar meşguldü ki selamımı duymadı. Oturmak için müsaade istediğimde varlığımı fark etti.

Başını kaldırıp gözüme baktı, gözleri bir ölüye ait gibi donuk bakıyordu. Bütün ışıkları sönmüş, feri kaçmış, bir pus gibi üzerine çökmüştü acı...

Hafiften kendisinin de zor duyacağı bir ses tonuyla "oturabilirsiniz" dedi bozuk Almancasıyla.

Bakışlarımı yüzünden ayırmadan kelimler döküldü dudaklarımdan. “Kusuruma bakmayın sizi rahatsız etmek istemezdim, oğlum sizi fark etti, beni yanınıza gönderdi. Sanırım bir hastanız var,” dedim

Kadın önce yutkundu, sonra hıçkırıkları yükseldi. Eliyle ağzını kapattı.

"Gözyaşları ruhu boğulmaktan kurtarır derler, biraz ağla iyi gelir,” dedim kadının ellerinden tutarken.

Yanağındaki gözyaşlarını elinin tersiyle sildi.

Titrek bir ses, takatsiz bir eda ile.

"Kızım komada durumu iyi değil, ne olur dua edin. Evlâdım daha on sekiz yaşında hayatının baharında ölümle pençeleşiyor.

Bir tek ülkemizi değil, bizim hayatlarımızı da elimizden aldılar.

Huzur içinde yaşıyorduk, ülkemize teröristleri gönderdiler, Suriyelileri baş kaldırmış gibi gösterip iç savaş çıkardılar.

Bir anda ülkeyi kan gölüne çevirdiler, o da yetmezmiş gibi kızlarımızı kaçırıp tecavüz etiler.

“O kızlardan biriside benim evladım. Psikolojik tedavi görüyor. Bir kaç defa intihara kalkıştı başarmadan müdahale ettik bu sefer geç kaldık. Bizim bu duruma düşmemize en çok sınırımızdaki ülkeler yardımcı oldu."

Dedi ruhundaki acı parmaklarına sirayet etmiş gibi sürekli parmaklarıyla oynuyordu.

Ölü gibi solgun yüzünün çizgilerinde, derin acılar gizliydi. İçinden kırık dökük bir sesle yalvardı, Rabbim sen bizi bu zalimler güruhundan kurtar dedi.

Gözünde biriken yaş yanağına aktı.

Acılar içinde kıvranan bir anneye nasıl teselli verilir, bir an aklım dağıldı.

Böyle bir durum karşısında zor olsa da bir kaç sözcük tutup çıkardım aklımdan.

"Allah sabır edenlerle beraberdir, imtihan dünyasındayız unutmayalım. Allah hiç kimseni evladıyla sınamasın" dedim ve telefon numarasını aldım eve gittiğimde kızının durumunu öğrenmek için.

Sonra, yeni aklıma gelmiş gibi sordum.

"Neden yalnızsınız, ailenizden kimse yok mu?"

Kadının yarasına tuz basmışım gibi dudaklarını birbirine bastırdı.

"Biz Suriye'den savaştan kaçtık, Almanya'da kimsemiz yoktur garibiz" dedi.

Ve ileride bir erkeğin hızla bize doğru geldiğini fark ettim.

Kadının gözü gelen adama doğru kaydı, hemen yerinden kalkıp adama doğru koştu.

Ben de kadına doğru gitmek için yerimden kalktım.

Adam sanırım kocası olmalı, aralarında geçen kısa bir konuşmadan sonra kadın mutluluk göz yaşlarına boğuldu.

Gözümde binbir soruyla kadına baktım.

Omuzumdan tutup kendine çekti, bana sarıldı. Sıkı sıkı gözlerini kapattı, dudaklarının arasından mırıldandı.

"Elhamdülillah Elhamdülillah Rabbim dualarımıza cevap verdi. Kızım tehlikeyi atlattı." dedi kocasının gözlerine bakarken.