ANALİZ
Giriş Tarihi : 20-09-2021 08:47   Güncelleme : 20-09-2021 08:47

Emin Güneş Yazdı: Boğa Neden Kırmızı Görünce Saldırır?

Emin Güneş Yazdı: Boğa Neden Kırmızı Görünce Saldırır?

Emin Güneş İslami Analiz'de "Boğa Neden Kırmızı Görünce Saldırır?" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İşte o yazı:

Çarşaf, sakal, sarık, cübbe ve benzeri İslami şiarları görünce “kırmızı görmüş boğa” gibi saldırganlaşanlar, aklıma şu soruyu getirdi. Boğa neden kırmızı görünce saldırır? Boğanın kırmızı ile alıp veremediği ne ola ki?!

İşte araştırmamın sonucu: “Aslında kırmızı renk hiçbir boğayı kızdırmaz. Çünkü boğalar renk körüdür ve kırmızıyı diğer renklerden ayırt edemezler. Boğa güreşinde matador boğayı eline aldığı şapkasını şalını sallayarak kızdırır. Boğanın kırmızı şala saldırdığı inancı yanlıştır. İspanya'da boğaların kırmızı renge saldırdığı inancı, matadorların kırmızı başlık kullanmaları nedeni ile yaygınlaşmıştır. Hâlbuki başlıklarda bu renk boğayı kızdırmak için değil, seyircilere hoş görüntü verebilmek için seçilmişti.”

Bazıları da “ Kürdistan” kelimesini duyunca ya da bir yerde yazılı olarak görünce kırmızı görmüş boğa gibi saldırganlaşıyor, hatta saldırıp ortalığı dağıtıyor.

“Boğa” demişken akla gelen şeylerden biri de boğa güreşleridir. Aslında boğa güreşi geleneği İspanya'dan doğmuş değildir. İlk çağlardan itibaren boğa, kuvvetin simgesi olmuştur. Boğa güreşinin ilk versiyonu antik Yunan, Roma, Mısır ve hatta Kore ve Çin medeniyetlerinde görülür.

Boğaya Persliler taparlar Zuluları ise öldürüp safrasını içerlerdi. Tüm bu geleneklerin temelinde hayvanın gücü yatmaktadır. Bu geleneğin bir şekilde İspanya’ya geldiği Avrupa ülkeleri içinde feodal düzeni en son terk eden bu ülkede de kalıcı olduğu sanılmaktadır.

Konumuza dönecek olursak bu saldırganların temel özelliklerinden biri kendini boğa gibi güçlü, kuvvetli görmeleridir. İkincisi, bildiğiniz üzere boğa da “öküz” gibi bir sığır çeşididir ve halk arasında “öküz” aptallığın simgesidir. Yani bunlar kendilerini çok güçlü gören öküzlerdir. Saldırganlıkları için makul bir sebep bulmak mümkün değildir. Boğalar nasıl renk körü iseler bunlar da farklı renklere karşı kördürler. Farklılığın her çeşidine karşı tahammülsüzdürler. Kendileri gibi olmayan her varlığa saldırırlar, desem o da doğru değil zira kendi aralarında boğuşmaları meşhurdur.

Feodalitenin ruhlarına işlemiş olan bu aptallar, güce tapan toplumlarda önemli mevkiler işgal edebilirler. Fuzuli'ye Ait Olduğu İddia edilen “Diploma İnsanın Cehlini Alsa Da Hamurunda Varsa Eşeklik Baki Kalır” Sözünden anlıyoruz ki unvanlar, makamlar ve rütbeler bunların hamurunda bulunan öküzlüklerine halel getirmiyor. Bir bakıma öküzlükleri baki kalıyor.

 Bu konuya girme nedenimiz bunlarla nasıl mücadele edileceğini analiz etmektir. Bunlara va’z u nasihat etmek, yaptıklarının dine, örfe, hukuka, insanlığa aykırı olduğunu anlatmak beyhudedir. Zira öküz laftan anlamaz. Onlarla aynı arenaya çıkmak son derece tehlikelidir. Bunlardan ancak sakınarak korunmak mümkündür. Öküzle güreşte galip gelmek için daha güçlü öküz olmak gerekir. Akıllı insanlar böyle bir şeye kalkışmazlar.

 Yapılacak şey onların sahiplerini bulup onlara hayvanlarına sahip çıkmalarını aksi takdirde sonuçlarından sorumlu olacaklarının hatırlatılmasıdır. Çünkü bunlar sahipsiz değildirler. Birileri sırf bu saldırganlıklar için onları besliyor.

 Vesselam