GÜNCEL
Giriş Tarihi : 20-08-2021 16:27   Güncelleme : 22-08-2021 11:46

Kudüs Gönüllüleri: İşgal Güçlerinin Yenilgisi Afgan Halkına Hayırlı Olsun...

Kudüs Gönüllüleri olarak, bu yeni süreci İslam Ümmeti ve Direniş Cephesi açısından yakından takip ederken, işgalci ABD’nin bütün İslam topraklarından tamamen sökülüp atılması dileğiyle, bu önemli yenilginin ne anlama geldiğini birkaç maddeyle değerlendirmek istiyoruz:  

Kudüs Gönüllüleri: İşgal Güçlerinin Yenilgisi Afgan Halkına Hayırlı Olsun...

Kudüs Göüllüleri Derneği Taliban direnişi ardından Büyük Şeytan Amerika’nın Afganistan’ı terk etmesi ve Taliban'ın Afganistan'a hakim olması üzerine bir açıklama yaptı.

İşte o açıklama:

İŞGALCİ GÜÇLERİN YENİLGİSİ AFGAN HALKINA HAYIRLI OLSUN! 

Uzun yıllar süren Taliban direnişi ardından Büyük Şeytan Amerika’nın Afganistan’dan zelil bir şekilde kaçışı ve Taliban güçlerinin ülkenin başkenti Kabil’e girmesiyle birlikte, Afganistan’da yeni dönem başlamış oldu.  

Kudüs Gönüllüleri olarak, bu yeni süreci İslam Ümmeti ve Direniş Cephesi açısından yakından takip ederken, işgalci ABD’nin bütün İslam topraklarından tamamen sökülüp atılması dileğiyle, bu önemli yenilginin ne anlama geldiğini birkaç maddeyle değerlendirmek istiyoruz:  

1- Bu süreci hem sevinç hem de ihtiyatla takip etmekteyiz. Sevinçliyiz; çünkü bu durum her şeyden önce dünyanın bir numaralı teröristi firavun Amerika’nın yenilgisi ve hezimeti, Amerikan ordusunun işgal politikalarının hüsranla sonuçlanmasıdır.  

Dolayısıyla Amerika’nın bu yenilgisi ve başarısızlığı üzerinde bütün dünya iyice durmalı ve dersler çıkarmalıdır.  

Amerika’nın Afganistan’dan çıkma noktasında kendisi açısından çok yönlü bir çıkar hesaplaması yapması, kendisine ağır külfetler getiren yükleri sırtından atma hesabında olması ve bunun yanısıra Afganistan’da yeni bir iç savaş ve müslümanlar arasında fitne çukurları kazmak istemesi, onun Afgan yenilgisi gerçeğini örtmeyecektir. Zira, Amerika’nın bu hesapları uğradığı yenilgiyi telafi etme çabasından başka bir şey değildir.   

2- Amerika'nın Afgan direnişine yenilerek kaçması ve ortaya koyduğu tablo, bu Amerika’nın ne denli güvenilmez olduğunu da açıkça ortaya koymuştur. Öyle ki Amerika Afganistan’dan kaçarken kendilerini koruduğunu ve savunduğunu ileri sürdüğü bütün yöneticileri ve güçleri de orta yerde yüzüstü bırakmış, böylelikle kendinden başka kimseyi düşünmediğini gözler önüne sermiştir.  

İslam ülkelerindeki tüm yöneticilerin, hükümetlerin ve güçlerin buradan çıkaracağı çok büyük dersler vardır. İşte Amerika budur; Amerika her zaman kendi çıkarları ve güvenliğini düşünür; Amerikan dostluğu ve müttefikliği tamamen bir aldatmacadan ibarettir. Kendine güvenenleri ve umut bağlayanları yarı yolda bırakır, önden dost görünüp arkadan ihanet eder.  

Sonuçta, dünyanın tek süper gücü olarak kendini sunan Amerika Afganistan’da tam bir hezimeti yaşayıp kaçmak zorunda kalmıştır. Kuşkusuz ki bu kaçış sadece Afganistan’la sınırlı kalmayacaktır. Allah’ın izniyle direniş cephesinin kararlı ve izzetli mücadelesiyle, bu Firavun rejimi bütün İslam topraklarından çıkartılacak, Müslüman ülkelerdeki Amerikan vesayeti tamamen çökertilecektir.  

3- Amerika'nın Afganistan’daki ağır yenilgisine göz attığımızda İran İslam Cumhuriyeti’nin Taliban direnişine sunduğu askeri ve lojistik destek, Amerikan yenilgisinin en önemli dinamiklerinden biri olmuştur. Böylelikle, İslam dünyasında Amerikan işgali ve despotluğuna karşı Müslüman ülkeler ve güçler arasındaki iş birliği ve dayanışmanın zafere giden en önemli bir yol olduğunu tecrübi olarak görmüş olduk. Aynı zaferi Filistin’deki son “Kudüs’ün Kılıcı” savaşında da yaşamıştık. Siyonist düşmanın 12 gün boyunca sığınaklara kapanması, her tarafının füzelerle vurulmaması ve alev alev yanmaya başlaması, bu siyonist düşman karşısında İslam ümmetinin askeri iş birliğinin bir bereketiydi.  

4- Direniş cephesinin bölgesel anlamda müslüman halklar için barış ve güvenlik dayanağı olmasının yanısıra, Afganistan’da da iç barış için, bütün mezhebi ve etnik taraflar için bir garantör olması hayati bir önem taşımaktadır.  

 

Nitekim, Taliban’ın Afganistan’ın kontrolünü ele almasıyla birtakım korku ve endişelerin yaşanmaması, aksine Afganistan’da bütün tarafları kapsayacak şekilde iç barış ve güvenliğe dayalı yeni bir dönemin başlaması, İran ile Taliban arasındaki bağların bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.  

5- Afganistan'da hem etnik hem de mezhebi bir çatışma ve kriz peşinde olan, bunun için yatırım yapan bütün küresel güçlerin aradığı zemini bulamamaları, İslam ümmetinin esenliği açısından yeni bir eşik olacaktır İnşaallah. Şüphesiz ki bunda en büyük pay ve sorumluluk da Taliban yönetiminin tüm dünyaya ilan ettiği yeni duruşunda ve taahhütlerinde sadık olmasıdır.   

Şüphesiz ki dünyadaki bütün şer odakları Afganistan’da iç barış ve güvenliğin ve ümmet içinde bölgesel istikrarın bozulması için küresel ABD casusluk şebekesi, onların küresel ve bölgesel ortakları ellerinden gelen her türlü oyunu oynamaktan, fitne ateşleri yakmaktan yine de geri durmayacaklardır. 

Bu cihetle; bütün İslam coğrafyası gibi biz Türkiyeli müslümanların da bu süreci bilinç, basiret ve ihtiyatla takip etmemiz, düşmanlarımızın işine gelecek, ümmetimizin birliği ve esenliğine karşı kullanmasına fırsat verecek her tür söylem ve tavırdan uzak durmamız ümmet olarak temel sorumluluğumuzdur.   

Şüphesiz ki tüm bunların başında Taliban yönetiminin bu oyunlara gelmemesi, ümmet birliği ve kardeşliğinin korunması, İran ile Taliban arasındaki ilişkilerin güvene dayalı olarak devam etmesi gelmektedir.   

İnşaallah bu süreçte Taliban’ın yanısıra Afganistan’ın tüm siyasi grupları da bu eksenle uyumlu hareket eder ve ümmetimizin selameti sağlanmış olur. Böylelikle ümmet coğrafyası kendi içinde çoğulcu, katılımcı bir adil nizama kavuşmuş olur.  

Sonuç olarak; bu yeni eşikte tüm Afganlı kardeşlerimize Allah Tebareke ve Teala’dan başarı ve esenlikler dilerken, Afganistan’daki yeni dönemin İslam Ümmeti’ne hayırlar getirmesini ve düşmanların hesap ve hilelerini boşa çıkarmasını, bütün tarafları her tür fitne ve gafletten uzak kılmasını niyaz ediyoruz. 

KUDÜS GÖNÜLLÜLERİ