ANALİZ
Giriş Tarihi : 28-07-2021 14:48   Güncelleme : 01-08-2021 12:51

Temmuz Savaşı'nın Yıl Dönümünde; Hizbullah'ın Gelişme Süreci..

Lübnan’da Hizbullah ve korsan rejim İsrail arasında yaşanan 33 günlük savaşın üzerinden 15 yıl geçiyor. Bugün sizlerle bu süre zarfında direniş ekseninin yaşadığı gelişim ve değişimleri ele almak istiyoruz. Birlikte dinleyelim.

Temmuz Savaşı'nın Yıl Dönümünde; Hizbullah'ın Gelişme Süreci..

12 Temmuz 2006'da Siyonist rejim israil Lübnan'da Hizbullah'a karşı 33 gün süren savaşı başlattı, savaş 14 Ağustos 2006'da sona erdi. ABD'nin yardımıyla savaşı başlatan Siyonist rejimin temel hedeflerinden biri Hizbullah'ı ortadan kaldırmak ve ondan sonsuza kadar kurtulmaktı. Lübnan Hizbullah hareketi Genel Sekreteri Seyid Hassan Nasrallah konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “33 günlük savaş, Amerika’nın 2001’de Afganistan’a ve 2003’te Irak’a saldırı ve işgalinin devamı ve tamamlayıcısıydı ve sırf Lübnan coğrafyası ile sınırlı kalmayacağı kararlaştırılmıştı” dedi.

İslam inkılabı muhafızlar ordusu Kudüs gücü şehit komutanı General Kasım Süleymani de bu konuda Amerika’nın dönem dışişleri bakanı Condoleezza Rice’ın açıklamalarına değindi. Rice 30 Temmuz 2006 tarihinde aralarında en az 37’si çocuk  olmak üzere 54 sivilin öldüğü ve bir çoklarının yaralandığı, enkazın altında kalan binlerce masum kadın ve çocuğun feryatları ve inlemelerinin duyulduğu Kana bombardımanıyla ilgili “bu Yeni Ortadoğu'nun doğum sancılarıdır” demişti.

Şehit Süleymani şöyle dedi:

Bu rejim 2000 yılında bir kez yenilgiyi tecrübe ettiği ve Lübnan’dan geri çekildiği ve aslında kaçtığı ve Hizbullah onu yendiği için tekrar Lübnan’a geri dönmek istiyordu, fakat işgalle değil; Lübnan güneyinin demografik yapısını değiştirmek ve yok etmekle, yani Lübnan’ın güneyinde Hizbullah ile mezhepsel bağları olan güçler veya halkı göç ettirmekle Lübnan’dan çıkmalarını istiyordu.

Fakat 33 günlük savaşın stratejik getirilerinden biri, bu savaştan sonra korsan rejimin bir kez daha Lübnan Hizbullah’ına karşı yeni bir savaş başlatma cesaretini bulamamasıydı. Aslında Siyonist rejim askeri açıdan çok güçlü bir rakiple veya uzlaşmaz siyasi bir oyuncu veya ideoloji ve görüş sahibi bir aktör ile karşı karşıya olduğu kanaatine varmıştır.

2006 yılı 33 günlük savaşın üzerinden 15 yıl geçerken birçok Siyonist haber çevresi ve uzmanı, İsrail'in Hizbullah'a savaş açamayacak kadar Hizbullah'ın güçlendiğini savunuyorlar. Korsan rejim İsrail'in önde gelen askeri uzmanlarından Amir Ber'am, Temmuz 2006'da işgal rejimin Lübnan'a karşı  saldırganlığının 15. yıldönümüne işaretle şunları söyledi:

"İsrail ordusu kuzey bölge komutanlığı Hizbullah'ın 400 km menzilli İHA'sı olduğunu ve muhtemel gelecek savaşta günlük İsrail'e doğru 3 bin füze fırlatılacaktır zira Hizbullah'ın 150 bin füzesi vardır."

İsrail rejiminin çeşitli askeri raporlarına göre, Hizbullah'ın füze cephaneliği Temmuz 2006 savaşından bu yana büyük ölçüde güçlendirilmiştir ve 150 bin çeşitli füzeleri vardır. Lübnan Hizbullah'ı Genel Sekreteri Seyit Hasan Nasrullah da, 2020 sonunda El-Meyadin'e verdiği röportajda, direnişin isabetli füzelerinin sayısının geçen yıla göre iki katına çıktığını vurgulayarak, direnişin işgal edilen Filistin'in her noktasını hedef alabilecek güçte olduğunu belirtti.

Bunlara ilaveten Hizbullah 2006 savaşı ardından Lübnan güç yapısında gelişen bir konumu tecrübe etti ve hatta 2008 yılı meclis seçimlerinde de direniş koalisyonu 128 sandalyeden 68'ini kazanmayı ve böylece meclis sandalyelerinin mutlak çoğunluğunu ilk kez elde etmeyi başardı.

Lübnan ordusu Genel Kurmay başkanı eski yardımcısı Abdurrahman Şehtili bu konuda şöyle diyor:

"33 gün süren savaş, direnişin Lübnan halkı arasındaki popülaritesini artırdı ve İsrail toplumu ile uluslararası toplumu şoke etti, zira direniş ve Lübnan toplumu arasında bir çatlak oluşturmaya güveniyorlardı fakat onların düşündüklerinin tam tersi oldu, Lübnanlı tüm kesimleri direnişi övdü ve güneyi kucakladılar."

Lübnanlılar 2006'daki 33 günlük savaşı "Temmuz Savaşı" olarak adlandırıyor ve Siyonistler buna "İkinci Lübnan Savaşı" diyor. Ancak bu savaşın adı her ne olursa olsun, önemli olan ise, 2006 yılındaki 33 gün savaşın direniş ekseninde ve Batı Asya bölgesinde önemli değişiklikler oluşturmasıdır. Arap dünyasının seçkin yorumcusu ve siyaset uzmanı Abdulbari Atvan'a göre 33 günlük 2006 savaşı veya "Temmuz" savaşı, tarihte bir dönüm noktası olarak kalacaktır.

33 günlük savaşın bir dönüm noktası olarak akıllarda kalmasının sebeplerinden biri direniş ekseninin, gerilim dolu Batı Asya bölgesinde,  etkin bir oyuncuya dönüşmesidir.

Lübnan ordusu genel kurmay başkanı eski yardımcısı Abdurrahman Şehtili bu konuda yaptığı açıklamada, 33 gün süren savaşın en önemli sonucunun, güç dengesinin direnişten yana ve caydırıcılığın onların lehine değişmesiydi. 2006 savaşından sonra Siyonist rejim artık hem moral ve  hem de imkanlar açısından savaşa giremez hale geldi. Siyonistlerin 33 günlük savaştan önce ve sonraki söylemleri değişti ve onlar artık savaş veya hatta tehdit etme gücüne sahip değillerdi zira çok ağır bedel ödemeleri gerektiğini biliyorlardı.

Son 15 yıldır Lübnan Hizbullahı ile savaş korkusu yaşayan işgalci rejim İsrail, bu kez Filistinlilere karşı savaşa yöneldi. İsrail 2008, 2012, 2014, 2018, 2019 ve 2021'de Filistin direniş gruplarına karşı savaşa girdi. Fakat bu savaşların sonuçlarından biri de korsan rejim İsrail'in kendini savunmada çok kırılgan ve zayıf olmasının anlaşılmasıydı. 12 günlük savaşın başlamasından önce, büyük bir maliyetle kurulan Demir Kubbe'nin direniş füzelerinin en az yüzde 90'ını engellemesi bekleniyordu. Ancak 2021'deki 12 günlük savaş sırasında Siyonistlerin bizzat itiraf ettiklerine göre, Demir Kubbe, direnişin her 7 füzesinden ancak birini engelleyebildi.

Financial Times, Demir Kubbe'nin direniş füzelerine karşı gösterdiği kötü performansa şaşırdığını ifade ederek, en azından Hamas füzelerini durdurmak için demir kubbeden ateşlenen füzelerin maliyetini azaltmak için, belirli ve akıllı bir yönde ateşlenmesi gerektiğini vurguladı. Bu gazete, Hamas ve İslami Cihad liderliğindeki direniş gruplarının işgalci rejim İsrail'e büyük ölçekli füze saldırıları düzenleme kabiliyetinin 2014'ten bu yana önemli ölçüde arttığını direniş grupların, İsrail rejimi işgal ordusunun füze savunma ağına sızmak amacıyla sürekli füzeler atarak taktiklerini başarıyla gerçekleştirdiklerini yazdı.

Bu arada Hamas ve İslami Cihat hareketi de kısa sürede yeterli miktarda ve belirti bir mekana füze saldırısı gerçekleştirirse, Demir Kubbe'yi iyi bir şekilde pas geçebilecek ve işgal altındaki Filistin topraklarında nüfusun yoğun olduğu bölgelere ağır hasar verebilir.

Tüm bu raporlar ve analizler, sadece Lübnan Hizbullah Hareketi değil direniş gruplarını da yükselişte olduğunu ve korsan rejim İsrail'in 15 yıl öncesine göre konumunun şiddetle sarsıldığını gösteriyor.

ParsToday/ 7 Sabah