FİLİSTİN
Giriş Tarihi : 10-07-2021 08:52   Güncelleme : 10-07-2021 08:52

Filistinlilerin Şeyh Cerrah Mahallesi’nde destansı direnişi sürüyor...

1948 yılında gerçekleşen Nakba yani “Büyük Felaket” ile evlerinden sürgün edilerek Şeyh Cerrah Mahallesi’ne yerleşmek zorunda kalan Filistinliler, burada da İsrail zulmünden kurtulamadı.

Filistinlilerin Şeyh Cerrah Mahallesi’nde destansı direnişi sürüyor...

İsrail rejimi, “Kudüs’ün Yahudileştirilmesi” projesi kapsamında Müslümanları Şeyh Cerrah Mahallesi’nden çıkarmaya çalışırken Filistinliler tarafından ortaya büyük bir kararlılık örneği konuyor. Filistin dışındaki Müslümanların da Şeyh Cerrah Mahallesi’nde yaşanan İsrail zulmüne karşı harekete geçmesi gerekirken İsrail’e karşı kazanılacak yeni bir zafer büyük bir önem arz ediyor. “Kudüs’ün Kılıcı” isimli operasyon neticesinde ağır bir mağlubiyet yaşayan İsrail rejiminin Şeyh Cerrah direnişinde de yenilmesi durumunda, Filistin’in özgürlüğünün daha da yakın olacağı düşünülüyor.

Yeryüzünün en büyük terör örgütü olan işgalci İsrail rejiminin Filistinlilere yönelik zulmü yıllardır sürüyor. Filistinlileri ait oldukları topraklardan söküp atmak için ellerinden gelen her şeyi yapan işgalciler, saldırılarını son süreçte Şeyh Cerrah Mahallesi üzerinde yoğunlaştırmış durumda. “Kudüs’ün Yahudileştirilmesi” planı doğrultusunda Müslümanları Şeyh Cerrah Mahallesi’nden çıkarmak isteyen İsrail rejimi, askeri ve (gayri) hukuki, terör gibi yollarla amacına ulaşmaya çalışıyor. Filistinli Müslümanlar, Şeyh Cerrah Mahallesi’ni kaybetmeme uğruna büyük bir kararlılık gösterirken Filistin dışında yaşayan Müslümanlara da bu mücadeleye destek olma görevi düşüyor.

Acı hikâye 1948’de başladı

Filistin topraklarının Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin egemenliğinden çıkmasıyla birlikte bölgede İngiliz mandası hüküm sürmüştü. İngiliz mandası döneminde terör faaliyetleri dahil olmak üzere birçok yıkımda bulunan işgalciler, daha o günlerden ilan edecekleri terör devletinin temellerini atmaya başlamıştı. Söz konusu süreçte Filistin topraklarına dünyanın birçok bölgesinden Yahudi akınları gerçekleşirken İngiliz mandasının sona erişiyle birlikte sözde İsrail devleti de kurulmuştu. İşgalci İsrail rejiminin sözde devlet olarak ilan edilmesinin ardından Filistinliler için büyük felaket yani Nakba süreci başlamıştı. Çok sayıda Filistinli, işgalci Yahudilerin katliamları karşısında evlerini terk etmek zorunda kalmıştı. Bugün Şeyh Cerrah Mahallesi’nde yaşananların temeli Nakba sürecine dayanıyor.

Yirmi sekiz aile, Şeyh Cerrah Mahallesi’ne yerleştirildi

İsrail rejiminin 1948 yılında Filistin toprakları üzerinde bağımsızlığını ilan etmesinin ardından yaşanan olaylar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan yirmi sekiz aile, Kudüs’te bulunan Şeyh Cerrah Mahallesi’ne yerleştirildi. Söz konusu işlem, o dönem Batı Şeria’yı gözetim altında tutan Ürdün ile Birleşmiş Milletler Filistin Mültecilere Yardım Ajansı’nın (UNRWA) anlaşması sonucunda gerçekleştirildi. İsrail işgali nedeniyle onlarca insan evini terk edip Şeyh Cerrah Mahallesi’ne yerleşmek zorunda kalırken Siyonistlerin zulmü Filistinlilerin peşini burada da bırakmayacaktı.

İşgalciler, Osmanlı belgelerini kabul etmedi

İşgalci Yahudiler, 1970’li yılların başında, Şeyh Cerrah Mahallesi’nde hak iddia etmeye başladı. Filistinlilerin Şeyh Cerrah Mahallesi’nde ikamet ettiği evlerin kendilerine ait olan arazilerin üzerine inşa edildiğini iddia eden Yahudiler, söz konusu arazilerin 1876 yılından beri Yahudilere ait olduğunu öne sürdü. Yahudiler her ne kadar söz konusu saçma iddiaları öne sürse de Filistinliler buna sert bir şekilde karşı çıktı. Bahsi geçen arazinin Filistinlilere ait olduğunu gösteren Osmanlı belgeleri ortaya konulsa da işgalci İsrail rejimi yargısı bu belgeleri kabul etmedi.

İsrail yargısı Filistinlilerin aleyhine kararlar çıkardı

İsrail rejiminin Şeyh Cerrah Mahallesi’nde gerçekleştirdiği mezalim karşısında bölgeden ilk tahliye 2008 yılında gerçekleşti. Bu tarihte El-Kered ailesi Şeyh Cerrah Mahallesi’nden gönderilirken peşi sıra benzer durumlar da yaşandı. Söz konusu tahliyelerin ardından Şeyh Cerrah Mahallesi’nde yaşayan diğer Filistinliler yargı yoluna gidip evlerini korumaya çalışsa da istedikleri sonucu alamadı. Hatta 2019 yılına gelindiğinde İsrail yargısı tarafından aleyhlerine bir karar dahi verildi. Bu bağlamda Kudüs Sulh Mahkemesi, Yahudi işgalcilerin talebi doğrultusunda on iki Filistinli ailenin evlerini boşaltmalarını istedi. Filistinliler verilen kararın ardından her ne kadar itirazda bulunsa da gayri adil mahkemenin kararı işgalcilerin lehine oldu.

İsrail, yargı mekanizmasını işgal için kullanıyor

Askeri noktada Filistinlilere çeşitli zulümler uygulayan İsrail rejimi, yargıyı da işgal politikalarına alet ediyor. İşgalciler, yargı mekanizmasını Filistinli mazlumların aleyhine kullanırken bu durumun bir örneği de Şeyh Cerrah Mahallesi bağlamında yaşanılanlarla görülüyor. Buna göre İsrail rejiminin 1970 yılında çıkardığı ‘Hukuk ve İdari İşler Yasası’na göre Yahudi işgalcilerin, ailelerinin 1948 yılından önce bir arazide yaşadıklarını ispat etmeleri durumunda Kudüs’ün doğusunda bulunan ve Filistinlilere ait olan mülklere İsrail tarafından el koyulabiliyor. Her ne kadar söz konusu durumun gerçekleşmesi için işgalcilerin, ailelerinin 1948 yılından önce bir arazide yaşadıklarını ispat etmesi gerekse de şaşırılmayacak bir şekilde bu şart umursanmıyor.

Amaçları Kudüs’ü Yahudileştirmek

İşgalci İsrail rejiminin Şeyh Cerrah Mahallesi’nde gerçekleştirdiği mezalimin temelinde ‘Kudüs’ün Yahudileştirilmesi’ projesi bulunuyor. Yahudiler, nihai hedefleri doğrultusunda Müslümanları Kudüs’ten çıkarmak isterken Şeyh Cerrah Mahallesi’nin stratejik konumu da önem arz ediyor. İsrail rejiminin Şeyh Cerrah Mahallesi’nde amacına ulaşması halinde kendi güvenlikleri noktasında önemli bir kazanım elde edeceği görülüyor. Zira Şeyh Cerrah Mahallesi, Kudüs’ün doğusuyla batısı arasındaki bir noktada yer alması ve Mescid-i Aksa’nın Şam Kapısı’na yakın olması nedeniyle önemini daha da artırıyor.

Sivil işgalciler de zulme eşlik ediyor

İsrail rejiminin askeri güçlerinin Şeyh Cerrah Mahallesi’nde Filistinlilere yönelik uyguladığı zulme sivil işgalciler de eşlik ediyor. Edinilen bilgilere göre Şeyh Cerrah Mahallesi’ne baskınlarda bulunan üniformasız işgalciler, burada ikamet eden Filistinlilere hayatı yaşanılmaz kılmaya çalışıyor. Filistinlilere fiziki saldırılarda da bulunan işgalciler, Şeyh Cerrah Mahallesi’nin Yahudileştirilmesi için ellerinden geleni yapıyor.

İsrail, bir kez daha yenilgiye uğratılmalı

Şeyh Cerrah Mahallesi’ndeki zulme karşı Filistinliler destansı bir mücadele sergilerken bu mücadeleye Filistin dışında yaşayan Müslümanların da eşlik etmesi gerekiyor. Gerek devlet yöneticileri gerekse halklar bazında İsrail rejiminin zulmüne karşı konulması büyük önem arz ederken Şeyh Cerrah Mahallesi’nde ikamet eden Filistinliler de ümmetten bunu bekliyor. Son süreçte Filistin direnişi tarafından gerçekleştirilen ‘Kudüs’ün Kılıcı’ isimli operasyon neticesinde ağır bir mağlubiyet yaşayan İsrail rejiminin Şeyh Cerrah Mahallesi’nde amacına ulaşamaması halinde psikolojik olarak iyice çökeceği düşünülüyor.

Milli Gazete