ANALİZ
Giriş Tarihi : 21-06-2021 09:44   Güncelleme : 21-06-2021 09:44

Ahmet Örs Yazdı: Önce Örneklik...

Ahmet Örs Yazdı: Önce Örneklik...

Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı tutunun ve birbirinizden kopmayın. Ve Allah’ın size verdiği nimetleri hatırlayın: Siz birbirinize düşman iken kalplerinizi nasıl uzlaştırdı da O’nun lütfu ile kardeş oldunuz; ve ateşli bir uçurumun kenarında [iken] sizi ondan [nasıl] korudu. Bu şekilde Allah mesajlarını size açıklar ki hidayet bulasınız. [Âl-i İmran, 103]

Müslüman iseniz hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı tutunun, birbirinizden kopmayın, kardeşlik ve dayanışma içinde olun. Müslüman değilseniz bunu bir davet olarak kabul edin. Daveti kabul edip etmemekte elbette herkes özgürdür. Başka topluluklar, kişiler, düşünce ve ideolojiler olarak var olursunuz. O zaman birlikte yaşamak için aranızda bir hukuk geliştirin; kimseye dünyayı zindan etmeden, nefislerinizden önce başkalarını önceleyen bir diğerkâmlıkla yaşayın. Dünya bir ‘dâru’s-selâm’a dönsün. Esenlik ve barış yurdu olsun. Adalet temel düstur, dayanışma öncelikli pratik olsun.

Ateşli bir uçurumun, çukurun hemen kenarında durmaktasınız. Çukuru kazan, kazılı çukurda ateş yakan, çukurda yanan ateşe yakıt taşıyıp onu harlayan egemenlere, müfsit düzenlere karşı tevhidin çağrısı hakiki ve toptan bir kurtuluş çağrısıdır.

Sadece ulus-devlet kutsalının sınırları dâhilinde değildir bu ateş çukurları! Bütün bir yeryüzünü sarıp sarmalamıştır. Orada burada, pıtrak gibi bitivermiştir sayısızca! İnsanlığın nefesini kesmiştir adeta! Şeytan, kırbacıyla devriye atmaktadır; şeytanın mümessili tağutlar göz açtırmamaktadır insanlığa! Bunca çaresizliğin ortasında kulak verilecek ses Kitabımızdan yankılanıp durmaktadır bütün insanlığa: Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı tutunun ve birbirinizden kopmayın!

Mutlak manadaki bir kardeşliğin yolu Allah’ın ipine sarılmaktan geçer. Birtakım menfaatlerden ya da tarihsel ortaklıklardan veya stratejik aşamaların dayatmalarından değil! Çok boyutlu ifsad umutsuzluk, karamsarlık, cinnet ve ölüm olarak yağmaktadır üzerimize! Faşizm, biriktirdiği kötülükleri silah olarak doğrultup bize, gencecik fidanlarla harlamaktadır fitne ateşini! Şoven pedagoji zehirlemektedir halklarımızı! İlahi uyarılara çoktan kulaklar tıkanmış ya da o ilahî merkez yağmalanmıştır aynı şovenizm tarafından! Hakla batıl karışmıştır, göz gözü görmeyen bir bulanıklık Marmara’nın yüzey ve zeminini saran müsilaj gibi ufku kaplamıştır.

Cahiliye toplumunun yapıp ettiklerinden başka, hangi netice zuhûr edebilirdi ki!

Karanlıkta yol almaktan bıkıp usanmadınız mı? İnsanlığı soysuzlaştırarak özünü sıyırıp atan ırkçılıktan, nefretten, şeytanın adımlarını izlemekten; evet, bütün bunlardan utanç ve usanç içre kalmadınız mı? Tel tel dökülen bütün yanlarıyla, videolardan akan ifşaatlarla, katliam ve cinayetlerle, tümüyle boş gösteren hukuku, kesilen ağacı, yok edilen ormanı, delik deşik edilen dağ ve ovalarıyla, haysiyetine hücum edilen insanıyla, evet, tel tel dökülen bir memleket midir tahayyülünüz, insan ve tabiat tasavvurunuz?

Cahiliye ilkelerini terk ederek ifsadı aşmaya niyetli ilk adımlar atılır. Tevhidin çağrısına teslimiyetle tağutlar reddedilir, şeytanın adımları takip edilmez artık; insan, başka diğer varlıklarla ve yine başka insanlarla tamamlanabildiğini keşfeder. Nefretin, yüreğini kötürümleştirdiğini görür. Kendini esir eden şeytani düzenleri fark eder, onlardan özgürleşir, ruhunu sağaltır.

Hakikatin davetçilerine düşen nedir; bunca çürümenin, nefessizliğin ortasında? Hakikate kulak veren az ya da çok olabilir ancak hakikat davetçisinin temel yükümlülüğü önce örneklik oluşturabilmektir. Zulmün, çirkefin, kötünün karşısına bütün varlık ve kimliğiyle ayrımsız dikilebilmesidir. Egemenin nefessiz bırakmak istediği, üzerine çullandığı her kim varsa, insan ya da ağaç/ dostun ya da düşmanın, fark etmez, onun yanında durabilmektir: o anda! Bu tavırdan mahrum bir davetçiden uzak durmalıdır, biliriz ki öyle bir davetçilik de boş gösterendir, başka bir şey değil!

O hâlde Âl-i İmran 103. ayetin rehberliği üzerine çokça düşünmelidir. ‘Ashab-ı Uhdud’ kıssası üzerine kafa yormalıdır! Sonra örneklik, mücadele bayrağını yükseltmelidir.

Unutma, kötülük köksüzdür; tez devrilir!

Yenipencere