SİYASET
Giriş Tarihi : 30-04-2021 09:44   Güncelleme : 30-04-2021 09:44

Karamollaoğlu: Bugünkü iktidarın gözü, hiçbir hatasını görmüyor.

Karamollaoğlu: Bugünkü iktidarın gözü, hiçbir hatasını görmüyor.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, parti genel merkezinde yaptığı haftalık basın toplantısında konuştu.

ABD Başkanı Joe Biden’ın 1915 olaylarını “soykırım” olarak nitelemesine tepki gösteren Karamollaoğlu, şunları söyledi: “Hep bu 24 Nisan sanki bir milatmış gibi Amerika Cumhurbaşkanı ‘ne diyecek’, bunu bekler durur hale geldik. Baklayı ağzından çıkardı Biden, ‘Ermeni soykırımı’ tabirini kullandı. Bu da ülkemizde bir infial meydana getirdi. Ancak şundan eminim ki Biden da Amerikalılar da uzman insanlar da bir ‘Ermeni soykırımı’ meselesinin olmadığını biliyorlar. Orada yapılan bir tehcir hadisedir. Ama bunu dünyaya ‘Ermeni soykırımı’ diye takdim etmekte kimsenin hakkı yoktur. Gerçek değildir. Bu iddia da bulunan ülkelere karşı da ciddi bir politika geliştirmemiz gerekir. ABD bugüne kadar bu tavrını hep Türkiye’yi etki altında bırakabilmek için sürdüre gelmiştir. ABD de şunu iyi bilelim ki, Türkiye’nin maalesef bu çerçevede dostu olarak davranmamıştır. Dost değildir.

Dış politikada çok önemli hadiseler meydana geliyor. ABD Biden’ın göreve gelmesinin hemen ardından dış politikasını tamamıyla farklı bir noktaya odaklanmış bulunuyor. Bu da Büyük Orta Doğu Projesi’dir (BOP). Bir zamanlar Sayın Cumhurbaşkanı’nın eş başkanı olduğunu kabullendiği bir proje. Bu BOP’un esas adı Büyük İsrail Projesi’dir. İsrail’in kendisine vaat edildiği toprakların tamamına hâkim olmak için, her zaman önde tuttuğu bir iddiadır. Suriye’nin tamamını kendi topraklarına katma istemektedir. Bizim topraklarımız bölünme noktasındadır. Ortadoğu yeniden şekillenecektir. Türkiye 20 senedir bölgemizde bulunan diğer ülkelerle münasebetlerini dostluk içinde geliştireceğine, Amerika’nın işgaline destek vermiştir. En büyük hatayı yapmıştır, Irak işgaline destek vererek. Dış politika da çok zor bir dönemden geçiyoruz.

Olağanüstü tedbirlere ihtiyacımız var ancak siz insanlara ‘Sokağa çıkmayacaksınız, iş yerinizi açmayacaksınız, evinizde oturacaksınız, çalışmayacaksınız’ dediğiniz zaman onların problemlerini çözecek tedbirleri almakla da mükellefsiniz. İktidar sadece zecri tedbirleri alır, gerisi beni ilgilendirmez diyemez. Sizin o ‘Kepenk açmasın’ dediğiniz esnafın borcu var. Geçimini karşılaması icap ediyor. Çalıştırdığı insanlara bir şey ödemesi icap ediyor. Bunlar ne olacak? İktidar bunların hiçbir tanesini kâle almadan kapanma kararı alırsa bu Türkiye’yi yönetemediği, sıkıntıların farkına varamadığı, problemleri çözemediği manasına gelir. Çözemiyor. Artık öyle bir noktaya geldi ki bugünkü iktidarın gözü hiçbir hatasını görmüyor. Vatandaşın sıkıntısını hissetmiyor. O zaman böyle bir iktidarın gitmesi icap eder. Bunun da yolu, hakikaten seçimdir.

Emekliye yapılan 100 liralık zam ile emeklinin problemi çözülmez. ‘Ne olacak bir kap az yesinler’ diyor adam. Mutlaka Türkiye’de bir eksiklik olmasın kimse gözden kaçmasın diye şahıs başına bir miktar para vatandaşa verilmeli. Biz 1000 lira dedik, gücümüz yetmiyor 900 lira ver.

Bizler, BOP tehlikesinin farkına varmalı ve tedbir almalıyız. İlk adım, bölgemizdeki ülkelerle bir araya gelmektir. Kepenk açmasın dediğiniz esnafın borçları var. Geçimini karşılaması, işçisine ödeme yapması lazım, bunlar ne olacak? Bunları düşünmeden kapanma kararı alırsanız ülkeyi yönetemiyorsunuz demektir.

Bugün en büyük sorunumuz virüsle milletimizin arasına konulan mesafe değil; iktidarın milletle arasına koyduğu mesafedir. Emekliye yapılan 100 lira zamla emeklinin derdi çözülmez. Sanki emeklilerle dalga geçiyorlar. Mutlaka Türkiye’de her vatandaşa destek verilmelidir. 1000 lira ver, yoksa 900 lira ver! Bu ihya etmez belki ama buna ihtiyaç var.

Yanlışa ses çıkarmazsak görevimizi yerine getirmiyoruz demektir. Hataları yapan şahıslar değil, ülkemiz zarar görüyor; endişemiz bu. Kepenk açmasın dediğiniz esnafın borçları var. Geçimini karşılaması, işçisine ödeme yapması lazım, bunlar ne olacak? Bunları düşünmeden kapanma kararı alırsanız ülkeyi yönetemiyorsunuz demektir.

Toplumun her kesimi ile oturup konuşalım; sıkıntılar ve çözümler nedir? Herkesle geçim ittifakı yaparak milletimizin derdine derman olacağız. Devlet, günlük kararlarla yönetilemez. Bir bankayı yönetecek insan bulamayanlar ülkeyi yönetemezler. Çocuklarımız, çocukluğunu yaşayamıyorlar. Kimisi aç, kimisi kıyafet sorunu yaşıyor, kimisinin oyuncağı yok… Çocuklarımızın yüzde 33’ü yoksullukla mücadele ediyor.

Gençlerimizin yüzde 76’sı yurt dışında yaşamak istiyor, yüzde 77’si ülkemizde yaşamaktan mesut olmadığını ve torpilin liyakatten önemli olduğunu söylüyor. Siz çocuklarımızı bu noktaya itelediyseniz sadece onların değil, sizin geleceğiniz de karanlıktır. Bunun vebalini nerede olursa olsun ödersiniz.

Ülkenin büyüdüğünü ifade eden bazı rakamlarla millete moral vermeye çalışıyorlar. İnsanlar düne bakarak durumlarının iyi olmadığını biliyor. Türkiye’de üretime önem veren ekonomi politikası benimsenmediği sürece ne işsizlik problemi ne geçim sıkıntısı çözebilir. Ne de dış borcumuz ödenebilir.

Bizim bir kalkınma, sanayileşme, üretimi artırma hamlesine ihtiyacımız var. Pandemi nedeniyle çalışamayan insanlara hibe verilmesine, kapatılan esnafın borçlarının faizsiz şekilde ertelenmesine ihtiyaç var. Bir bakanın kendi bakanlığıyla alışveriş yapmasını havsalam almıyor. Rakamlara bakınca daha da çok şaşırıyor, bu kadar da olmaz diyoruz. Yeni gelen aileden sorumlu Bakan bekar; ailenin ne olduğunu bilmeden bir insan nasıl Aile Bakanlığı yapacak?

Çin’in, Uygurlara yaptığı zulme iktidarın hesap sorması gerekir. Çin bundan dolayı ekonomik ambargoya kalkarsa ona da gerekli cevabı vermeliyiz. Bu iktidar yanlıştan dönmeyi bilmiyor, yanlışı hep başkalarının sırtına yüklemeye kalkıyor. İnşallah ülkemiz çok güzel şartlara kısa zamanda kavuşur diyor, bütün kardeşlerimize hayırlı Ramazanlar temennisinde bulunuyorum.”

Ocakmedya