SİYASET
Giriş Tarihi : 22-04-2021 08:02   Güncelleme : 22-04-2021 08:02

Temel Karamollaoğlu: 128 milyarı bıraktık adalet ve ahlak nerede?

Temel Karamollaoğlu: 128 milyarı bıraktık adalet ve ahlak nerede?

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, parti genel merkezinde haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

“128 milyarı bıraktık bir tarafa Türkiye’de sormak istiyoruz, adalet ve ahlak nerede nereye gitti? Liyakat ve istişare nerede? Şeffaflık ve denetim nerede? Plan ve program nerede? Var mı ki? Hepsini özetleyecek son soru ise vicdan nerede?” diye soran Karamollaoğlu, şunları söyledi: 

“Öncelikle, bazı çevreler pandemide gelinen noktanın sorumlusu olarak 84 milyon vatandaşımızı gösterilmeye kalkıyorlar. Bunu kabul etmiyoruz. Vatandaşımız gerek maske gerekse hijyen konusunda dünyaya kıyasla ileri noktada bir tavır sergiledi. Önce iktidar, aşı, şeffaf bilgilendirme ve düzgün süreç yönetimi gibi konularda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmelidir. 

128 milyar dolar ne oldu yerine son yapılan açıklamalar gösterdi ki aslında ne olduğu az çok belli. 128 milyar Merkez Bankası’ndan Hazine’ye, hazineden devlet bankalarına, devlet bankalarından birilerine gitmiş. İşte istenen şu, o birileri kim? Var diyorlar açıklayın kimlere gitmiş? Kimler kullanmış bunu? Çünkü arada büyük bir rant var. Para ne oldu değil kime gitti. Bu para nereye gitti derken biz değerlerimizden birçok şeyi kaybediyoruz bunun farkında bile değiliz. 128 milyarı bıraktık bir tarafa, Türkiye’de sormak istiyoruz, adalet ve ahlak nerede nereye gitti? Liyakat ve istişare nerede? Şeffaflık ve denetim nerede? Plan ve program nerede? Var mı ki? Hepsini özetleyecek son soru ise vicdan nerede? Sorunun çözümü çok basit. Sürekli birbiri ile çelişen farklı kişiler üzerinden açıklamalarda bulunma yerine, çıkıp tek bir ağızdan olup bitenleri tüm gerçekleri ile anlatılması gerektir.

Bir Sayın Bakanın kendi bakanlığı ile ilgili bir mali meseleden dolayı görevinden alınması veya kendisinin istifa etmesi, başka bir bakanlığın ikiye bölünmesi. Böylece, kabineye üç tane yeni ismin girmesi. Bunlar bir şeye işaret ediyor mu? Pek de işaret ettiği kanaatinde değilim. Çünkü kabinede bir değişiklik bekleniyordu. Bu değişiklik aslında ciddi bir değişiklik olacak kanaati vardı, ama bugün meydana gelen değişikliklerin hiç de o beklentiye cevap verdiği kanaatinde değilim.

Aynı kültüre, medeniyete, tarihe sahip olduğumuz kardeşlerimize böyle sahip çıkılmaz! Bu zulümlere daha fazla sessiz kalınamaz, kalınmamalıdır. Kültürüne, medeniyetine ve tarihine sahip çıktığını göstermek için Özbek Çadırı’nda iftar yapanların, kültürünü ve inancını yaşayamayan kardeşlerimizin acılarını görmezden gelmesi bizi hakikaten üzüyor. Doğu Türkistan, Filistin, Suriye, Arakan, Myanmar ve yeryüzünün tüm mazlumları için elimizden gelen bütün gayreti Saadet Partisi olarak ortaya koyacağız! İktidara ve herkese çağrıda bulunuyorum; gelin tüm mazlumlara hep birlikte sahip çıkalım.

2000’li yılların başında fabrikalar yıkıldı ve satıldı. Oradan gelen paralarla yol ve inşaat yaparak ‘Kalkınıyoruz.’ havası oluşturuldu. Ancak bugün artık borç almak da borcu ödemek de mümkün değil? Çıkmaza girdik. 2013 yılında kişi başına düşen milli gelir 12.582 ABD Doları iken 2020’de bu rakam 8.599 dolar olmuş! Üretimi bütünüyle terk ederseniz içine sürüklendiğimiz bu durum kaçınılmaz olur.

Kanal İstanbul’la uğraşacağınıza üretimle, ithalat ihracat dengesini düzeltmeyle, işsizliğe çözümle, kendi kendimize yeteceğimiz tarım politakasıyla uğraşın. Güçlendiğini iddia eden bir ülkeden; borç bulamayan, hazinesi tamtakır, Merkez Bankası ekside çalışan bir ülke haline geldik. Bu durum bugünkü iktidarın kabahatidir. Büyümeyi inşaatla, rantla özdeşleştirmiş bir anlayış terk edilmeden ülkemizin ayağa kalkması mümkün olamaz.

Türkiye’de geniş tanımlı işsizlik yüzde 30’lara dayandı. Genç işsizlikte rekor üstüne rekor kırılıyor. Anne babalar işsiz, geçimlerini sağlayacak parayı evlerine götüremiyorlar. İnsanımız her geçen gün daha da fakirleştiği, küçük bir azınlığın servetine servet kattığı ancak çoğunluğun kuru ekmeğe, patatese, soğana muhtaç bırakıldığı bir ülke olmamalıydık. Vatandaşımızım derdi geçimdir.

İnsanımızın önceliği ekonomik koşullarının iyileşmesidir. Vatandaşın derdine derman olmayı bıraktılar, dert üstüne dert yüklüyorlar. Evine götüreceği ekmeği, çocuğuna alacağı kıyafeti, ay sonu gelince ödeyeceği kirayı ve faturaları kara kara düşünen insanımızın problemlerini görmezden gelen siyaset anlayışını reddediyoruz. Saadet Partisi olarak daha seçim gündemde değilken ittifakların konuşulmasına karşı biz; gelin, vatandaşlarımızla geçim ittifakı yapalım, dedik! Çünkü milletimizin derdini konuşmaya ihtiyacımız var. Geçim ittifakı şu anda seçim ittifakının önünde olan bir konu. Biz bu ittifakı her hafta gündeme getireceğiz ve tekliflerimizi tek tek sıralayacağız.”

Ocak Medya