FİLİSTİN
Giriş Tarihi : 19-04-2021 08:50   Güncelleme : 19-04-2021 08:50

Gazzeli Muhammad Al-Derawi Siyonist zindanlarında yaşananları anlattı: Severek bedel ödüyoruz

Çeşitli zulümlere maruz kalıyorlar... Her şeye rağmen seve seve bedel ödüyorlar...

Gazzeli Muhammad Al-Derawi Siyonist zindanlarında yaşananları anlattı: Severek bedel ödüyoruz

İşgalci İsrail rejimi zindanlarında on bir yıl kalan Gazzeli Muhammad Al-Derawi, Siyonist zindanlarında yaşananları Millî Gazete’ye anlattı…

Milli Gazete'den Bekir Şirin'in haberine göre:  Gazzeli Muhammad Al-Derawi, “Allah bize yardım etmeseydi hiçbir şekilde sabredemezdik. Allah'ın yardımıyla sabredebildik ve işgale karşı durabildik. Bu kutsal davanın ruhu biz Filistin halkının üzerinde olmasaydı direnme şansımız olmazdı.” diye konuştu. İsrail zindanlarında acılarla dolu yaşam mücadelesi veren binlerce mahkûmdan birisi olan Muhammad Al-Derawi, Millî Gazete aracılığıyla İslam ülkelerine çağrıda bulunarak, “Bu esirler tüm ümmet adına Filistin davasını muhafaza etmeye çalışırken tutuklandılar. Esirlerimiz seve seve bedel ödüyorlar. Bu nedenle onları desteklemek, onların sesi olmak, yaşadıklarını dünyaya duyurmak bizim görevimizdir” ifadelerini kullandı.

İşgalci İsrail Rejiminin ablukası altındaki Gazze Şeridi’nde hayatını sürdüren Muhammad Al-Derawi, uzun seneler İsrail hapishanelerinde kaldıktan sonra 2011 senesinde HAMAS ile İsrail rejimi arasında gerçekleştirilen esir takası sonucunda serbest bırakıldı. 42 yaşındaki Filistinli eski esir Muhammad Al-Derawi, işgalci İsrail rejimi zindanlarında yaşadığı ve şahit olduğu olayları gazetemize anlattı.

“ÖZGÜRLÜKTEN MAHRUM KALMAK ÇOK ZOR”
Tutuklanma nedenini sorduğumuz Muhammad Al-Derawi, “Vatanımı sevdiğim, haklarımızı savunduğum ve halkımızı korumak istediğim için gerçekleştirdiğim direniş faaliyetlerim nedeniyle tutuklandım.” cevabını verdi. Tutukluluğun başından sonuna kadar çok zor bir süreç olduğunu çok büyük acılar içerdiğini kaydeden Al-Derawi, “İnsanlar hür olarak yaratılmıştır. Özgürlükten mahrum kalmak çok zor. Bir diğer nokta da şu ki, işgalcilerin kontrolü altında kalmak. Bu da çok zor bir şey. İsrail hapishanelerinde her an ölümle karşı karşıya kalabilirsiniz. Zaten işgalcilerin herhangi bir hakka karşı saygıları yok” ifadelerini kullandı.


 
“BUNLARIN İNSANLARA SAYGISI YOK”
İsrail rejimi güçleri tarafından tutuklandığı günü ve sonrasında yaşadıklarını Filistin İletişimciler ve Medya Derneği (FİMED) aracılığıyla gazetemize anlatan Muhammad Al-Derawi, tutuklanması sırasında gözlerinin kapatıldığını ve kendisine ters kelepçe takıldığını söyledi. Askeri bir aracın içerisindeki işgalci askerlerin ortasına atıldığını kaydeden Filistinli eski esir, “Tutuklandığım yere çok uzak olmayan bir yere götürüldüm. Burada askeri soruşturma süreci başladı. Askeri soruşturma süreci öyle bir şey ki hukuki kurallar yok. Sadece istihbaratçılar ve askeri birliktekiler arasından beni sorgulamak için gelen kişiler var. Bunların saygısı yok. Hem bedensel hem de psikolojik işkencelerde bulunabiliyorlar” dedi.

“ALLAH'IN YARDIMIYLA AYAKTA DURABİLDİK”
Topraklarını çalan insanlarla mücadele ettiklerini ve bu insanların eline esir olarak düşmenin çok zor olduğunu belirten Al-Derawi, “Ben işgalci İsrail rejiminin hapishanelerinde on bir yıl kaldım. Aslında bana verilen hapis cezası otuz yıldı. Allah'a şükürler olsun ki HAMAS ve Kassam Tugayları ile işgalciler arasında gerçekleştirilen esir takası ile birlikte özgürlüğüme kavuştum. Bu esir takasında benimle birlikte yaklaşık bin yüz esir özgürlüğüne kavuşmuştu. Hapishanedeki mücadele tıpkı dışarıdaki gibiydi. Allah'ın yardımıyla bu zorluklar karşısında ayakta durabildik. İnancımızla onlara karşılık verebildik ve sabredebildik. Biz kutsal topraklar için ümmetin adına verdiğimiz bir mücadele esnasında bu duruma düştük. Bu bizi çok rahatlatıyordu.” diye konuştu.

“ZİNDANDAKİ DİRENİŞ SONUCUNDA ÇOK ÖNEMLİ HAKLAR ELDE ETTİLER”
Filistinli direnişçi Muhammad Al-Derawi, işgalcilere karşı mücadelelerini İsrail zindanlarında da sürdürdüklerini söyledi. Zindanda verdikleri mücadele sonucunda hapishanede çeşitli haklar edindiklerini kaydeden Al-Derawi, “Kur'an-ı Kerim hafızı olabilmek, uzaktan eğitim alabilmek, tefsir, akaid gibi alanlarda dersler alabilmek... Bunlar verdiğimiz mücadele sonrasında elde ettiğimiz haklardı. Hapishanede yaptığımız bu çalışmalar da içinde bulunduğumuz zor koşulları hafifletiyordu. Hapishanede olsak bile, sizin karşınızda olacağız ve direnmeye devam edeceğiz. Bize verdiğiniz cezalarla bizi öldürmekten beter ettiğinize inanıyorsunuz ama biz hayata tutunmak için sebepler aramaktayız ve size karşı durabilmek için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. İşgalcilere bu mesajı verdik. Allah bize yardım etmeseydi hiçbir şekilde sabredemezdik. Allah'ın yardımıyla sabredebildik ve işgale karşı durabildik. Bu kutsal davanın ruhu biz Filistin halkının üzerinde olmasaydı direnme şansımız olmazdı.” ifadelerini kullandı.