ANALİZ
Giriş Tarihi : 12-04-2021 12:03   Güncelleme : 19-04-2021 09:24

Yusuf Yavuzyilmaz Yazdı: Milliyetçilik Üzerine Gözlemler...

Yusuf Yavuzyilmaz Yazdı: Milliyetçilik Üzerine Gözlemler...

Son tahlilde milliyetçilik, felsefesi ve ideolojik yönelimi dikkate alındığında, devlet ve millet arasında organik bir bütünlüğe yaslandığından, kamu gücünün kullanılmasını öncelemeye ve her halükarda meşrulaştırmaya varan resmi bir düşünceye bürünür.

XXX

Milliyetçilik bir devlet kurabilmek için zemin oluşturan bir ideolojidir. Milliyetçiliğin doğuracağı sorunlar sistem kurulduktan sonra ortaya çıkar. Türk milliyetçiliği imparatorluğun yıkılışından sonra kurulacak ulus temelli devletin tüm sorunları çözeceğine inanıyordu. Devlet kurulunca farklı amaçları olan gruplar sistem için mücadeleye giriştiler. “Kurt Kanunu” adlı eserde Kemal Tahir bu mücadeleyi açık bir dille anlatır.

XXX

Milliyetçiliğin bir mazlumiyet ideolojisi olarak devletleşmeden önce savunulduğunu ve özellikle bir ulus devlet ideolojisi olduğunu kabul etmek gerekir. Yani, milliyetçilik olmadan ulus devlet kurulamaz. Türk milliyetçiliğinin ortaya çıkışı da Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan öncedir. Ulus devlet kurulduktan sonra milliyetçilik başka bir aşamaya geçer. Bu yüzden bir anlamda devlet olamamış toplumlar ile devlet kurmuş toplumlarda milliyetçiliğin işlevi farklılaşır. Ancak milliyetçiliğin felsefi özü değişmez.

XXX

Geçmişi temizleme, tümüyle yüceltme, arındırma Milliyetçi (Türk ve Kürt), muhafazakar-dindar, Kemalist ulusalcılık için bir handikap kuşkusuz. Türk ve Kürt milliyetçiliği bu anlamda birbirini izler. Karşısındakini olabildiğince küçümserken, kendi tarih ve geçmişini temizleme gayretini gösterir. 
Bu konuda İslamcılık ümit verici bir çıkış yapmıştır. Ancak onun da farklı açmazları oldu. Yine de geçmişe ait en eleştirel metinler onların elinden çıkmıştır

XXX

Türk milliyetçiliğinin Barzani ve Kürdistan okuması patalojik korkulara dayanmaktadır.

XXX

Bu ülkede oluşan gelişmelerden Türkler ve Kürtler farklı etkilenmiyorlar. Kürt milliyetçileri siyasal olaylar sanki sadece Türkleri ilgilendiriyormuş gibi tarih ve sosyolojiden yoksun yorumlar yapıyorlar. Burada amaç Türkler ve Kürtleri tamamen birbirinden koparıp ayırmaktır. Ne ki sosyolojik zemin bu ayırıma imkan vermiyor. İnsan bu kadar sosyolojik zeminden uzak, hayali ve gerçeklikle hiçbir bağlantısı olmayan yorumlar yapabilir mi? Bu ülkede Kürtler ve Türkler birbirinden bağımsız kategoriler, atomize yapılar değildir. Ne var ki, bütün milliyetçilikler atomize etnisiteler hayal ederler. Görüşleri gerçeklikle ilgisiz olduğundan yaptıkları hiçbir analiz gerçekle bağlantılı değildir.

Milliyetçiliğin zihinsel ve kültürel yetersizliği, 12 Eylül öncesinde başlayan silahlı mücadelenin olduğu yıllarda çok bariz bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu dönüşümü Haluk Kırcı'nın anılarında görmeniz mümkün. Milliyetçi gençler komşunun komünist çocuğunu öldürerek Sovyet işgalini önleyeceklerine inanacak kadar sığ fikirdeydiler. Oysa bir askeri darbeye giden yolun taşlarını döşediklerinin bile farkına varamadılar. Varamadılar çünkü bunu analiz edecek donanımdan yoksundular.

XXX

Erol Manisalı, Şükrü Elekdağ, Arslan Bulut, Sadettin Tantan, Emin Çölaşan, Doğu Perincek, Yılmaz Özdil... Seküler ulusalcılığın temsilcileridir. Genelde olayları sosyoloji eksenli değil komplo teorilerini temel alarak yorumlarlar. Bu isimler bir zihniyetin Türkiye tasavvurunu okumak için izlenebilir. Ancak düşünceleri yerli değildir. Onun içinde toplumda yaygın karşılık bulamazlar.

XXX

Milliyetçiliğin girdiği kriz, MHP'lilerin önemli bir kısmını, 15 Temmuz öncesi ulusalcı /seküler/Kemalist bir çizgiye yaklaştırdı. Bu bile tek başına yaşanan epistemik problem hakkında bilgi veriyor. MHP bu süreçte, tarihinin en büyük kimlik krizini yaşadı. Türkeş ve Nihal Atsız arasında yaşanan tartışmanın bir benzeri tekrar yaşanıyor. 15 Temmuz sonrası ise MHP, bölünerek farklılaştı. MHP, Ak Partiye yaklaşırken, ulusalcı Kemalist ve büyük ölçüde seküler milliyetçiler CHP’ye yakınlaştı.

XXX

Yeni tip seküler milliyetçiliğin bilgi kaynakları artık Necip Fazıl, Erol Güngör, Ahmet Arvasi gibi muhafazakar ülkücüler degil; Erol Manisalı, Arslan Bulut, Yılmaz Özdil, Aslı Aydıntaşbaş gibi isimler; Sözcü ve Yeniçağ gibi gazeteler; Kemalizm ve ulusalcılık gibi ideolojiler. Zihin yapılarını okurken bu dönüşümü gözden uzak tutmamak gerekir. Muhafazakar ülkücüler ile seküler milliyetçiler arasında kapanmaz bir mesafe oluşmuş. 15 Temmuz sonrasında ise MHP’nin yaşadığı siyasal farklılaşma ve Meral Akşener’in MHP’den ayrılması, yeni bir durum ortaya çıkardı.

XXX

Milliyetçilik, mevcut donanımı ve entelektüel düzeyi ile Türkiye’yi kucaklayıcı bir Siyaset üretmekten uzaktır. Bu düşünce Anadolu çoğulculuğunu da kültürel ve dini anlamda kucaklamaktan uzaktır.

XXX

Milliyetçilik, önemli bir kırılma yaşıyor. Artık Necip Fazıl, Erol Güngör, Ahmet Arvasi ve Muhsin Yazıcıoğlu referansları arasında yer almıyor. Milliyetçilik, ülkücülük ve seküler milliyetçilik olarak bölünüyor. Seküler milliyetçilerin dine bakışı ulusalcılarla örtüşüyor.

XXX

Türk ve Kürt milliyetçilerinin karşılıklı dışlama ve ötekileştirme söylemlerine teslim olmamak gerekir. Ayırımcı dili terk etmek kardeşliğin inşası için gereklidir. Karşılıklı nefret dili ilk terk edilmesi gereken tutumdur.

XXX

Kürt milliyetçileri PKK'ya karşı olmayı Kürtlere karşı olmak olarak değerlendiriyorlar. Bu anlayış hem PKK'nın terör örgütü olmadığını savunuyor, hem de Kürtler ile PKK"yı özdeşleştiriyor.

XXX

Bir tabelayı sadece Kürtçe olduğu için kaldırmak sadece insan haklarına ve eşitlik ilkesine değil, aynı zamanda barış kültürün e indirilmiş bir darbedir. Kürtçe bu toprakların kadim dillerinden biridir ve her dil kadar saygıyı hak etmektedir. Cumhuriyetin ilk yıllarından beri bu tür yasaklar sadece ayrımcılığı ve karşı milliyetçiliği tetiklediği açıkça görülmüştür

XXX

Ulus devletlerin en büyük sorunu yaslandıkları milliyetçilik ideolojisidir. Bugün bu ideoloji etrafında birlikteliği sağlamak imkansızdır.

XXX

Milliyetçiliğin en büyük zaafı karşı milliyetçiliği beslemesidir. Pers milliyetçiliği, Ermeni milliyetçiliği, Kürt milliyetçiliği ne kadar meşru ise felsefi olarak Türk milliyetçiliği de o kadar meşrudur. Milliyetçiliğin zaafı yerel olmasıdır.

XXX

Milliyetçiliğin farklı olanlara eşit davranmak gibi bir felsefi kaygısı yoktur. Hatta eşitsizlik ana parametredir.

XXX

Türk ve Kürt milliyetçilerinin bir bölümü, Birbirlerinin aleyhine varsa koşulsuz destekliyorlar. Hastalıklı bir ruh halidir bu. Siyasal milliyetçiliklerin neden Anadolu zemininde yer bulmadığı milliyetçiliklerin dışlayıcı ve kuşatıcı olmayan retoriğine bağlı. Oysa Anadolu Anadır. Ana, kabul eden, kucaklayan, sarmalayan. Anadolu, gariplerin, yoksulların, sürgünlerin, mültecilerin vatanı.

Siyasal milliyetçiliklerin taban bulamamasının nedeni, bu ideolojinin Anadolu'nun sosyolojik yapısına aykırı düşmesi nedeniyledir

XXX

Özellikle Osmanlının çöküşünden sonra yükselen milliyetçilik rüzgarının da etkisiyle onlarca devlet kuruldu İslam coğrafyasında. Şimdi hangi gerekçe ile Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Türkiye, Suriye için meşru oluyor da sadece Filistin ve Kürtler için bu süreç işlemiyor. Burada bir adaletsizlik, bir çelişki yok mu?

XXX

Kavimler arasında bir hiyerarşi oluşturup, bazı kavimleri diğerlerinden daha alt bir konuma yerleştiren ve bunu ne adına olursa olsun rasyonelleştirmeye çalışan her anlayış ahlak dışıdır.

XXX

Ait olduğu etnik grubu ahlaki arındırmaya dönük çabalar bana anlamlı gelmiyor. İyilik ve kötülük insanlar içindir. Irklar üzerinden giderek ahlak temellendirilemez.

XXX

Benim incelediğim kadarıyla milliyetçi düşünce, Türkiye’nin entelektüel bakımdan en yetersiz birikimine sahiptir. Yeni düşünür yetiştirme kapasitesi de oldukça sınırlıdır. Son büyük zihin Erol Güngör’dür. Bu yüzden düşünceden ziyade aksiyona dönüktür. O yüzden MHP'deki sorunu bu anlamda izlemek gerekir.

XXX

Yeryüzüne gelmiş geçmiş insanların en değerlisi kuşkusuz Hz. Muhammed'dir. Bütün Türkler, hatta bütün insanlar bir araya gelse onun değerine ulaşamaz. O Arap kökenli bir insan. Eğer milliyetçilik meşru ise bunu en çok yapmaya elverişli ırk kuşkusuz Araplardır. Çünkü dünyanın en seçkin insanı onların kavminden çıkmıştır.  Ama o Aziz insan şöyle demiştir. "Arabın Arap olmayana hiçbir üstünlüğü yoktur." Yani hiçbir etnik grubun diğerine üstünlüğü yoktur. Türk, Arap, Kürt, Ermeni kökenleri itibarıyla birbirlerine hiçbir üstünlükleri yoktur. Üstünlük takvadadır çünkü.

XXX

Türkiye’de entelektüel birikim ve kültürel yönden en geri gelenek milliyetçiliktir.

XXX

İslam öncesi Türklüğe metafizik ya da ideolojik vurgu yapan her anlayışa uzağım. Ölçüm Türklük değil, İslam ve onun kutlu hakikatidir. Her toplum veya kişi İslam' a hizmet ettiği ölçüde değerlidir.

XXX

Milliyetçiliğin en uç siyasal anlayışı olan faşizm, kendinden farklı olanı, çeşitli bahaneler üreterek yok etmeyi amaçlar. Bu süreç, asimile etmek, ortadan kaldırmak, sürgüne zorlamak şeklinde olur. Ne yazık ki, Ortadoğu'da hemen her etnik grup, çeşitli zamanlarda bu durumla yüzleşmişlerdir. Kuşkusuz Türkler de tarihin çeşitli dönemlerinde azınlık olarak yaşadıkları Rusya, Yunanistan, Bulgaristan, Irak vb bölgelerde baskıya maruz kalmışlardır. Bu yüzden Anadolu sürekli göç alan bir bölge olmuştur. Bu yüzden zulme maruz kalanların bu zulümler karşılaşmalara karşı daha duyarlı olması beklenmez mi?

XXX

Karşımızdaki insanın etnik kökeni önemli değil. Önemli olan haksızlığa uğramış insanlara sahip çıkmaktır. Haksızlığa uğrayanın Ermeni, Rum, Yahudi, Türk olması bir şeyi değiştirmez.

XXX

Mehmet Akif'in milliyetçiliği hakkında tartışan gençlere hep şunu söylerim: "Safahat"ı okuyun. Okudukça onun Türk milliyetçiliği ile hiçbir ilgisinin olmadığını göreceksiniz."

XXX

İnananların kardeşliği en temel ahlakı değerlerden biridir. Yaşadığınız coğrafyada bunun aksi çok sayıda örnek olması bu gerçeği değiştirmez. İnsanların zina yapması evliliğin değerini düşürmediği gibi, evliliğin temel değer olduğunu da ortadan kaldırmaz. Milliyetçi hareketler ötekinin düşmanlığı üzerine kurulur. Milliyetçi Türklerin çoğunda yer alan Arap düşmanlığı gibi. Benzer şekilde Arap milliyetçilerinin çoğunda Türk düşmanlığı baskın değerdir. 
Milliyetçiler, ulus üstü değerlerden nefret ederler. Bu anlamda öncelikli hedefleri dinin ulus üstü evrensel değerleridir. İslam kardeşliği ve ümmet gibi ulus üstü değerlere ve giderek İslami değerlere olan duyarsızlığı kökeni budur.
Türk milliyetçiliğin fikir babası olan Ziya Gökalp, dinin Türk milliyetçiliği düşüncesini zayıfladığını savunur. Vakıa da budur? Ne yapmıştır peki? 
Dini, semantik bir müdahalede bulunarak, milliyetçiliği onaylayacak şekilde yeniden formüle etmiştir. Kürt milliyetçiliğin ve solunun aynı yolu izlenmesinde şaşırtıcı bir durum yok. Bu çabanın temelinde dinin milli bilinci zayıflattığı kaygısı var.

XXX

Türk milliyetçiliğin ideolojik sabiteleri bu toplumun vasatını kuşatmaya elverişli değil. Yoksa çoğunluğu Türk olan bir toplumda Türk milliyetçiliğin içinde bulunduğu durumu anlamlandırmak mümkün olmaz.

XXX

Neden milliyetçiler ümmet gibi evrensel kavramlara karşı. Çünkü ancak bu kavramları işlevsizleştirerek kendi ideolojilerine alan açmak mümkündür. 
Geleneksel Türk milliyetçileri olan Akçura ve Gökalp’ı yüzeysel bir okuma bile size bu gerçeği gösterecektir. Akif'in Gökalp hakkındaki değerlendirmelerini okuyun.

XXX

Tartışmaların yoğunlaştığı bu ortamda Türk ve Kürt faşizminin yaratmaya çalıştığı iklime teslim olmamak gerekir. Buradan çok ekmek yiyen kimsenin olduğunu da gözden uzak tutmamak gerekir. Gelinen noktada her parti izlediği siyaseti gözden geçirmeli ve eleştiriye açık olmalıdır. Hiçbir parti hatadan azade değildir. Fanatikler sadece karşıdakini suçlarlar. Özeleştiri ihanettir onlara göre. Dünyaya tek pencereden bakarlar ve asla yanıldıklarını kabul etmezler. 

XXX

Kuşkusuz milliyetçilik de diğer ideolojiler gibi tarihseldir. Tüm zamanlar için geçerli olduğunu iddia edemeyiz. Milliyetçiliği tüm zamanlar için geçerli kabul etmek onu din gibi algılamaktır.

XXX

Milliyetçilik, muhafazakarlık ve İslami düşünce arasında çeşitli düzeylerde ilişki bulunur. Kuşkusuz bu akımlar arasındaki ilişkinin, sol-sosyalist düşünce ile İslam düşüncesi arasında olmamasının nedeni kuşkusuz sol-sosyalist geleneğin din karşıtı ateist karakteridir.

XXX

İdeolojilerin içinde birbirinden farklı yorumların olduğunu kabul etmek gerekir. Bu açıdan, milliyetçilik, muhafazakarlık ve İslami düşünce üzerinde düşünürken üç akımın temsilcilerini iyi irdelemek gerekir. Remzi Oğuz Arık, Nurettin Topçu, Nihal Atsız, Mustafa Kemal milliyetçilikleri aynı olmadığı gibi; Yahya Kemal,Necip Fazıl, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın muhafazakarlığı; Mehmet Akif, Necip Fazıl, Nurettin Topçu, Said Nursi İslamcılığı da farklıdır. Buradaki en büyük metodolojik zorluk, aşırı genellemeciliğin yarattığı yanılgılardır.

XXX

. Sorunu çözmeye yardım etmiyor bu yaklaşımları; sadece sorunun asıl aktörü olan kendi sorunlu bakışlarıyla yüzleşmekten kaçınmakla sonuçlanıyor bu tutum. Bir siyasal sorunu dış faktörlere havale etmek içerideki çelişkilerin üzerini örtmeye dönüşüyor. Bu durum da özeleştiri ve verimli çözüm aramanın önünün tıkıyor. Aslında bütün total ideolojiler karşılaştıkları sorunları dış faktörler üzerine atarak kendilerini sorumluluktan uzaklaştırırlar.

Kürt sorununu çözecek olanlar büyük ölçüde Kürtlerin kendileridir. Ne yazık ki bu konuda bütüncül bir siyaset üretemiyorlar. Çoğu zamanda iç çatışma ve hesaplaşmalarla zaman geçiriyorlar.  

Kuşkusuz her siyasal sorunun iç ve dış etkenleri vardır. Ancak dış etkenler etkileyici, iç etkenler belirleyicidir. Dolayısıyla Kürtlerin içinde bulunduğu durumdan büyük ölçüde Kürtlerin kendileri sorumludur. Kendi içinde birlik oluşturamayan bir toplumun sorunlarını çözmesi o kadar kolay değildir. Bu anlamda sorunun en temel kaynağı Kürt aydınlarının, kanaat önderlerinin ve siyasal önderlerinin tutarsız davranışlarıdır. Bununla yüzleşmek yerine hala sorunu dışarı transfer ederek, kendilerini eleştiriden uzak tutmaya çalışıyorlar. Malik bin Nebi’nin sorusu çıkış noktamız olabilir: “Neden sömürülüyoruz?” sorusu yerine “Neden sömürülmeye açık bir yapımız var?” sorusuyla yüzleşmemiz gerekir.

hertaraf.com