GÜNCEL
Giriş Tarihi : 01-02-2021 20:44   Güncelleme : 01-02-2021 20:44

AGD Boğaziçi Üniversitesi'ndeki "saygısızlığa dur" dedi!

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) İstanbul Şubesi Boğaziçi Üniversite'ndeki İslami değerlere karşı gerçekleştirilen alçakça saldırıları kınadı.

AGD Boğaziçi Üniversitesi'ndeki

Anadolu Gençlik Derneği İstanbul Şubesi ve Milli Gençlik Vakfı, Boğaziçi Üniversite'nde İslami değerlere karşı gerçekleştirilen alçakça saldırıları kınamak için bugün saat 16.00'da Beyazıt Meydanı'nda bir araya gelerek basın açıklamasında bulundu. Basın açıklamasına Genç İHH, Saadet Partisi Gençlik Kolları ve HÜDAPAR Gençlik Kolları ile birlikte yüzlerce kişi katıldı.

AGD İstanbul Şube Başkanı Yunus Genç de programda yaptığı bir konuşmada Boğaziçi Üniversitesi'ndeki sapkın örgütlerin saygısızlığı işaret ederek, "Bir saygısızlık yapıp bunu özgürlüğün arkasına saklayanlara karşı işte Milli Gençlik burada dimdik durmaktadır. Merhum Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın talebeleri, 'Üniversite mezunu olmak yetmez 4 fakülte mezunu olmak gerek' diyen bir liderin talebelerinden oluşan bir gençlik ahlaksızlığa asla geçit vermez. Biz AGD ve MGV olarak, 'Önce ahlak ve maneviyat' diyen bir gençlik yetiştirmek için hep var olacağız" ifadelerini kullandı.

Anadolu Gençlik Derneği İstanbul Şube Başkanı Yunus Genç'in basın açıklaması şu şekilde:

Kâbe-i Muazzama; gönüllerin huzur ile dolmasıdır. Kâbe-i Muazzama; Allah'ın rahmetinin simgesidir. Kâbe-i Muazzama; tüm inananları bir araya getiren, aynı safta buluşturan, aynı inançla aynı yöne çeviren Dünya'daki en birleştirici mekandır.

Kâbe-i Muazzama, Müslümanlar için sadece taşlardan ibaret olan bir yapı değildir. Kâbe-i Muazzama, dünyamızda meydana gelen tüm zulümlerin ve haksızlıkların bir gün sona ereceğinin, nizamın ve insanlığın yalnızca adalet ve tevhid ile huzur bulacağının en önemli sembolüdür.  Bu nedenle, Kâbe-i Muazzama sadece Müslümanların değil tüm insanlığın kurtuluşunu sembolize etmektedir.

Tarih boyunca kutsal mekanlara ve mabetlere çeşitli saldırılar ne yazık ki gerçekleştirilmiştir. Bu tarz aşırılıkları ve hadsizlikleri gerçekleştirenlerin tarih nezdinde ve vicdanlarda hak ettikleri yeri almışlardır. Bu saldırılar bugün de devam etmekte ve farklı kılıflarla lanse edilmeye çalışılmaktadır.
Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen protestolar esnasında açılan bir sergide, Kâbe’nin tahrif edildiği bir resmin sergilenmesi suretiyle İslam’ın kutsal ve mukaddes mekânı Kâbe’ye karşı saygısızca bir saldırı gerçekleştirilmiştir.

İnsanlığın ilk mabedi, yeryüzünün adalet ve tevhid simgesi, kıblegâhımız Kâbe-i Muazzama'ya karşı gerçekleştirilen hiçbir saygısızlık kabul edilemez. Bu çirkin hadise, sapkın zihniyetlerin içinde bulunduğu gafletin önemli bir delilidir. Malcom X'in de dediği gibi; "İslâm'a sövmekten başka fikri olmayanlar; fikrin değil, İslâm’a sövmenin özgürlüğünü istemektedirler.”

Mukaddesatımıza yapılan bu saldırılara alışmayacağız, meşru görmeyeceğiz, kabul etmeyeceğiz ve her daim karşısında olacağız.
“Önce Ahlak ve Maneviyat” düsturuyla kuşanmış üniversite gençliği olarak, protestolarının meydana geldiği ilk tarihlerde; “İtiraz edilecekse de itirazlar ahlaklı olmalıdır.” diye bir çağrı yapmıştık. İtirazlar kimsenin kutsalına hakaret etmedikleri sürece dikkate ve saygıya değerdir. Yakıp yıkmak, uğruna yaşanılan değerlere hakaret etmek, bu değerlerle dalga geçmek ancak kötü niyetin ve nefretin dışa vurumudur. Kazanılan bu nefreti de bir mazlummuş gibi rol oynayıp; “Bakın biz kimseye bir şey demiyoruz. Bize nefretle bakıyorlar!” diye savunma yapılması art niyetli bir algıdan başka bir şey değildir.

Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim ve Alemlere Rahmet Peygamber Efendimiz(sas); ilmin edepten yoksun olamayacağına  ve kurtuluşun ahlaklı nesillerin yetiştirilmesiyle gerçekleşeceğine sık sık vurgu yapmıştır.
Ecdadımız da Kur‘an’ı ve Peygamberimizi (sas) örnek alarak bizlere bu vatanı ve gençliğini emanet etmiştir.

Bizlerde; “Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.” inancıyla ilk insan Hazreti Adem’den kıyamete kadar sürecek olan hak ve batıl mücadelesinde, batıl ve  sapkın zihniyetlerinin her daim karşısında olmaya ve hakkı haykırmaya devam edeceğiz.

Bu sebeple; mukaddesatımızı alenen ve ısrarla aşağılayan, her türlü meseleyi değerlerimizi aşağılamak için bir araç olarak gören oluşumları ve üyelerini şiddetle kınıyoruz."

Milli Gazete