ANALİZ
Giriş Tarihi : 01-02-2021 09:47   Güncelleme : 05-02-2021 22:10

İran'ın "Direniş Ekseni ittifakı"nı resmileştirmesi ne anlama geliyor?

İran İslam Cumhuriyeti Parlamentosu hazırladığı bir karar taslağı ile Direniş Ekseni için bir savunma ve güvenlik paktı oluşturmanın yasal zemini temin ederek fiilen var olan bu ittifakı resmileştirmenin önünü açıyor. Peki, İran İslam Cumhuriyeti ortaya koyduğu bu girişim ile neyi amaçlıyor? Böylece ortaya çıkacak bu resmi ittifak aslında ne anlama geliyor?

İran'ın

Batı Asya'da epeydir seçimi kaybeden eski ABD Başkanı Donald Trump'ın politikaları ile şekillenen Siyonist İsrail etrafında oluşan ittifakın ana hedefinde karşıt olarak İran İslam Cumhuriyeti vardı. Maksat etnisite (Arap olmayan) ve mezhep (Şii-Sünni) temelli bir karşıtlık üzerinden anti-İran cephe meydana getirmek ve böylece Siyonist İsrail'in varlığının meşruiyetini temin etmenin yanında, Direniş Ekseni'nin işgalci Siyonist rejimin bölgeden kovulmasına dayanan etkisini kırmaktı. 
 
Her bir operasyon, her bir girişim, karşıt bir başka aksiyonu ortaya çıkarıyor. İran İslam Cumhuriyeti Parlamentosunda oluşturulan karar taslağı ile Siyonist işgalci varlık etrafında oluşturulan birlik ile etkisi kırılmaya çalışılan Direniş Ekseni'ni resmileştirerek bölgede yeni bir siyasi yapının ortaya çıkıyor olduğunun işaretleri verilmiş oldu. Peki, İslami İran'ın bu yeni girişimi aslında ne anlama geliyor?

Crescent International'da yer alan, bu sorunun cevabını bulmak masadıyla kaleme alınmış yazıyı dikkatinize sunuyoruz..

İran'ın resmi Direniş Ekseni ittifakı Sykes-Picot bölgesel düzenini yeniden şekillendirebilir
 
İran Parlamentosu 18 Ocak'ta “Direniş Ekseni İçin Savunma ve Güvenlik Anlaşması” üzerine bir karar taslağı hazırladığını duyurdu.
 
Anlaşma, middleeastmonitor.com tarafından bildirildiği üzere, devlet ve devlet dışı kuruluşları içerecektir.
 
İran liderliğindeki gayri resmi Direniş Ekseni ittifakı Lübnan'ın Hizbullahı, Suriye, Hamas, Filistin İslami Cihadı, Yemen Ensarullah'ı ve Irak'ın Halk Seferberlik Güçlerinden (Haşdi Şabi-PMF) oluşuyor.
 
Bunu resmileştirmek, Batı'nın empoze ettiği ulus devlet yapısının dışına çıkmak için önemli bir sembolik siyasi hareket olacaktır.
 
Direniş Ekseni üyeleri arasındaki resmi bir anlaşmanın uygulama mekanizmalarını formüle etmesi ve uygulamaya koyması biraz zaman alacaktır.
 
Yine de, Direniş Ekseni'nin resmi bir siyasi ittifak olarak tartışılıyor olması çığır açan bir gerçektir.
 
Sykes-Picot anlaşmasının dayattığı yapay düzene meydan okumaya istekli kararlı bir siyasi paradigmanın varlığını ortaya koymaktadır.
 
İttifak başlangıçta muhtemelen ulus devlet çerçevesi içinde işleyecek olsa da, Orta Doğu'nun Sykes-Picot bölümünün teorik temellerini büyük ölçüde yeniden yapılandıracak.
 
Bir asırdan daha eski olan Sykes-Picot, bölgenin gelişen gerçekleri için modası geçmiş durumda.
 
İran'ın Direniş ittifakına ilişkin resmi formülasyonu bölgedeki siyasi dengeyi önemli ölçüde değiştirebilir.
 
Siyasi “halıyı” ABD'nin ve onun vekillerinin ayaklarının altından çekecek.
 
İttifakın resmileştirilmesi, Washington destekli rejimlerin daha da yetkisiz hale getirileceği anlamını taşıyacaktır.
 
İnsanların bağımsız temsilciliklerini ve kimliklerini oluşturabilecekleri başka bir yol daha olacak.
 
Şimdilik, bölgedeki etkiyi genişletmenin birincil yolu, dış neo-sömürgeci güçlere bağlı olan rejimlerdir.
 
Direniş Ekseni ittifakının resmileştirilmesi,  Batı'nın yerleşik rejimlerini ve dayatılan siyasi “normları” baypas edecek pratik bir siyasi formül sunacaktır.
 
Hamas ve İslami Cihad'ın resmi olarak ittifakta olmasıyla, NATO ve onun bölgesel vekilleri tarafından pazarlanan Sünni-Şii mezhep anlatısını önemli ölçüde zayıflatacaktır.
 
Ayrıca, devlet iktidarına sahipken İsrail'in zorbalığına boyun eğen ve Filistin'deki apartheid işgalini tanıyan Washington'un bölgesel kuklalarını aşağılayacaktır.
 
Direniş ittifakının resmileştirilmesi aynı zamanda Batı Asya'daki genel siyasi iklime psikolojik bir destek olarak da hizmet edecektir.
 
Şu anda olaylar, egemenliklerini neo-kolonyal güçlerden geri almaya çalışan yerli sosyo-politik güçlerin etrafında dönüyor.
 
Alternatif bir resmileştirilmiş çerçeve, siyasi, sosyal ve kültürel düzeylerde bir gerekliliktir. 
 
Crescent İnternational'in sitesinde yer alan bu kısa analizde önemli bir tespite ayrıca dikkat çekmekte yarar var. Aslında bu kısa analiz ana eksen olarak bu dikkat çekici tespit ana ekseninde inşa edilmiştir. O da bölgede Batı'nın empoze ettiği "ulus devlet" tanımlaması üzerine kurulu genel yapının dışına çıkılması noktasında İran Parlamentosuna sunulan tasarının sembolik anlamıdır.
 
Bu tasarının yasallaşması ve sonrasında ortaya çıkacak yapının gerçekliğinin test edilmesi sonrasında nasıl bir tablo ile karşılaşacağımız zamanla ortaya çıkacaktır ama eğer bu vücut bulursa "İslam İnkılabı" ile amaçlanan esas maksatlardan biri gerçekleştirilmiş olacaktır. İslam'ın cihanşümül (evrensel) karakteri böylece kendini gerçekleştirme yoluna girecektir. İslam coğrafyasındaki lokal mensubiyetler üzerinden tanzim edilen siyasi emellerin emperyalist güçlerin maksatlarına hizmet etmesinin önü böylece alınabilecektir.
 
Kim bilir her şeyin çok hızlandığı şu günlerde böylesi bir İslami gayenin can bulması, ete kemiğe bürünmesi ile bütün hikayenin egemenlerin tanzim ettiği şekilde değil de, bölge halklarının iradeleri doğrultusunda yeniden yazılmasının yolu açılmış olur.

intizarweb