SİYASET
Giriş Tarihi : 26-12-2020 11:35   Güncelleme : 26-12-2020 11:35

Karaduman: Kanun teklifi STK'ların varlığını tehdit ettiği gibi ülkemiz içinde güvenlik sorunu..

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, STK’ları işlevsizleştirecek Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi’ne sert tepki gösterdi.

Karaduman: Kanun teklifi STK'ların  varlığını tehdit ettiği gibi ülkemiz içinde güvenlik sorunu..

Yardım kuruluşlarını zan altında bırakacak ve “sabıkalı kanun teklifi” olarak bilinen Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlandı. Söz konusu kanun teklifiyle ilgili yazılı açıklama yapan Saadet Partisi Konya Milletvekili ve Gençlik Kolları Genel Başkanı Abdulkadir Karaduman, kanun teklifinin bir an önce Meclis’ten geri çekilmesi gerektiğine vurgu yaptı. 

Kanun teklifinin Meclis’ten geri çekilmesi gerektiğini vurgulayan Karaduman, “Bu düzenleme, sivil toplum kuruluşlarının varlığını tehdit ettiği gibi ülkemiz için de bir güvenlik sorunu oluşturacaktır.” dedi.

TERÖR VE MÜCADELE KAVRAMLARI MUĞLAKTIR
Kanun teklifinin “terörle mücadele” adı altında yapıldığını dile getiren Karaduman,  kanun teklifine yönelik eleştirilerde bulundu. Karaduman, “Herkesçe bilinen bir gerçek var ki, ‘terör’ ve ‘mücadele’ kavramları muğlaktır. Bu kavramların tanımlarının dengelere, coğrafyaya ve kimliklere göre farklılık gösterdiği bilinmektedir. İlgili düzenlemenin içeriğinde; Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Mali Eylem Görev Gücü (FATF) kuruluşlarına sivil toplum kuruluşlarını tanımlama ve faaliyetlerinin önlenmesine ilişkin bir inisiyatif alanı oluşturulmaktadır.” ifadelerini kullandı.

ÜLKEMİZE YAPTIRIM UYGULANABİLİR
Kanun teklifiyle birlikte sivil toplum kuruluşlarının zan altında kalacağını söyleyen Karaduman, şöyle devam etti:

“İnsani yardım yapılan bölge ve toplumun; terör yaftası ile yaftalanması BMGK raportörlerinin tasarrufuna bırakılmıştır. PKK ve PYD gibi yapılar terör sayılmaz iken Filistin ebedi terör toprağı olarak damgalanacak ve İslam dünyasına yardımın imkânı ortadan kalkacaktır. İslam dünyası başta olmak üzere, yapılan yardım ve hizmetler BMGK takdiri ile terörü destek olarak tanımlanacak ve ülkemiz güvenlik birimleri vasıtasıyla ilgili yardım kuruluşlarına ve kuruluş yöneticilerini ağır müeyyideler uygulanabilecektir. Bu kanun teklifi uluslararası düzlemde sadece sivil toplum kuruluşları için değil, kamu ya da yarı kamu özellikler taşıyan kurum ve kuruluşlar içinde aynı handikapları taşıyacaktır.”

Sivil toplum kuruluşu hareketlerini kısıtlayacak veya tamamen durduracak söz konusu düzenlemenin geri çekilmesi gerektiğinin altını çizen Karaduman, “Bu düzenleme, sivil toplum kuruluşlarının varlığını tehdit ettiği gibi ülkemiz için de bir güvenlik sorunu oluşturacaktır. Bu alanda yapılacak düzenlemeler, Sivil Toplum kuruluşu temsilcileri, muhalif siyasi partiler ve diğer paydaşların ortak çalışmaları sonucu oluşturulmalıdır.” şeklinde konuştu.

ÜLKEMİZİN GÜVENLİK SORUNU OLUŞACAK
Bahsi geçen uluslararası kuruluşların terör tanımı ve terörle mücadele anlayışı evrensel nitelikte olmadığını belirten Karaduman, “Ülkemizin güvenliği için tehdit oluşturan örgütler bu kuruluşlarca terör örgütü listesine alınmadığı gibi bunlara zaman zaman mühimmat yardımı da yapılmaktadır. Dolayısıyla BMGK ve FATF gibi kuruluşların terörle mücadele konusunda ülkemiz ve bölge ülkeleriyle yapısal bir uyuşmazlığı söz konusudur. Bu nedenle BMGK ve FATF kıstas ve kararlarını esas alan bir kanuni düzenleme ülkemiz için bir güvenlik sorunu oluşturacaktır.” diye konuştu.

Milli Gazete