Mücahit Gültekin
Giriş Tarihi : 19-12-2020 10:35   Güncelleme : 23-12-2020 21:20

Mücahit Gültekin yazdı: Dua...

Bilmediğim ve anlamadığım şeyler hakkında konuşmaktan sana sığınırım. Bilmediğim ve anlamadığım şeyler hakkında konuşmuş olmaktan dolayı beni affet! Alkış ve yuhalamaların gürültüsünden, senin kelâmını, ihtarını, inzârını duyamamış olmaktan dolayı duyduğum mahcubiyeti kabul et! Alkış ve yuhalamalara beni sağır kıl! Mahcubiyetimi arttır! İrademi nefsin tahakkümünden kurtarmama yardımcı ol! İrademi senin necat ipine bağlı kıl!

Mücahit Gültekin yazdı: Dua...

Allah’ım!

Azameti ve letafeti, cemali ve celâli her şeyi kuşatmış olan Allah’ım!

Peygamberimize (S.A.V.) ve Ehl-i Beyt’ine salât-ü selâm ederim.

Habîr olan, Semî olan, Basîr olan; kendisine hiç bir şeyin uzak olmadığı, gizli olmadığı, kapalı olmadığı yüce Yaratıcım!

Evvelsin ve ahirsin, zahirsin ve batınsın, el-Mukaddim ve el-Muahhir’sin!

Malikü’l Mülk’sün, Zü’l Celal-i ve’l İkram’sın!

Sen varsın! Senden başka hiçbir şey yok, senden olmayan hiçbir şey yok! Bütün âlem senin feyzinle vardır.

Bütün övgülerden yüce, bütün tariflerden münezzehsin!

Yarattığına nazar eden, huzura kabul edensin!

Yokken beni var ettiğini, senden gelip sana döneceğimi, bana hayatı ve ölümü bahşettiğini ve beni büyük hesap gününde yeniden dirilteceğini kabul ederim.

Allah’ım senden bağışlanma diliyorum, af ve merhamet diliyorum.

Bilmediğim ve anlamadığım şeyler hakkında konuşmaktan sana sığınırım. Bilmediğim ve anlamadığım şeyler hakkında konuşmuş olmaktan dolayı beni affet! Alkış ve yuhalamaların gürültüsünden, senin kelâmını, ihtarını, inzârını duyamamış olmaktan dolayı duyduğum mahcubiyeti kabul et! Alkış ve yuhalamalara beni sağır kıl! Mahcubiyetimi arttır! İrademi nefsin tahakkümünden kurtarmama yardımcı ol! İrademi senin necat ipine bağlı kıl!

Senin zikrinden gafil geçen yıllarım için senden af diliyorum Rabbim; nimetlerini müşahede etmemiş gözlerle huzuruna çıkmaktan korkuyorum! Boş işlerle geçmiş bir ömürden başka elimde ne kaldı ki! Mazlumun sesini duymamış kulaklardan, çilesini görmemiş gözlerden ve bir türlü hakikati anlamamış bir kalpten başka neyim var ki!

Ömrüm beni ilimden, idrakten ve irfandan uzak bir çöle getirip bıraktı. Ne yol biliyorum, ne de yordam. Ne usul kalmış elimde, ne de üslûp. Buraya kendim getirdim kendimi. İfrat rüzgârı şuraya, tefrit rüzgârı buraya savurup duruyor benliğimi. Yol gösterecek dostlardan da uzak düşürmüşüm kendimi. Seslenseler de duyamam ki, baksalar da onlara görünmem ki. Menzilin dışına sürüklemişsem kendimi onlara ne diyebilirim ki!

Bana yapılan hangi iyiliğin karşılığını verebildim ki! Kullarınla yaptığın hangi imtihandan yenik çıkmadım ki! Görmeden geçip gittiğim için kaç kalbi incittiğimi artık sadece sen biliyorsun. İsteyeni işitmeyen kulaklar isteyemeyenleri nasıl duysun ki! İyiliğe iyilik edememişsem, kötülüğü iyilikle nasıl karşılayabilirim ki!

Şimdi böyle bir haldeyim Rabbim! Bu hâl üzere bırakma beni! Derman bahşet Allah’ım; bir yol bulabileyim. Bakılacak yere bakabileyim, gidilecek yere gidebileyim, madunları işitebileyim, görünmez kılınanlara yönelebileyim. 

İlgimi ve dikkatimi düşmanın cazip vaatlerinden özgür kıl; isteyemeyenleri fark edebileyim. Gürültü arttığında duyabileyim, sis önümü kapladığında görebileyim.

İlgimi yönelt, dikkatimi arttır; irademi başıma gelenlerin etkisinden kurtarmama yardımcı ol. Kararsızlığa mahkûm bırakma, müstekar kıl kalbimi.

Rabbim, annemi ve babamı rahmetinle yargıla. Onları engin kereminle karşıla. İnayetini benim, eşimin, çocuğumun ve kardeşlerimin üzerinden eksik etme. Bizi ailecek senin yolunda yürümeye arzulu kıl. Zihnimize berraklık ve kalbimize sükûnet ver. Ki, bunlarla senin rızan için her tehlikeye tereddütsüz atılabilelim.

Rabbim, sana yönelmek beni umutlu kılıyor. Esirgemesi ve bağışlaması sınırsız olan Rabbim, yardım et bana, umudumu hüsrana çevirmeyeyim kendi ellerimle.

“Bana göndereceğin her hayra muhtacım.”

Âlemlerin Rabbi olan sensin ve hâmd yalnız sanadır.

Milli Gazete