GÜNCEL
Giriş Tarihi : 02-12-2020 19:41   Güncelleme : 04-12-2020 15:37

KADEM Başkanı Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu: ‘Cam tavanları' kadın girişimcilerle kıralım!

Birçok şirkette kadınların yönetim kademelerine yükselmesini engelleyen bir ‘cam tavan' olduğunu söyleyen KADEM Başkanı Gümrükçüoğlu, “Oysa araştırmalar gösteriyor ki yönetiminde kadınların da yer aldığı şirketler daha başarılı oluyor. Kadınları destekleyip, o camı kıralım” diyor.

KADEM Başkanı Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu: ‘Cam tavanları' kadın girişimcilerle kıralım!

Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), kendi tarifiyle ‘kadının insanlık onurunu teslim etmek üzere savunuculuk yapan’ bir sivil toplum kuruluşu. Yerleşik toplumsal kabullerin dışına çıkarak, kadının toplum içindeki konumunun güçlenmesi için çaba sarf ediyor, eğitimler düzenliyor, etkinlikler yapıyor. Bu etkinliklerden biri de 2 yılda bir düzenlenen Kadın ve Adalet Zirvesi. Geçen hafta Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla gerçekleşen zirvede 3 gün boyunca ‘dijital çağda insan kalmak’ teması konuşuldu. Tabii ‘kadın’ konusu yine başroldeydi. Biz de dijital dünyayı gündeme alan zirve vesilesiyle KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu’yla dijital ortamda buluştuk. İş dünyasında kadının konumundan, ‘kadına şiddete kadar pek çok konuyu konuştuk. Şiddetin dilde başladığını vurgulayan Gümrükçüoğlu, “Kadınlar hayatları boyunca bariyerlerle karşılaşıyor. İş dünyasında bariyerler daha da yükseliyor. Kadınların şirketlerde yönetim kademelerine yükselmesi için adeta bir ‘cam tavan’ var. Oysa araştırmalar gösteriyor ki yönetiminde kadınların da yer aldığı şirketler daha başarılı oluyor. Kadınları destekleyelim. Cam tavanları kıralım” diye konuşuyor.

Pandemide evlere kapanınca hayatımız dijitale kaydı. Bu yılki zirvenin ana temasını buradan yola çıkarak mı belirlediniz?

Salgınla birlikte dijitalleşmenin hayatımıza daha derin nüfus etmesinin üzerine zirveye bu konuyu taşımış gibi olduk. Ama öyle değil. Bu tarz zirvelerde hazırlıklar 1 yıl öncesinden başlar. Biz de bu başlığı aslıda 1 yıl öncesinden seçtik. Biz sürekli çevirimiçi olmanın, sürekli telefona bağımlı yaşamanın negatif ve pozitif etkilerini, bu dijital dünya uyum sürecemizi konuşalım istedik. Yola çıkış noktamız, “Dijital dünyayı insan yönetmeli, dijital dünya insanı yönetmemeli” idi.

Şu anda dijital dünya mı yönetiyor insanı?

Dijital dünya kendi kültürünü, kendi dilini üretti. Bu da bireyde ve toplumda ciddi bir dönüşümü beraberinde getirdi. Bir taraftan insansı robotlar üretilirken, diğer yandan dijital dünyada insanlar biraz robotlaşmaya başladı. Bunun psikolojik ve sosyolojik etkilerini anlamak için bir yol haritası çıkarmak gerekiyordu. Biz de bilgi ve maniplülasyonundan, ödeme sistemlerine kadar 3 gün süren oturumlarda dijital dünyayı ele aldık. Şimdi ortaya bir sonuç bildirgesi çıkacak.

Peki kadın için dijital dünya ne ifade ediyor?

İş dünyasındaki kadınlar zaten dijital dünyaya entegreydi. Onun dışında yeni iş sahaları ve istihdam fırsatları da açıldı. Anadolu’da evde üretim yapan ama pazar erişimi olmayan kadınlar dahi dijital dünyala devasa bir pazara kavuştu. Bunu çok önemsiyoruz. Diğer yandan dijital dünyanın 2 önemli ayağı vardı, tüketim ve sosyalleşme. Şimdi Kovid-19’la eğitim de bu ayaklardan biri oldu. Ve bugüne kadar hiç internet kullanmamış pek çok kadın bu süreçte rutin bir internet kullanıcısı haline geldi. Çevirimiçi eğitimde çocuklarla beraber en fazla mesai harcayan anneler oldu.

KADEM girişimci kadınları destekliyor mu?

TÜBİTAK Martek’le birlikte hayata geçirdiğimiz ‘İnovasyonda Kadın’ diye bir girişimcilik programımız var. Kadınlardan bize teknoloji bazlı projelerini göndermelerini istiyoruz. Ve burada kadınlarda eğitim, tecrübe, yaş hiçbir kriter aramıyoruz. Sadece ‘bir fikrin var mı?’ diyoruz. Gerekli eğitimi almamış olabilir, sermayesi olmayabilir. Sorgulamıyoruz. Çünkü bunların hepsi birer bariyer. Ve kadınlar hayatları boyunca bir şeyler başarabilmek için sürekli bariyerlerle karşılaşıyor. Bizim amacımızsa bu bariyerleri kaldırmak.

YÖNETİM KURULUNDA KADIN BAŞARIYI ARTIRIYOR

Geçtiğimiz günlerde BİST’te kadın CEO oranının yüzde 2.5 olduğuna dair bir araştırma yayınlandı. Kadınların yönetici olabilmesi için, girişimci mi olması gerekiyor?

‘Cam tavandan’ kastettiğim maalesef bu. Kadın yöneticili şirketlerin çoğu da aile şirketidir. Profesyonel kadın yönetici sayısı gerçekten az. Oysa yönetiminde kadınların da yer aldığı şirketlerin daha başarılı olduğuna dair araştırmalar var. Bizim amacımız kadınların özel hayatıyla iş hayatını dengeleyebileceği bir sistemin oluşmasını sağlamak.

25 Kasım’da şiddetle ilgili farkındalığı artırmak ve Emine Bulut’u, Özgecan Aslan’ı, Şule Çet’i, hatırlatarak, ‘onların, yerinde sen de olabilirdin’ demek için bir Instagram filtresi hazırladık. 

Zirvenin açılış konuşmasını Başkan Erdoğan yaptı. 

ÇEKİRDEKTEN BİYOPLASTİK

Sonrasında süreç nasıl işliyor?

Sonra bu projeler arasından eleme yaparak, finale kalan 30 kişiyi girişimcilik kampımızda ağırlıyoruz. Onlara finanstan insan ilişkilerine kadar belli eğitimler veriyoruz. Sonra da bu 30 projeden 5 tanesi seçiliyor ve onlara projelerini hayata geçirmeleri için 25 bin TL ödül veriyoruz. TÜBİTAK Martek de bu kızlara kuluçka merkezide 1 yıl boyunca ücretsiz yer tahsis ediyor. Bu yıl bu projede aramıza TOBB ETÜ ve Bilişim Vadisi de katıldı. Ve 1 ay önce programımızı gerçekleştirdik ama bu kez eğitimleri online olarak verdik.

Bu programdan doğan yeni şirketler oldu mu peki?

Bugüne kadar 1500’e yakın kadın başvuru yaptı. Aralarında lise öğrencileri dahi var. Ve buradan bugüne kadar 5 şirket çıktı. Mesela zeytin çekirdeklerinden biyoplastik antibakteriyel materyal üreten bir kadın girişimcimiz var: Duygu Yılmaz. Bu ürün Amerika’da 2 yarışmada birinci oldu. Ve şu anda Vestel televizyonlarda kullanılıyor. Bizim iş dünyasında kadınların tepesideki cam tavanları kırabilmek için Duygu gibi kadın girişimcileri desteklemeye ihtiyacımız var. 

PANDEMİNİN FATURASI KADINLARA ÇIKTI GİBİ...

Pandemi kadını nasıl etkiledi? Kadına şiddetin artığı, işletmelerin önce kadın çalışanlardan vazgeçtiğine dair söylemler var..

Biz de öyle düşünüyoruz. Etrafımızdan biz de bunun örneklerini duyduğumuz için bu konuyu araştırmaya başladık. Mart ayında bir kongremiz olacak. Bu yılki kongremizin konu başlığını ‘Pandemi sürecinde kadın’ olarak belirledik. İş hayatında ve evde kadınların bu dönemde neler yaşadığını da araştırmalarıyla işleyeceğiz. İş hayatında önce feda edilen kadınlar mıydı?..Karantina döneminde evde bütün yük kadına mı kaldı, şiddet arttı mı?.. Maalesef bu soruların yanıtı evet gibi görünüyor. Ama ezbere konuşmak de istemem. Bu araştırmalarımızın sonuçlarını mart ayında açıklayacağız. 

Şenay Büyükköşedere / Akşam