ANALİZ
Giriş Tarihi : 27-11-2020 09:04   Güncelleme : 27-11-2020 09:04

Mehmet İhsan Arslan: 2003’te ilk kez yürürlüğe giren ihale kanunu 186 kere değiştirildi. Bence ayıp oldu

Mesela 2003’te ilk kez yürürlüğe giren ihale kanunu 186 kere değiştirildi. Bence ayıp oldu. Orada iyi niyet aramıyorum

Mehmet İhsan Arslan: 2003’te ilk kez yürürlüğe giren ihale kanunu 186 kere değiştirildi. Bence ayıp oldu

AK Parti Kurucularından Mehmet İhsan Arslan kaleme aldığı "Aklımda Kalan" adlı kitapta çarpıcı itiraflarda bulundu.

Ahmet Taşgetiren Karar gazetesinde yayımlanan köşe yazısında  AK Parti Kurucuları arasında yer alan ve son olarak disipline sevk edilen Mehmet İhsan Arslan'ın kaleme aldığı "Aklımda Kalan" adlı kitabı değerlendirdi.

 "Aklımda Kalan" adlı kitapta çok konuşulacak iddialar ortaya koyan Mehmet İhsan Arslan, "Kanun çıkarma makinası gibi çalıştık. Bunların bazıları aceleye geldiği için bazen bir değiştirdiğimizi altı ay sonra yeniden değiştirmek zorunda kalıyorduk. Bunların iyi niyetli olanları da vardı. Ama itiraf edeyim yanlış olanları da vardı. Mesela 2003’te ilk kez yürürlüğe giren ihale kanunu 186 kere değiştirildi. Bence ayıp oldu. Orada iyi niyet aramıyorum (s. 357)" diyerek ihale kanununda yapılan değişikliklerde iyi niyet olmadığını yazdı.

Ahmet Taşgetiren'in yazısında yer verdiği AK Parti Kurucusu Mehmet İhsan Arslan'ın iddiaların  bazıları şöyle:

“Parti içinde tartışmayı da çok hızlı bıraktık diyebilirim. İlk bir iki yıldan sonra belki.” (s. 357) ….. Her hafta konuların istişare edildiği grup toplantıları sona erdi. Başbakanın ya da genel başkanın hitap ettiği ve bol alkış aldığı bir formata dönüştü. Doğru değildi ama kimsenin de buna hayır deme şansı olmadı…..Yaşanan süreç istişarelerimizin kurumsal olmaktan çıkmasına neden oldu. Hiç mi istişare yapılmıyordu? Elbette yapılıyordu ama daha dar bir çevrede. (s. 358)

“İki kere refüze edildiğinizde üçüncü kere konuşmaz oluyorsunuz. Eğer o koltuklara tekrar oturmak istiyorsanız munis olmak durumundasınız. Bizde demokrasi böyle işliyor. “ (s. 360)

“Halka karşı değil liderine karşı sorumlu olduğunu düşünen insanlardan fazla hayır gelmez. “ (s. 361)

“….lider ara kademeleri de by-pass ederek genel müdürü direk atıyorsa, hiyerarşi zinciri kopuyor. Bir bakanın ‘efendim uygun değil’ deme şansı yok. Başbakanın ‘ben bunu imzalamıyorum deme şansı yok. Bu hale gelince bütün kuvvetler tek kişide birleşmiş oluyor, bunun da adına demokrasi diyoruz. “ (s. 362)

“İktidar olduğunuzda, insanların kaderini belirlemeye başladığınızda, bunun çok rahat olduğunu fark ettiğinizde bu kere hırsınız artıyor. Daha daha yapma ihtiyacı hissediyorsunuz. Orada kuralları bir kenara bırakıyorsunuz. ….Yozlaşmanın sebeplerinden biri budur. Kendinizi kurallara bağlı hissetmemeye başlıyorsunuz. “ (s. 362)