ANALİZ
Giriş Tarihi : 12-10-2020 09:07   Güncelleme : 12-10-2020 09:10

Yasemen Çoban “Savaş kurbanı antik kent: Halep” belgeselini izlerken yazdı: Belgeseli seyredip geçemedim...

Halep'i gördüğüm için yüreğim iki kat acı hissediyor.

Yasemen Çoban “Savaş kurbanı antik kent: Halep” belgeselini izlerken yazdı: Belgeseli seyredip geçemedim...

Halep'i gördüğüm için yüreğim iki kat acı hissediyor.

Savaştan önce Suriye'ye gitmek nasip olmuştu. Savaştan sonra gittiğime üzüleyim mi sevineyim mi bilemedim.
Gördüklerim yok olup gitti...

Halep'in Zekeriyya camisine hayran kalmıştım, Şam'ın Abdülhamit çarşında gezerken sanki bizim Kapalı Çarşı'da idim...

Yine Şam'da bir çok sahabe türbesi gördüm. O kadar çok sahabe mezarı vardı ki şaşırmadan edemedim. Bilal Habeşi, Nebi'mizin(s) eşlerinden Ümmü Seleme, yine Nebi'mizin (s)sevgili torunu Seyyide Zeyneb'i ziyaret ettim Şam'da.

Yıllarca kitaplarını okuyup hayran kaldığımız
Ali Şeriati'nin mezarına da Şam'da rastladım. Mezarı Seyyide Zeyneb'in türbesinin yanındaydı.Vasiyeti üzerine seyide Zeyneb'in yanına defn edilmişti...

Uzun uzun sohbet ettim kendisiyle...
Seyyide Zeyneb'in yanında, sevdiğin yerdesin dedim. Yani bana derin izler bıraktı Şam...

Emevi! camisi harikaydı. Hele caminin içinde ki dört mihrap o kadar güzel göründü ki bana. Her mezhebin farklı mihrabını yapmışlardı. İsteyen kendi mezhep imamının arkasında namaz kılıyor, sohbetini dinliyordu...
Kimse kimseyi mezhebinden dolayı kanamıyor, dışlamıyor, ötekileştirmiyordu....

Evet Emevi! camisi tarihi yapı olarak çok güzeldi ve değerliydi. Ancak güzel olduğu kadar acılarla da doluydu... Kerbela'dan sonra Şam'a işkencelerle yürütülüp, esir olarak getirilen Ehlibeyt ailesinin oturtulduğu mahvile baktım bir an kendimi onların yanında hissederek...
Yezid'in ve avanesinin oturduğu yerler yüksekte, Ehlibeyt'in oturtulduğu yer ise caminin düz zeminideydi...

Ehlibeyt'in esir olarak oturduğu ve Hz Zeyneb'in onca acıya rağmen ayağa kalkarak tarihî konuşmasını yaptığı ve Yezid'i rezil rüsva ettiği yerleri de gördüm...

Orada da acıları ve hüznü yaşadım. Gözlerimden süzülen yaşları bıraktım Zeyneb'i ve Nebi (s) torunlarını düşünürken Emevi camisinin halılarına...

Suriye halkında hoşgörü, eğitim, kibarlık, sakinlik, naiflik, insanlık gördüm. ...

Diğer Arap ülkelerine ve halklarına hiç benzemiyordu...
Suriye savaşında gördüğüm kafa kesenler o Suriyeliler olamaz dedim hep içimden. Sonradan okuduklarım hislerimi doğruladı.

Evet onların/kafa kesenlerin neredeyse çoğu dışardan gelen savaşçılar/cihatçılarmış...

3.Dünya savaşını yaşadı adeta Suriye...
Suriye'nin her şeyini mahvettiler...
İnsanlarını, dinini, kültürünü, geleneğini, tarihini, taş binalarını, tarihi eserlerini tarumar ettiler...

Kısaca beni Suriye çok üzdü çok.
Ülkesini terk etmeyip mücadele eden Suriyeli'ler umudunu yitirmemiş. Bu belgeseli Seyredince ben de umutlandım....

Allah yardımcıları olsun, işleri kolay olsun inşallah...

Belgeseli İzlemek için tıklayın