MAKALE
Giriş Tarihi : 13-08-2020 08:29   Güncelleme : 18-08-2020 09:13

Abdurrahman Arslan Yazdı: Dünyevîleşme -1-

Mülkün mutlak sahibinin Allah olduğunu hatırlatarak, insanın "emanetçi" olduğunu bildirir. Kapitalizm ile yeni tanışan müslümanların, modern dünyanın malı, mülkü ve eşyası karşısında istahları fazlasıyla kabarıktır.

Abdurrahman Arslan Yazdı: Dünyevîleşme -1-

Günümüz iletişim teknolojileri ve onlara dayalı olarak gelişen görsellik kültürü ve kapitalizm, küresel çapta bütün zihinleri hakimiyeti altına alarak bizi yeni bir değişim türüyle karşı karşıya getirmektedir.

Bu süreçte ekonomik üretimin, toplumsal işleyişin ve demokratik siyasetin mantığı değişmektedir.

İslam'ın tecrübe edilmiş hakikatine uygun bir gelenek içinde Müslümanın dünya ile kurduğu ve sürdürmeye çalıştığı ilişki biçimi değişmekte; sözkonusu kültürü içselleştirdiği oranda diniyle, dünyayla, insanlarla ve servetle olan ilişkisi dönüşmekte, eşya ile ilişkisi "emanetçilik"ten "sahiplenicilik" ilişkisine doğru evrilmektedir.

Muhtemelen tarihin hiçbir döneminde, insanın yaşadığı sosyal dünya bu kadar eşya ile dolmamıştı.

Bunun "yığıp biriktirme toplumu"na işaret ettiğini söyleyebiliriz (bkz. Kur'an, Tekâsur sûresi).

Din, ahirete vurgu yaparak, insan ile dünya arasına her zaman bir"yabancılık" hissi yerleştirir.

Mülkün mutlak sahibinin Allah olduğunu hatırlatarak, insanın "emanetçi" olduğunu bildirir. Kapitalizm ile yeni tanışan müslümanların, modern dünyanın malı, mülkü ve eşyası karşısında istahları fazlasıyla kabarıktır.

Son dönem fizik biliminin ortaya koyduğu neticeler, bilgiye mutlak bir temel bulma çabasının mümkün olmadığını gösterdi.

Bilginin yapısıyla ilgili bu durum, pozitivizmin, hakikatin zaman üstü ve evrensel olduğu tezini anlamsızlaştırdı. Bu değişiklikler, hakikate ulaşma işinin bir yorum meselesine indirgenmesine sebep oldu.

Buna göre artık sabit bir hakikatten bahsetmek imkânsızdır. Değişmez kabul edilen bir düşünce, inanç, bu felsefî zihniyete göre artık baskıcı bir özelliğe sahiptir. Buna İslam dini de dahildir.

Batı zihniyeti üç şeyi birbirinden ayırmıştır. Bunlar, Allah, insan ve dünyadır. Din ile dünya ayrımı, bu temel ayrımın bir ürünüdür.

Devam Edecek..