MAKALE
Giriş Tarihi : 10-08-2020 16:12   Güncelleme : 10-08-2020 16:12

Fatma Tuncer Yazdı: Affetmek erdemdendir

“Öfkesini yenenler, insanların suçunu bağışlayanlar da cennetliktir. Allah iyilik edenleri sever.”

Fatma Tuncer Yazdı: Affetmek erdemdendir

Allah, evreni ve insanı öyle bir denge üzerine yaratmış ki, bu dengeyi bozmaya kalktığımızda her şey tersyüz oluyor. Misal; duygularımız bizi insan kılan ve ilişki düzeneğimizi belirleyen yapıtaşlarımızdır. Fakat duyguların kullanımında itidal sınırlarını aştığımız takdirde hem insani ilişkilerimizde sorun yaşamaya başlarız hem de can sıkıntısına ve ruhsal buhranlara kapılırız.

Seküler kültürün şekillendirdiği fertlerin kin ve nefret duygularını abartılı şekilde yaşadıklarını görmekteyiz. Neden? Çünkü bu kişiler ben odaklı yaşıyor ve affetmenin kazanımlarını önemsemiyor, gündelik hayatta ayaklarına basan kişilerle daha farklı ilişkiler kurma şansları varken onlar şiddeti tercih ediyorlar. Oysa affetmek, kalpleri yumuşatır ve insani ilişkilerin kalitesini yükseltir.

Sahabeden Ukbe (r.a) Resulullah’ın kendisine yaptığı tavsiyeleri şöyle anlatır: “Bir gün Resulullah ile karşılaştım ve ya o benim elimden veya ben onun elinden tuttum. Buyurdular ki, ‘Ey Ukbe sana dünya ve ahret ehlinin en üstün ahlakından haber vereyim mi, gelmeyene gitmen, vermeye vermen ve sana kötülük edeni affetmendir.’”

Resulullah, kendisine büyük haksızlıklar yapan müşriklere karşı kin ve öfke beslememiş, onlar için hayır duada bulunmuştur. Hatırlarsınız Taif’te kalpleri taşlaşmış kişiler kendisini taş yağmuruna tutmuştu, o ise yüzünden kanlar akarken dahi bu kişiler için hayır duada bulunmuştu. Resulullah’ın izinde yürüyen dava adamları da nefislerine dokunan kişilere karşı nefret beslemediler, tepkilerini ancak Allah’ın dinine zarar getiren kişilere karşı gösterdiler. Onlar koca yürekli insanlardı, o yüzden küçük meseleleri büyütüp kin ve nefrete kapılmadılar, hata edenin hatasını affedip yüreklerini bütün insanlara açtılar. Onlar kimseye kem söz söylemediler, kalp incitmediler. İnandıkları dava için çalıştılar ve hayatlarına İslam’a adadılar.

Son yıllarda Batılı psikolog ve psikiyatristlerin affetmenin getirdiği kazanımlardan söz ettiklerini görmekteyiz. Konuyla ilgili araştırmalar yapılıyor, makaleler hazırlanıyor ve depresyon hastalarına iki şey kuvvetle tavsiye ediliyor: İnsanların kusurlarını affetmek ve iyilik yapmak… Affetmenin faydaları üzerinde duran Batılı bilim adamları bunu ruhsal tedavinin bir parçası olarak görüyorlar. Psikiyatristler kendilerine haksızlık yapan kişileri affeden kişinin kin beslediği kimse ile bağını kopararak bağımsızlaşacağını söylüyorlar. Affetmek ruhsal iyileşmenin yanında kişileri kalp hastalıklarına, sinirdim sistemi rahatsızlıklarına ve hormonal rahatsızlıklara karşı da koruyan bir etken olarak görülüyor.

Affetmek, insanların kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlıyor nefret ise mutsuzluğa, yalnızlaşmaya ve depresyona sebebiyet veriyor. Bu kişiler stres kaynaklı kalp sorunlarına, tansiyon, dolaşım ve sindirim sorunlarına karşı hedef haline geliyorlar. Fakat insanlarımıza nefret sevgiden daha sevimli geliyor ve bu şekilde hem kendilerine hem de karşı tarafa zarar veriyorlar. İnsanlar öç alma hevesiyle hareket edip güç elde edeceklerini düşünüyorlar. Fakat huzur ve sükûnet intikam duygusu ile hareket edenlerin değil affedenlerin gönüllerine konuyor ve burada hayat buluyor.

EN GÜZEL SÖZ

“Öfkesini yenenler, insanların suçunu bağışlayanlar da cennetliktir. Allah iyilik edenleri sever.” (Âl-i İmrân Sûresi / 134)

Milli Gazete