GÜNCEL
Giriş Tarihi : 03-08-2020 22:53   Güncelleme : 03-08-2020 23:05

SDG ile ABD'li şirketin petrol anlaşması yapmasına Ankara'dan sonra Şam'da sert tepki gösterdi..

Suriye'nin kuzeyinde, Kürtlerin denetimindeki bölgede bulunan bir petrol sahasıyla ilgili olarak Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile bir Amerikan şirketi arasında varılan anlaşmaya Türkiye'den sonra Suriye de sert tepki gösterdi.

SDG ile ABD'li şirketin petrol anlaşması yapmasına Ankara'dan sonra Şam'da sert tepki gösterdi..

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, "terör örgütü" ve "PKK'nın uzantısı" olarak nitelendirdiği Kürt silahlı gücü YPG'nin (Halk Savunma Birlikleri) öncülüğündeki SDG'nin, Delta Crescent adlı bir Amerikan şirketiyle anlaşmasının kabul edilemeyeceğini vurguladı.

Bakanlıktan Pazartesi günü yapılan yazılı açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Suriye'nin doğal kaynakları Suriye halkına aittir. ABD'nin uluslararası hukuku hiçe sayan, Suriye'nin toprak bütünlüğüne, birliğine ve egemenliğine kasteden ve terörizmin finansmanı kapsamına giren bu adıma destek vermesini esefle karşılıyoruz. Hiçbir meşru saikle gerekçelendirilemeyecek olan bu tasarruf asla kabul edilemez."

Suriye Dışişleri Bakanlığı'ndan Pazar günü yapılan ve resmi medyada yayımlanan açıklamada ise SDG ile yapılan petrol anlaşmasının tarafı olan Amerikan şirketinin adı verilmedi.

Ancak açıklamada "El Kasd (SDG) ile bir Amerikan şirketi arasında Suriye'nin petrolünü Amerikan yönetiminin desteğiyle çalmak amacıyla varılan anlaşmayı en sert bir şekilde kınıyoruz" ifadesi kullanıldı.
Suriye hükümeti anlaşmanın yasadışı ve geçersiz olduğunu vurguladı.

POMPEO NE DEMİŞTİ? 

Amerikan Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu'nda Perşembe günü yapılan bir oturumda Senatör Lindsey Graham, SDG Komutanı Mazlum Kobani'nin kendisine, bir Amerikan şirketiyle Suriye'nın kuzeydoğusundaki petrol sahalarının modernizasyonu konusunda anlaşmaya varıldığını bildirdiğini söylemişti.
Graham, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'ya bu anlaşmayı destekleyip desteklemediğini sormuştu.

Pompeo bu soruya, "Destekliyoruz. Anlaşmanın sağlanması umduğumuzdan uzun sürdü, şimdi uygulama aşamasındayız" yanıtını vermişti.

ABD’NİN SURİYE’DEKİ VARLIĞI

Suriye 2011 yılında iç savaş başlamadan önce günde 380 bin varil petrol üretebilen bir ülkeydi.

Ancak 9 yıldır devam eden savaşta Suriye hükümeti ülkenin geniş kesimlerinde, bilhassa kuzey ve doğusundaki petrol sahalarının çoğunun denetimini kaybetti.

Batı ülkeleri tarafından uygulanan yaptırımlar da Suriye'nin enerji sektörünün kalabilen kısmında yıkıcı etki yaptı.

ABD Başkanı Donald Trump 2018'de Suriye'nin kuzeyindeki Amerikan güçlerini önemli ölçüde geri çekti fakat petrol bölgelerinin bulunduğu bölgelerde bir kısım gücünü muhafaza edeceğini de açıkladı.

Trump Kongre'de çekilme kararından dolayı eleştirildi.

Bazı önde gelen Cumhuriyetçiler, DEAŞ'ın bölgeden püskürtülmesinde hayati rol oynayan Kürtlerin "terk edilmesinin" yanlış olduğunu savundu.

ABD'de ayrıca Trump'a, bölgeden çekilmenin "alanı Rusya'ya bırakmak" anlamına geldiğini söyleyenler de tepki gösterdi.

ABD Savunma Bakanlığı geçen yılın sonlarında, Suriye'nin kuzeydeki petrol sahalarının gelirlerinin SDG'ye gideceğini açıklamıştı.

Karar