GÜNCEL
Giriş Tarihi : 16-07-2020 21:30   Güncelleme : 16-07-2020 21:30

Saadet Partili Karaduman: FETÖ ile mücadele yeni haksızlıkları doğurdu..

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, 15 Temmuz'un 4. yılında FETÖ ile mücadelenin, iktidar karşıtlarının susturulduğu bir zemin üzerine inşa edildiğini söyledi.

Saadet Partili Karaduman: FETÖ ile mücadele yeni haksızlıkları doğurdu..

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, "Bugün özellikle FETÖ ile mücadele yeni haksızlıkları doğurmuştur. OHAL sürecinde çıkarılan KHK ile beraber işinden ihraç edilen, beraat ve takipsizlik almış olmasına rağmen hala insanlar işlerine döndürülmüyorsa bu 15 Temmuz gecesi bütün insanlarımızın ortaya koymuş olduğu mücadeleye elbette ki ihanet etmek olacaktır." dedi. 

BEDEL ÖDEYEN TÜM KAHRAMANLARI SELAMLIYORUM

Van'da keşif uçağının düşmesi sonucu şehit olan 7 polis ile Siirt'teki operasyonda şehit olan 2 özel harekat polisine Allah'tan rahmet dileyen Karaduman, darbe girişiminin 4. yıl dönümünün geride kaldığını, ülkenin birlik ve beraberliğine karşı düzenlenen darbe kalkışmasını lanetledi. Karaduman, o gün ülkenin birlik ve beraberliği için hangi siyasi partiye mensup olursa olsun, bağımsızlık için bedel ödeyen tüm kahramanları selamladığını ifade etti.

"Türkiye’nin darbelerle istikrarsızlık ve kaos ülkesi haline getirilmemesi için üzerimize düşen mesuliyetleri idrak etmek mecburiyetindeyiz." diyen Saadet Partisi Milletvekili Karaduman, şöyle konuştu:

BİR PARTİYE MENSUBİYET ARAMAK DARBEYE ZEMİN HAZIRLAMAKTIR

"Ülkemizi 15 Temmuz darbe girişimine maruz bırakan gelişmeler ibretliktir ve bu girişim her yönüyle tamamen aydınlatılmadığı sürece geleceği öngörmek mümkün olmayacaktır. 15 Temmuz darbe girişimiyle tekrar anlaşılmıştır ki devlet kademelerine atama yapılırken ehliyet ve liyakati değil, bir partiye ve gruba mensubiyet ve sadakat şartı aramak darbeye zemin hazırlamaktır. Kamu kaynaklarının adilce bütün vatandaşların hizmetine sunmak yerine bir partinin veya bir gurubun kullanımına sunmak darbeye zemin hazırlamaktır. İktidarların siyasi ikbal uğruna, inancımız ve değerlerimizle bağdaşmayan faaliyetler yürüten yapılarla işbirliği yapması darbeye zemin hazırlamaktır.

İKTİDARIN UYGULAMALARI MUHALİFLERİ TASFİYEYE YÖNELİK OLDU

İktidarların muhalifi ötekileştirmesi, kutuplaştırıcı siyaseti ve nefret dilini tercih etmesi Türkiye’yi istikrarsızlık ve kaosa sürükleyecektir. 15 Temmuz gecesi ortaya konulan mücadele, malum yapının zihniyetine ve doktrinlerine karşı ortaya konulan bir mücadele olmuştur. Geçtiğimiz 4 yıllık süreçte iktidarın uygulamaları FETÖ zihniyetini oluşturan yanlışları ortadan kaldırmaya yönelik değil, iktidara muhalif kişileri tasfiye etmeye yönelik olmuştur."

15 TEMMUZ KONUŞULACAKSA DERSLERİN ALINMASI ÖNEMLİDİR

15 Temmuz'a giden yolda yapılan yanlışların görülmediği sürece yapılan törenlerin hiçbir öneminin olmayacağını belirten Karaduman, şunları kaydetti:

"Güzel yalanlar bizi mutlu edebilir ama bizi ileriye götürecek olan, ülkemizin bir daha böyle yanlışlara düşmeme noktasında acı gerçeklerin bize bir öğretmen olabilmesi elbette ki mümkündür. Dolayısıyla 15 Temmuz konuşulacaksa o sürece giden yanlışların, hataların mutlaka görülmesi ve bunların bir daha tekrarlanmaması için gereken derslerin alınması önemli bir husustur. 12 Eylül'den 12 Mart'a, 27 Mayıs'tan 28 Şubat'a ve nihayetinde 15 Temmuz'a varan bütün darbelerin nihayi hedefi haksızlık ve adaletsizliği inşa etmektir. Dolayısıyla her darbe aslında haksızlığı ve adaletsizliği inşa etmek üzere kodlanmışken darbelerle mücadelenin asıl amacı da hakkı ve adaleti inşa etmek olmalıdır." 

FETÖ İLE MÜCADELE MUHALİFLERİN SUSTURULDUĞU ZEMİN ÜZERİNE İNŞA EDİLDİ

Abdulkadir Karaduman, gelinen noktada FETÖ ile mücadele kapsamında hakkın ve adaletin inşa edilmediğini, yeni haksızlıkların doğduğunu belirtti.

15 Temmuz'un 4. yılında FETÖ ile mücadelenin, iktidar karşıtlarının susturulduğu bir zemin üzerine inşa edildiğini vurgulayan Karaduman, şöyle devam etti:

"Bugün özellikle FETÖ ile mücadele yeni haksızlıkları doğurmuştur. OHAL sürecinde çıkarılan KHK ile beraber işinden ihraç edilen, beraat ve takipsizlik almış olmasına rağmen hala insanlar işlerine döndürülmüyorsa bu 15 Temmuz gecesi bütün insanlarımızın ortaya koymuş olduğu mücadeleye elbette ki ihanet etmek olacaktır. Dolayısıyla o yanlışın karşısına başka bir yanlışın inşa edilmesine Saadet Partisi olarak asla razı olmadığımızı ifade etmek isterim. Cumhurbaşkanının ifadesiyle 'tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet' olarak tanımlanan bu yapıyla mücadele sadece ibadet kesimini oluşturanlara yönelik bir şekilde yürüyorsa ve bedel ibadet kısmını oluşturanlara ödettiriliyorsa bu 15 Temmuz'un ruhuna en açık ifadeyle ihanet etmek olacaktır." 

Milli Gazete