GÜNCEL
Giriş Tarihi : 16-06-2020 08:19   Güncelleme : 16-06-2020 08:37

Bilim Kurulu üyeleri, vaka sayısındaki artışı nasıl değerlendiriyor?

BBC Türkçe'ye konuşan Bilim Kurulu üyeleri de vaka sayılarındaki artışın bir "uyarı" olduğunu ve dikkate alınması gerektiğini söylüyor.

Bilim Kurulu üyeleri, vaka sayısındaki artışı nasıl değerlendiriyor?

Türkiye'de birkaç gündür koronavirüs vaka sayısında artış yaşandığı görülüyor. Toplam vaka sayısı 179 bin 831'e, virüsün neden olduğu Covid-19 hastalığı sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı da 4 bin 825'e yükseldi. Sağlık Bakanı Koca, maske takmanın zorunlu olduğu il sayısının 42'ye yükseldiğini açıkladı. Koronavirüs salgını nedeniyle virüsün yayılma ihtimali olduğu belirtilen 9 ilde valilik kararıyla toplantı, gösteri ve yürüyüşler yasaklandı; şehirlere girişlerin de bir süre engelleneceği açıklandı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca dünkü Twitter paylaşımında, vaka sayılarındaki artışa dikkat çekti.

Koca, "Düne kıyasla vaka sayımız 30, yoğun bakım hasta sayımız 5, entübe hasta sayımız 1 artış gösterdi. Artışlar belli bölgelerde yoğunlaşıyor" dedi.

15 Haziran'da günlük vaka sayısı 1592, iyileşen hasta sayısı 947 olurken, 18 kişi ise hayatını kaybetti. Bu verilere göre iyileşen kişi sayısı, yeni vaka sayısının altında kaldı.

BBC Türkçe'ye konuşan Bilim Kurulu üyeleri de vaka sayılarındaki artışın bir "uyarı" olduğunu ve dikkate alınması gerektiğini söylüyor.

Prof. Dr. Tevfik Özlü: Salgında ikinci dalganın başladığını varsayabiliriz

Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, Türkiye'de son üç gündür sadece günlük vaka sayıları değil, hastaneye yatışların, yoğun bakım doluluk oranlarının, solunum cihazına ihtiyaç duyan hastaların sayısının da arttığını söylüyor.

Son üç günlük verilerin birbirleriyle tutarlı olduğunu ve yükselme trendinin başladığını belirten Özlü, "Belki de salgında ikinci bir dalganın başladığını varsayabiliriz" diyor.

Dünyada pek çok ülkede vaka sayılarında dalgalanmalar yaşandığını söyleyen Özlü, "İlk dalgada olduğu gibi ikinci bir dalgada da tedbir alarak, bu süreci kontrollü bir şekilde yönetmemiz gerekiyor" ifadelerini kullanıyor.

Peki, mevcut veriler salgında bir ay öncesine döndüğümüz anlamına mı geliyor?

Özlü, şu anki koronavirüs verilerinde sayısal olarak bir ay öncesiyle benzerlik bulunsa da "nitelik olarak" aynı koşulların söz konusu olmadığını ifade ediyor:

"Tamamen geriye döndük diyemem ama böyle bir risk var çünkü bu artışlar geriye dönüş sinyali olarak okunabilir. Bu artışlar devamlılık gösterirse işte o zaman sıkıntılar başlayabilir. Şu an için bir alarm var, bu alarmı dikkate alırsak, kontrolü tekrar ele geçirirsek sorun olmaz, ama dikkate almazsak geriye dönebiliriz."

Vaka sayılarının neden yeniden artışa geçtiğine dair çeşitli değerlendirmeler yapılıyor ancak özellikle normalleşme süreciyle birlikte vatandaşların tedbirleri elden bıraktığı eleştirisi getiriliyor.

Tevfik Özlü, 1 Haziran ile başlayan normalleşme sürecinin bazı vatandaşlar tarafından 'eskiye dönüş' olarak anlaşıldığını ve sanki salgın bitmiş gibi düşündükleri için kurallara uymadıklarını söylüyor.

Özlü'ye göre vaka sayılarını artıran bir diğer faktör ise seyahat kısıtlamalarının kaldırılmasıyla büyükşehirlerden Anadolu'nun çeşitli bölgelerindeki küçük şehirlere olan seyahatlerin artması:

"Vatandaşlar gittikleri yerlerde akrabaları, büyükleri, komşuları, arkadaşları ile tekrar karşılaşınca birlikte oturup sohbet ettiler, yemek yediler, ev ziyaretleri yaptılar, sarıldılar, tokalaştılar. Dikkat ederseniz, daha çok artışın olduğu yerler bu tür insan hareketlerinin arttığı yerler. Dolayısıyla büyük kentlerden küçük kentlere olan bu insan hareketi de artışa katkı sağlamış olabilir diye düşünüyorum.

"Yazın gelmesiyle düğün, nişan, sünnet gibi kutlamaların yapıldığı dönem başladı. Gelenekler, örfler eskisi gibi tekrarlanırsa sıkıntılara neden olabiliyor, çünkü kalabalıklar oluşuyor. Taziyeler, asker uğurlamalar, nişan, söz, düğün gibi törenlerimizi eskisi gibi yapamayız. Mesafeyi korumamız lazım, kapalı ve dar alanlarda çok kişi bir arada, teması ortadan kaldırmadan, maske kullanmadan bunları yapmamız doğru değil. Bunlar böyle olunca bir kişiden 100-150 kişiye bulaşabiliyor."

Özlü, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da söylediği üzere "eğer ihtiyaç olursa" yasak ve kısıtlamaların tekrar geleceğini ancak istenilen şeyin kısıtlamalara dönmek değil, normalleşme sürecini kurallara uygun olarak yürütebilmek olduğunu ifade ediyor.

Prof. Dr. Mustafa Hasöksüz: Vaka sayılarındaki yükselmeyi bir an önce durdurmamız gerekiyor

Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Hasöksüz, salgının başlangıcından beri Türkiye'nin oldukça başarılı bir sınav verdiğini ve Haziran itibarıyla kurallara uyulmasıyla birlikte günlük vaka sayılarının 300-400'lere düşmesinin hedeflendiğini söylüyor.

Ancak gelinen noktada vaka sayılarındaki artışın dikkate alınması gerektiğini ifade eden Hasöksüz, günlük vaka sayılarının 15 Temmuz'a kadar plato oluşturması ve artışın durması gerektiğini söylüyor.

Nisan ayındaki tablo yeniden yaşanırsa kısıtlamalar, sokağa çıkma yasakları ve belirli iş yerlerinin kapatılması gibi uygulamalara yeniden gidilebileceğini değerlendiriyor.

Günlük vaka sayıları 3-5 bin gibi sayılara ulaştığında yoğun bakım dolulukları ve vefat sayılarının da arttığını belirten Hasöksüz, "Vaka sayılarındaki yükselmeyi bir an önce durdurmamız gerekiyor. Her geçen gün yükselir ve günlük 2000-2500 civarına çıkarsa bu o zaman sıkıntılı bir süreç başlayacaktır" diyor.

Güney Yarımküre ülkelerinde sonbaharın başlangıcıyla vaka sayısında ciddi bir artış yaşandığını hatırlatan Hasöksüz, Türkiye'de Eylül ayına kadar "en azından vefat sayılarının" sıfırlanması gerektiğini düşünüyor.

Öte yandan Hasöksüz, sağlık çalışanlarının yeni bir yükselişe karşı "çok yorgun" olduğunu hatırlatıyor:

"Sağlık çalışanları çok ciddi anlamda yoruldular. Saatlerce, aralıksız nöbetlerle çalıştılar, kahramanca mücadele ettiler. Fakat, altını çizerek söylüyorum, eğer kurallara uyulmazsa sağlık çalışanlarımız yine aynı tempoda çalışmak zorunda kalacaklar. Onların yorgun olmaması için bizim vaka sayılarımızın, hastaneye yatış oranlarımızın mutlaka düşmesi gerekiyor."

Hasöksüz, 1 Haziran'dan itibaren iş yerlerinin yeniden açılması ve kalabalık ortamlarda yeni normal kurallarına uyulmaması sebebiyle vaka sayılarının arttığını belirtirken, lise ve üniversiteye giriş sınavında yaşanabileceklere karşı da şöyle uyarıyor:

"Üç tane temel kuralımız vardı: maske, mesafe, hijyen. Bunların artık yapılmadığını gördük. Yeni normalleşme ve havanında ısınması ile asker uğurlama, düğün merasimleri gibi toplu mekanlarda yapılan kutlamalarda gördük ki bir kişi 50-100 kişiye kadar rahatlıkla virüsü bulaştırabiliyor.

"Geçtiğimiz haftaki sınavda gördük, insanlar oldukça kalabalık, sıkış tıkış ortamlarda tedbirlere uymadılar. Haftaya üniversite sınavlarımız olacak, korkarım yine benzer kalabalık tablolar ortaya çıkacak."


Prof. Dr. Levent Yamanel: Yeni normali yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor
Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Levent Yamanel, koronavirüs pandemisiyle mücadele Türkiye'nin tedavi konusunda çok başarılı olduğunu ancak toplumdaki 'yeni normal' algısının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söylüyor:

"Çok gelişmiş bir sağlık sistemimiz var. Bu nedenle salgın süresince hiçbir zaman yoğun bakım yatağı ve solunum cihazı eksikliği hissedilmedi. Yine sağlık çalışanlarımızın çok kaliteli olması nedeniyle yerinde tanı ve tedavilerle ölüm oranlarımız makul düzeylerde oldu."

"Tedbir basamağında ise toplumumuz baştan beri çok duyarlı davrandı. Pandeminin çok iyi yönetilmesi sonucu tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de normalleşme süreci başladı. Ancak bu normalin 'yeni normal' olduğunu çok iyi kavramamız gerekiyor. Yeni normali başlangıçta tam anlayamadığımız söylenebilir. Bu nedenle vaka sayılarında, dikkat etmezsek çok tehlikeli boyutlara ulaşabileceğimiz uyarısı veren bir artış oluştu."

"Ülkece yeni normali yeniden gözden geçirip daha dikkatle uygulamamız gerekmekte. Yeni normalin olmazsa olmaz kuralları; usulüne uygun şekilde maske takmak, 1,5-2 metrelik sosyal mesafeye uymak, el hijyeni başta olmak üzere temizlik kurallarına uymak ve mümkün olduğunca kalabalık oluşturmamak şeklinde özetlenebilir."

Dokuz ilde valilik kararıyla toplantı, gösteri ve yürüyüşler yasaklandı
Koronavirüs salgını nedeniyle virüsün yayılma ihtimalinin de olduğunu belirten Adana, Bitlis, Hakkâri, Kırklareli, Edirne, Kocaeli, Sakarya, Van ve Tekirdağ valilikleri toplantı, gösteri ve yürüyüşlerin yasaklandığını, bu amaçlarla şehirlere girişlerin de engelleneceğini açıkladı.

Bu illere giriş ve çıkışlar 3-15 gün arasında değişen sürelerce yasaklandı.

Adana Valiliği tarafından bugün yapılan açıklamada, "Yapılan tüm uyarılara rağmen ilimizdeki vatandaşlarımız rehavete kapılmış ve pozitif vaka sayısında önemli oranda artış meydana gelmiştir" denildi. Açıklamada, vaka sayılarındaki artışın devam etmesi halinde il genelinde ek tedbirlerin alınmasının "kaçınılmaz olacağı" kaydedildi.

Bursa'da da vaka sayılarının artmasıyla birlikte valilik, İl Hıfzıssıhha Kurulu'nun koronavirüse karşı tedbirlere ilişkin yeni kararlar aldığını duyurdu ve sayılardaki artışın gözlemleneceğini belirtti.

İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada ise 39 ilçedeki lokanta, kafe, kıraathane gibi işletmelerin "yeni normalin" kurallarına uyup uymadıklarının denetleneceği kaydedildi.

Valilik ayrıca, İstanbul'da yapılması planlanan yürüyüşlere, açık hava toplantılarına, toplu karşılama ve uğurlama eylem ve etkinliklerine izin verilmeyeceğini duyurdu.

BBCTürkçe/Fundanur Öztürk