Mücahit Gültekin
Giriş Tarihi : 12-05-2020 04:50   Güncelleme : 13-05-2020 09:20

Mücahit Gültekin: Eşinize, çoluk çocuğunuza nasıl davranacağınızı Avrupa belirledikten sonra tankınız, topunuz milli olsa ne olur?

"Şu sıralar herkesin ağzında olan bir klişe var, “yerli ve milli” diye. Eşinize, çoluk çocuğunuza nasıl davranacağınızı Avrupa belirledikten sonra tankınız, topunuz milli olsa ne olur?"

Mücahit Gültekin: Eşinize, çoluk çocuğunuza nasıl davranacağınızı Avrupa belirledikten sonra tankınız, topunuz milli olsa ne olur?

Milli Gazete, İstanbul Sözleşmesi ile ilgili farklı kalemlere yer verdiği bir yazı dizisi yayınladı.

Mücahit Gültekin Milli Gazete'de yayımlanan, “İstanbul Sözleşmesi’ni feshetmek Meclis’in vatandaşa borcudur” başlıklı yazıda "Şu sıralar herkesin ağzında olan bir klişe var, “yerli ve milli” diye... Yerli tankımızı yapıyoruz, yerli İHA’larımızı-SİHA’larımızı yapıyoruz, deniyor. Ben de diyorum ki, makinede yerli, aile ve insanda ithal olamazsınız. İstanbul Sözleşmesi’ni AK Parti, MHP, CHP ve HDP hep birlikte onayladılar. Bu Meclis’in halka, bu sözleşmeyi feshetme borcu vardır." dedi.

İşte o yazı: 

İstanbul Sözleşmesi, geleneksel aile yapımızı imha ediyor. Bu sözleşme, Avrupa Konseyi Sözleşmesi’dir, her şeyden önce bunun bilinmesi gerekiyor. Bu ne demektir? Kadınlık ve erkeklik algımızı, aile algımızı Avrupa belirliyor demektir.  Ama maalesef bugün, İstanbul Sözleşmesi’ni hükümet imzaladığı için, hükümeti savunmak adına bazı çevreler LGBT’yi savunur hale geldiler. Bundan daha dramatik, daha mahcubiyet verici bir şey olabilir mi? Eşinize, çoluk çocuğunuza nasıl davranacağınızın normlarını Avrupa belirledikten sonra tankınız, topunuz, füzeniz milli olsa ne olur olmasa ne olur?  Ne de olsa onları kullanacak kişinin karakterini, kişiliğini Avrupa normları belirliyor. Şu sıralar herkesin ağzında olan bir klişe var, “yerli ve milli” diye... Yerli tankımızı yapıyoruz, yerli İHA’larımızı-SİHA’larımızı yapıyoruz, deniyor. Ben de diyorum ki, makinede yerli, aile ve insanda ithal olamazsınız. İstanbul Sözleşmesi’ni AK Parti, MHP, CHP ve HDP hep birlikte onayladılar. Bu Meclis’in halka, bu sözleşmeyi feshetme borcu vardır.

MAĞDURİYETLER ÇOĞALDIKÇA FARKINDALIK DA ARTMAYA BAŞLADI

İstanbul Sözleşmesi’nin 9 senedir yürürlükte olmasına rağmen son iki yılda daha çok tepkiye sebep olduğunu görüyoruz. Bugün İstanbul Sözleşmesi’ne karşı genel bir duyarlılığın oluştuğunu söyleyebiliriz. Bu güzel bir şey ama yine de bir özeleştiri yapmamız lazım. Bu duyarlılık ne zaman oluştu, dindar-muhafazakâr kesim sorun yaşamaya başladıktan sonra; bir-iki yıldan beri oluşan bir duyarlılık bu. Hâlbuki İstanbul Sözleşmesi imzalanalı 9 yıl oldu. Oluşan bu duyarlılığın oldukça kırılgan olduğunu da söylemek istiyorum; manipüle edilmeye çok açık bir duyarlılık bu. Bunun da sebebi İstanbul Sözleşmesi’ne karşı yapılan muhalefetin bilgi temelli olmaması. Bugüne kadar sözleşmenin lehinde ya da aleyhinde konuşan ama sözleşmeyi hiç okumamış pek çok kişi gördüm. Bu toplumu uyaracak, âlimler, hocalar, kanaat önderleri, entelektüeller, akademisyenler nerede? Bunu sormamız lazım.