GÜNCEL
Giriş Tarihi : 01-05-2020 09:21   Güncelleme : 05-05-2020 21:27

Kudüs Gönüllüleri’nden 1 Mayıs Açıklaması: Yeni Adil Bir Dünyanın Kuruluşuna Doğru

Kapitalizm ve neo kolonyalizm dünyanın ve insanlığın başındaki en büyük musibet ve beladır. İnsanlık onurunun yerlerde süründüğü her yerde kapitalizmin eli ve uzantıları vardır; kapitalizm bir kapıdan girerse, insanlık oradan kaybolur.

Kudüs Gönüllüleri’nden 1 Mayıs Açıklaması: Yeni Adil Bir Dünyanın Kuruluşuna Doğru

Kudüs Gönüllüleri 1 Mayıs nedeni ile bir basın açıklaması yaptı.

İşte o açıklama

Yeni Adil Bir Dünyanın Kuruluşuna Doğru

İnsanlık tarihinin yegane kurtuluş, onur ve adalet kaynağı olan ilahi risalet, bütün peygamberler boyunca toplumlarda zulme, haksızlığa, zorbalığa, sömürüye, aşağılamaya karşı çıkarak hakk ve adaletin ikamesi için emsalsiz mücadeleler ortaya koymuş ve sosyal adaletin umudu, güveni ve dayanağı haline gelmiştir.

1 Mayıs uluslararası İşçi bayramı dolayısıyla, yeryüzünde alın teri döken bütün emekçilerimiz için her türlü sömürü ve zulümden uzak, insanca, onurluca ve hakça bir yaşama kavuşmaları dileğimizi belirtirken, Corona virüs salgının yol açtığı insani felaketlerin, mağduriyet ve çaresizliklerin bir an önce bitmesi arzumuzu bildirmek istiyoruz.

Sermayeyi ellerinde toplayan küresel sömürgeci, yağmacı, soyguncu ve zulüm odaklarının insanlığı ne hale getirdiklerini, özellikle bu son Corana salgınında başta Amerika olmak üzere tüm Batı dünyasında gördük. Çünkü onlar için azınlık bir kesimin mutluğu ve çıkarları, esenliği ve arzuları vardır. Onlar için halklar, soyguncu egemen sistemlerin ve sömürücü odakların bir aracı ve payandasıdır. Onlar için emek bir değer değil, daha çok kazanç, daha çok para ve daha çok çıkar için bir payandadır.

Kapitalizm ve neo kolonyalizm dünyanın ve insanlığın başındaki en büyük musibet ve beladır. İnsanlık onurunun yerlerde süründüğü her yerde kapitalizmin eli ve uzantıları vardır; kapitalizm bir kapıdan girerse, insanlık oradan kaybolur.

Batı dünyasının yanısıra ne yazık ki İslam dünyasının hali hiç de iç açıcı değildir. Çünkü İslam ülkelerine egemen sistemler ve ekonomik yapılar da dar bir kesimin çıkarlarına, mutluluğuna, safahatına endeksli sistemlerdir. Bu sistemler her türlü ahlak, vicdan ve insaniyetten uzak, kof ve kokuşmuş sistemlerdir. Çünkü bu ülkelerde “İslam” manevi bir söylemden öteye gitmeyen, hayatı yönetmeyen, kendi adil sistemini kurmayan ve insanları İslam’ın rahmet pınarlarıyla kuşatmayan, sonuçta Muhammedî İslam kimliğini taşımayan bir dini ifade etmektedir.

Onun içindir ki, insanların zihinlerinde oluşan soruların başında “İslam bu mu?” sorusu gelmektedir. Biz de buna “hayır İslam bu değil” diye karşılık veriyoruz. Zira Muhammedî İslam hak, adalet ve onurun teminatıdır. Muhammedi İslam yoksulların, mahrumların, muhtaçların sığınağı ve limanıdır. Muhammedi İslam, adil sistemin, hakça bölüşüm ve paylaşımın referansıdır. Muhammedî İslam, emeğin ve alın terinin kalkanıdır.

Dünyanın halihazır durumu ne kadar adaletsiz olsa da, ülkeler, halklar büyük bir sömürü yağma, baskı ve talan ile boğuşsa da gelecek kuşkusuz ki adaletin olacak, bu dünya zulümle dolduğu gibi adaletle dolduğu günleri de görecektir. Çünkü alemlerin Rabbi olan Allah’ın vaadi ve müjdesi budur ve bu elbet gerçekleşecektir.

Kur’an-ı Kerim zulüm düzenlerinin yıkılıp gideceğini buyururken “sabah yakın değil mi?” diye soruyor.

Müjdeler olsun, fecrin ışıkları görülmektedir, müjdeler olsun sabah yakındır, müjdeler olsun gerçek adalet kanatlarını insanlığın üzerine açacaktır.

KUDÜS GÖNÜLLÜLERİ