GÜNCEL
Giriş Tarihi : 19-04-2020 13:44   Güncelleme : 19-04-2020 13:44

Alparslan Kuytul 'Yeni İnfaz Yasası'nı değerlendirdi: Aslında cumhurbaşkanının yaklaşımı daha doğru ve İslam’a daha uygundur.

TBMM Genel Kurulu tarafından kabul edilen, "Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından sosyal medyada birçok tepki aldı.

Alparslan Kuytul 'Yeni İnfaz Yasası'nı değerlendirdi: Aslında cumhurbaşkanının yaklaşımı daha doğru ve İslam’a daha uygundur.

TBMM Genel Kurulu tarafından kabul edilen, "Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından sosyal medyada birçok tepki aldı.

Kanunun şahıslara karşı işlenen suçlardan dolayı mahkum olanlara sağladığı avantajlar halkı tedirgin etti.

İşte Alparslan Kuytul’un cevabının tamamı:

"MHP'nin Dediği Oldu"

Bu tahliyenin birebir virüs ile alakalı olduğunu düşünmüyorum. Esasında zaten bir tahliye düşünülüyordu, aşağı yukarı bir yıl önce bu konu konuşulmuştu. O zaman ben hapisteydim ve bu konu mahkumların da gündemindeydi. Bu olay bahane oldu ve Cumhurbaşkanı ve AK Parti tarafının; ‘devlete karşı işlenen suçları affedelim ya da onlarla ilgili bir düzenleme yapalım. Onların hapiste kalacağı süreyi azaltalım. Kanun değişikliği olsun’ şeklinde bir konuşmaları oldu. Yani geçerli olan bir sistemi başka bir sisteme geçirelim ve bundan devlete karşı işlenen suçlarda istifade etsin. MHP tarafı (Devlet Bahçeli) ise ‘Hayır, devlete karşı işlenen suçları affedemeyiz, ancak şahıslara karşı işlenen suçları af edebiliriz’ dedi. Cumhurbaşkanı: “Biz şahıslara karşı işlenmiş suçları nasıl affedelim? Diyelim ki birisi başka birinin babasını öldürmüş, şimdi ben onu nasıl affedeyim? Benim babamı mı öldürdü ki ben affedeyim? Devlet, kendisine karşı işlenen suçu affeder. Şahıslara karşı işlenen suçu, devlet hangi yetki ile affedecek? Aslında cumhurbaşkanının yaklaşımı daha doğru ve İslam’a daha uygundur. Devlet Bahçeli bunu reddetti. Bahçeli’nin istediği af ya da düzenleme; uyuşturucu satanlar, mafyalar, mafya babaları, katiller, hırsızların çıkmasını sağlayacak bir düzenlemedir. Cumhurbaşkanı bunu istemiyor. Uyuşturucu satanların büyük bir ekseriyeti (toplam üç yüz bin kişi hapishanelerde vardı şimdi doksan bini) çıktı. Yani sanki hapishanelerin normal kontenjanına göre bir düzenleme ayarladılar. Halbuki hapishanelerin normal kontenjanı iki yüz on bin kişidir. Adalet gereği, eşitlik gereği, toplumun huzuru açısından değil, siyasilerin baskıları ve hapishanelerin kontenjan kriterine göre belirlenerek doksan bin kişi çıkartıldı. Hapishaneler, şu an normal kontenjanına indi. Eskiden üst üste yatıyorlardı şimdi normal kontenjana inmiş oldu. Bu konu konuşulurken sanıyorum hapishaneden çıktığım ilk haftalardaydı. Buna benzer bir konu sorulmuştu, o zaman şunu demiştim: “Eğer bir düzenleme yapılırsa (af şeklinde ya da kanun değişikliği şeklinde) ve bu düzenleme Bahçeli’nin istediği gibi gerçekleşirse (AK Parti’nin ve Cumhurbaşkanının istediği gibi değil) devlete karşı işlenen suçlar affedilmez, şahıslara karşı işlenen suçlar affedilirse, bu ülkede gerçek iktidar MHP demektir.” Çünkü AK Parti daha güçlü olmasına rağmen AK Parti'nin dediği olmuyor, MHP’nin dediği oluyorsa gerçek iktidar MHP’dir. Demek ki resmiyette davul AK Parti’nin sırtında, tokmak başkasının elindedir. Halkın gözünde her şeyin suçlusu, her şeyin hesabını vermesi gereken hükümet AK Parti hükümeti, MHP’nin hiçbir sorumluluğu yok aslında ama MHP’nin dediği oluyor. MHP böylece ne halkın gözünde ne de kanunen, resmiyette sorumluluğu almıyor. MHP öyle bir pozisyonda ki sürekli yön veriyor. Aslında MHP de resmiyette de halkın gözünde de AKP ile ortak değildir. Çünkü MHP resmi bir koalisyon değil. Neden MHP resmi koalisyona katılmıyor? Çünkü bir hata olursa MHP suçlanmasın.

Şimdi bu düzenleme böyle yapıldı, torbacılar çıktı ama hemen hemen hepsi (tevbe edenler hariç) torbacılığa devam edecekler. Bundan adınız gibi emin olabilirsiniz. Bir arkadaş anlatmıştı; hapishanede bir torbacı ile beraber kalmışlar. Aynı odada değil ama yan yana tekli odalarda beraber kalmış. Havalandırmada sohbet etme imkânı oluyor ‘Ben torbacıyım ve çıktığım zaman aynı işime devam edeceğim’ demiş. Neden diye sorunca ‘Çünkü ayda elli bin lira kazanıyorum’ demiş. Hangi meslek elli bin lira kazandırır? Alnınızın teriyle elli bin lira kazanabilir misiniz? Şimdi bunlar büyük ihtimalle çıktılar, benim tahminim yakında suçlular hızla çoğalacaktır. Bu hükümet döneminde son yıllarda Süleyman Soylunun bu hususta gerçekten bir gayreti oldu. Torbacılar; okulların kapısında satarak çocukları zehirliyorlardı. Hükümet gerçekten de bunlara çok ağırlık verdi ama tabiki baronlara dokunmadılar. Ama bundan sonra göreceksiniz polisler bunlarla baş edemeyecekler, yine okulların kapısında torbacılar çoğalacaktır.

Bu ülkede gerçek iktidar kim? Kim diyebilir ki AK Parti? AKP iktidar olabilir ama iktidar olamıyor. Bir yıldır bu konu konuşuluyor, hapishanelerdeki bütün mahkumlar bunu bekliyor ve bunu konuşuyorlardı. Virüs bahane oldu ama asıl mesele Cumhurbaşkanı ile Bahçeli’nin anlaşamamasıydı ve sonunda Bahçeli’nin dediği oldu. Ben bunu birkaç ay evvel söylemiştim.

"Dağ, Fare Doğurdu!"

AK Parti’nin istediği gerçekleşmediği gibi yani terör iddiasıyla hapse atılanlarla ilgili bir düzenleme, bir af, bir kolaylaştırma yok. Bu insanların hepsi de gerçekten suçlu değil. Yani torbacı hakikaten torbacı, hırsız hakikaten hırsızdır. O işi bin defa yapmıştır, bir veya iki defa yakalanmıştır. Zaten hangi torbacı ‘ben torbacı değilim’ diyor, hangi hırsız ‘ben hırsız değilim’ diyor. Ama terör damgasından hapse atılan insanların birçoğunun terörle alakası bile yok. Bir kısmı da düşünce insanı, gazeteciler, yazarlar vs. Şimdi benim terör ile ne alakam var Ey Vicdansızlar? Bana bile bu damgayı vurmadılar mı? Hükümetin bir siyasetini eleştirdiğim için ‘sen şunları mı savunuyorsun, bunları mı savunuyorsun?’ dediler. Hayır onları savunmuyorum, ben kendi görüşümü söylüyorum. Benim gibi bu şekilde bir sürü insan, özellikle terör propagandası yaptı, terör örgütüne yardım denilerek hapse atılanların birçoğunun gerçekten bir suçu yok. Bu memleketin en kaliteli insanlarının birçoğu (hepsini değil) (başka fikirlerden olabilir, Müslüman da olmayabilir) hapishaneye atılıyor. Adam düşünce adamı, adalet taraftarı belki de ateist ama haksızlıkları, yanlışları görüyor ve itiraz ediyor. Sen misin itiraz eden, damgayı vuruyor ve hapse atıyorlar. Böyle bir memleket olmuşuz. Biz bu süreçte bunları yaşadık.

Bu memlekette adalet olduğunu söyleyenler benim külahıma anlatsınlar!

Memlekette yargının bağımsız olduğunu, hakimlerin vicdanı ile karar verdiğini, telefon gelmediğini söyleyenler benim külahıma anlatsınlar!

Kim buna inanır?

Mahkemeye yolu düşmeyenler, bu işleri bilmeyenler inanır. Bilenlerin hiçbiri buna inanmıyor. O yüzden bunların birçoğunun terörle de alakası yok ama terör damgası vurulmuş insanlar ve duyduğum kadarıyla bunlarla ilgili hiçbir düzenleme yok. CHP bu yeni düzenlemeyi Anayasa Mahkemesi’ne götürecek, inşallah oradan döner, daha uygun bir şekle dönüştürülür ve o şekilde geçirilir. Bu mahkumlar çıkmaya çıktı, onları tekrardan içeri almazlar belki ama en azından bundan sonrakiler için daha uygun bir düzenleme yapılır. Eğer bir af yapılacaksa hiçbir suçu olmayan ya da layık olan nice insanlar için yapılmalıdır. Torbacılar, hırsızlar katiller için yapıldı ama düşünce insanları, daha kaliteli insanlar için hiçbir düzenleme yok. Yani “Dağ, fare doğurdu.

İslamiAnaliz