MAKALE
Giriş Tarihi : 07-04-2020 20:36   Güncelleme : 07-04-2020 20:36

Zeki Savaş Yazdı: Postkorona dönemi

Birkaç ay gibi kısa bir sürede bütün beşeriyet Korona dönemine girince, geleceği düşünmek ve öngörmek konusunda öncü olan bilim adamları dünyanın birçok ülkesinde postkorona dönemine ilişkin çalışma yapmaya başladı.

Zeki Savaş Yazdı: Postkorona dönemi

Birkaç ay gibi kısa bir sürede bütün beşeriyet Korona dönemine girince, geleceği düşünmek ve öngörmek konusunda öncü olan bilim adamları dünyanın birçok ülkesinde postkorona dönemine ilişkin çalışma yapmaya başladı.

Bu bilim adamları sadece biyologlar ve doktorlar ile sınırlı değil. Siyaset bilimciler, sosyal bilimciler, eğitim bilimciler, ekonomistler, psikologlar, iletişimciler Korona sonrası yaşam biçimini kendi alanları açısından öngörmeye, kestirmeye çaba gösteriyorlar. Çünkü farklı dallarda yer alan bu bilim adamlarının ortak kanısı, Korona salgınının beşer hayatında bir dönüm noktası olabileceği yönündedir.

Bu salgının bir ila bir buçuk yıl sürmesi durumunda insanın, şehirlerin ve tabiatın çehresinde ne tür değişiklikler olacak? İnsan davranışlarında ve toplumsal ilişkilerde ne tür kalıcı davranış biçimlerine yol açacak? Küresel ölçekte siyasi ve ekonomik dengeleri nasıl etkileyecek?

Sosyal bağların zayıflaması, dost çevrelerinin küçülmesi, fiziki irtibatın yerini dijital irtibatın alması, cafe, kahve ve lokantalardaki sandalyelerin boşalması, dijital alış veriş revaç bulacağından AVM’lerin, lüks pasaj ve ticari merkezlerin, mülkiyeti ve kirası astronomik düzeyde olan mağazaların zamanla fonksiyonunu yitirmesi, değerini kaybetmesi internetin çok daha yoğun bir şekilde insan yaşamına girmesi incelemeye alınan konu başlıkları arasındadır.

Eğitim sisteminin temelden değişebileceği öngörüsü üzerinde çalışılıyor. Koca eğitim binaları, yurtlar, kitaplar, defterler, kalemler... Hepsi anlamını büyük ölçüde yitirebilir postkorona dönemindeki eğitim sistemlerinde.

Siyaset ve ekonomistlerin bazılarına göre Birinci Dünya Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünya ölçeğinde meydana gelen siyasi ve ekonomik değişimlerin bir benzerinin postkorona döneminde de yaşanabileceği yönündedir. Bu nedenle bir taraftan hastalıkla mücadele edilirken öte yandan ileriyi görme istidadına sahip devlet ve toplumlarda da postkorona dönemine hazırlık yapma, sürecin gerisinde kalmama ve hatta yeni oluşacak pastadan pay kapma fikri ve belki de telaşı görülmektedir.

Örneğin postkorona döneminde AB’nin dağılabileceği ihtimali güçleniyor. Zira İtalya, Koronadan sonra AB ile hesaplaşacağını söylüyor. Muhtemelen İspanya da aynısını yapacak.

Siyasi ve ekonomik gücün batıdan doğuya geçebileceği ama doğunun batı gibi münsecim olmadığından bu değişimin doğuda nasıl tezahür edeceği kestirilmeye çalışılıyor.

Korona döneminin 1-1.5 yıl sürmesi durumunda, eve kapanan milyarlarca insandan büyük bir kısmının bu sürede iyi okuyarak postkorona dönemine donanımlı olarak başlama ihtimalini öngörenler var. Aynı şekilde eve kapanan kadınların evlerde el sanatlarını geliştirebileceği öngörüsü de ilgi çekici.

Postkorona dönemine ilişkin din adamlarının çalışmalarına rastlayamadım. Onların da düşünmesi gerekiyor. Cuma namazları, bayram namazları, teravih namazları, hacc ve umre gibi kolektif yapılan bu ibadetler nasıl yerine getirilecek? Bir-iki yıl boyunca bütün bu ibadetler askıya mı alınacak yoksa yeni içtihadlar ile yeni yöntemler bulunabilecek mi? Bu konular üzerinde düşünülmesi gerekiyor.

Öte yandan Covid-19’un, dünya gezegeninin bir tür kendisini savunma mekanizması olduğunu düşünenler vardır. Bu salgınla birlikte yavaşlayan üretim ve yavaşlayan hayat sayesinde ozon tabakasını delen zararlı gazların salımında azalma olacağı ve bunun da yerküredeki ısınmayı tersine çevireceği, bitki ve canlı türlerinin korunacağı, plastik atıklarının azalacağı, yerkürenin daha az tahrip edileceği şeklindeki deliller ile de bu savlarını güçlendirmeye çalışıyorlar. Onlara göre dünya gezegeni ‘derin bir nefes’ alacak; insanı eve hapseden bu salgın sayesinde.

Böyle düşünenler, “İnsanların kendi ellerinin kazandığı dolayısıyla, karada ve denizde fesad ortaya çıktı. Belki dönerler diye (Allah) onlara yapmakta olduklarının bir kısmını kendilerine tattırmaktadır”(Rum:41) ayetinden ilham alarak bu sonuca varıyorlar; bu salgını beşerin, gezegenimizi hoyratça kullanmasının cezai sonucu olarak görüyorlar.

Tezlerindeki isabetlilik veya isabetsizlik bir yana, gerçekten modern insan dünyayı yordu. İnsanoğlu, tekvini kuralları ihlal etmeye başladı. Tekvini kanunlar ihlal edilirse, kevn/tabiat tepki verir ki, bunun faturası beşere pahalıya mal olur.

Geleceği düşünmek, öngörmeye çalışmak, postkorona dönemini kestirme çabası içinde olmak yararlıdır lakin bu salgının en kısa sürede sonlanması tüm insanlığın ortak ve en büyük arzusudur, umududur.

Birbiriyle çelişen arzu ve öngörü arasında yaşıyoruz; korku ile ümit, havf ile reca arasında yaşamak gibi.

Kaynak: Postkorona - Zeki Savaş