MAKALE
Giriş Tarihi : 31-03-2020 18:44   Güncelleme : 02-04-2020 13:21

Ramazan Tahiroğlu Yazdı: Müslümanın Yardımlaşma Ahlakı..

"O kimseler ki, gayba inanırlar, namazı gereği gibi kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan infak ederler (başkalarına verir ve yedirirler)... İşte böyle kimseler, Rablerinden olan doğru yol ve hidâyet üzeredirler ve bunlar azapdan kurtulup sevâba erenlerdir."

Ramazan Tahiroğlu Yazdı: Müslümanın Yardımlaşma Ahlakı..

İnsanın dünya serüveni başlamasıyla birlikte, bir başkasına olan ihtiyacı da başlar, bu ihtiyaç ölümüne kadar devam eder. Atalarımızın komşu komşunun külüne muhtaçtır sözü de bu gerçeğin altını çizmektedir. Dolayısıyla yardımlaşma insan için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Onun içindir ki yüce Allah, insanın gönlüne sevgiyi, şefkati, acımayı, vicdanı ve merhameti yerleştirmiştir. İnsan bu duygular ile ihtiyaç sahiplerine yardım etmek ister. 

Rabbimiz Kur'an-ı Kerim şu iki ayet ve bir çok ayet-i kerimelerde yardımlaşmanın önemi, gereği ve nasıl olması gerektiği üzerinde durur.

"Onların mallarında dilencinin ve (iffetinden dolayı durumunu açıklamayan) yoksulun bir hakkı vardır." (Zariyât,19)

"O kimseler ki, gayba inanırlar, namazı gereği gibi kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan infak ederler (başkalarına verir ve yedirirler)... İşte böyle kimseler, Rablerinden olan doğru yol ve hidâyet üzeredirler ve bunlar azapdan kurtulup sevâba erenlerdir." (Bakara, 35)

Bu hususta yine Sevgili Peygamberimiz de şöyle buyurmuştur:

"Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu düşmanına teslim etmez.

Kim, mümin kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir.

Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. 

Kim bir müslümanın kusurunu örterse, Allah da Kıyamet günü onun  kusurunu örter". (Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.)

Bizler toplum olarak, komşusu aç iken kendisi tok yatamayan bir toplumuz. Yeri geldiğinde bir lokmamızı bile paylaşırız. Tüm bunları yaparken de sağ elimizin verdiğini sol elimize göstermemeye çalışırız. 

İçinde bulunduğumuz şartlarda da herkes üzerine düşeni yapacaktır elbette. Ama gözlerin içine sokarak değil, yardım dekontlarını orada burada yayınlayarak değil, ona buna ben şu kadar yardım yaptım, sen ne kadar yapacaksın diyerek değil. Hayırda yarışacağız ama bunu mahalle baskısıyla yapmayacağız. İnsanları yaptıkları yardımları açıklamaya zorlamayacağız. Yardıma en yakınlarımızdan başlayacağız. Gizlenen fakirleri arayıp bulacağız. Yardım yaptıklarımızı ezmeyeceğiz. 

Bir yardımlaşma ahlakımız olacak. Peki nasıl olacak müslümanın yardımlaşma ahlakı? Sevgili Peygamberimiz gibi, Hz. Ebubekir gibi, Hz. Ömer gibi olacak. Tıpkı onlar gibi komşusu aç iken tok yatmayacak. Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek. Yardıma muhtaç olanları arayıp bulacak. Yapılan yardımı başa kalkmayacak. Yardım alanı mihnet altına sokmayacak. Kendine layık görmediğini başkasına layık görmeyecek, sevdiklerinden verecek, mazlum ve mağdurun dinini sormayacak, sadece ve sadece Allah'ın rızasını gözetecek vs. İhtiyacından fazlasını istememek, cömert olandan talep etmek, verene karşı da müteşekkir olmak ihtiyaç sahibinin ahlâkındandır.

Müslümanca bir hayat sürme dileğiyle...