ANALİZ
Giriş Tarihi : 10-01-2020 19:59   Güncelleme : 10-01-2020 20:02

Zeynep Haşemi yazdı: Erdemsizlik Diz Boyu

Es kaza biri ülkenin geleceği deyip toplum için faydalı işler yapmaya kalktı mı, ya yalnızlaştırılır, Ya da uzaklaştırılır.

Zeynep Haşemi yazdı: Erdemsizlik Diz Boyu

Türkiye de hiçbir başarı cezasız kalmıyor.

İstenilen insan profili vasat bir profildir.

Başarı gösteren kim olursa olsun bulunduğu kurum ve çevre içinde derhal törpülenip mobbing uygulanır.

Ya vasat hale getirilir ya da uzaklaştırılır. Siz buna ister kıskançlık deyin, ister cehalet deyin. Adına ne derseniz deyin.

Binlerce örneği var çevremizde.

En alt basamaktan başlayıp üst basamaklara kadar durum bundan ibaret. Bunu bilen insanımız çalıştığı yerde başarıdan ziyade amirine, üstüne, yalakalık yapma, göze girme derdinde. Amirin canına minnet övülmek, etrafında dalkavukluk yapan çalışanların oluşunu büyük bir hazla seyretmektedir.

Bahsi geçen bu hadise geçmişte de böyleydi.

Onun içindir ki deyimlerimizin içinde "Padişahım sen çok yaşa" gibi bir deyim yerini almaktadır. Temizlikçi memura, memur amire, amir genel müdüre, genel müdür valiye, vali bakana, bakan cumhurbaşkanına şirin gözükme derdinde. Başarı, hizmet hak getire. Herkes günü kurtarma derdinde. "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" ın gereğini yapmaktadır.

Es kaza biri ülkenin geleceği deyip toplum için faydalı işler yapmaya kalktı mı, ya yalnızlaştırılır, Ya da uzaklaştırılır. Düşünün sıradan bir okulda bile başarılı öğretmen istememekte ve mobbing uygulanabilmektedir.

Öğretmen hele de idealist bir öğretmen ise öğrenci merkezli ise, veliye saygı gösterip dikkate alıyorsa, öğrencinin başarısı için velilerle iletişim içindeyse, işini profesyonelce ustaca yapıyorsa asla üstleri ve arkadaşları tarafından takdir edilmez. Hatta başarı gösteren hangi öğretmen ya da memur, varsa uzaklaştırılma derdine düşürülür.

Bu bakış açısı kırılmadıkça kimse ülkede başarı beklemesin.

Başarı erdemlilikle oluşur. Bizim sorunumuz Erdemli toplum olamayışımızdır. Yalan, iftira, hak gaspı, dolandırıcılık, zulüm, haklıdan yana değil güçlüden yana olmak, hırs, açgözlülük, ikiyüzlülük ve daha sayısız kötü huy toplumun iliğine kadar işlemiştir.

Bir ur gibi her tarafı sarmıştır. Onun için kimse kendini kandırmasın bu erdemsizlikler yok edilmediği sürece ülkede ne bir başarı ne de geleceğe güzel bir miras bırakılamaz.

Güzel, erdemli bir toplumu, erdem sahibi ebeveynler, önderler, eğitimciler, alimler, ileri gelenler oluşturur.

Peki kaç kişi var bunlardan etrafımızda? Tırpanlanıp "kırk katır mı istersin, kırk satır mı" durumuna düşürülmüş bir kaç mazlum dışında kimseyi göremiyorum.

Nitekim Allah c.c. “kendini değiştirmeyen bir toplumu değiştirmem diye” buyurmuştur.

Değişim içten başlar. İçinizi temizleyip sevgi, yardımseverlik, doğruluk, hoşgörü, hakka ve hukuka saygı, adil olma, sadakat, vb güzelliklerle doldurmadıkça değişemezsiniz.