DÜNYA
Giriş Tarihi : 25-12-2019 11:31   Güncelleme : 25-12-2019 11:31

Lübnan'daki Hükumeti eski Eğitim Bakanı Hassan Diyab kuruyor, Diyab'ı Hizbullah destekliyor

Lübnan'daki Şii Hizbullah, Emel Hareketi ve siyasi müttefikleri Hristiyan Özgür Yurtseverler Hareketi, yeni hükümete başkanlık etmesi için eski Eğitim Bakanı Hassan Diyab'ı destekledi.

Lübnan'daki Hükumeti eski Eğitim Bakanı Hassan Diyab kuruyor, Diyab'ı Hizbullah destekliyor

Lübnan'daki Şii Hizbullah, Emel Hareketi ve siyasi müttefikleri Hristiyan Özgür Yurtseverler Hareketi, ekonomik kriz ve hükümetin vergi politikaları nedeniyle patlak veren gösteriler nedeniyle 29 Ekim'de istifa etmek zorunda kalan Saad el-Hariri hükümetinin yerine kurulacak yeni hükümete başkanlık etmesi için eski Eğitim Bakanı Hassan Diyab'ı destekledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Hale'in iki günlük Beyrut ziyaretinin, İran ve Beşşar Esed rejimi yanlısı olarak bilinen Lübnan Meclisi'ndeki 8 Mart Blokunu oluşturan siyasi grupların desteğini alan Diyab'a hükümeti kurma görevinin verilmesinden sadece bir gün sonraya denk gelmesi "Washington yönetiminin bu ziyarette sert mesajlar vereceği" yönünde söylentilere neden oldu.

Ancak bahsi geçen ziyareti AA muhabirine değerlendiren Lübnanlı siyaset uzmanları, söz konusu ziyaretin son derece olumlu geçtiğini ve Hale'in Lübnanlı yetkililerle gerçekleştirdiği görüşmelerde, Diyab'ın üzerinde durmak yerine kurulacak hükümete odaklandığını ifade etti.

Hale, Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile bir araya geldikten sonra yaptığı açıklamada, ziyaretin iki ülke arasındaki ortaklığın gücünü yansıttığını belirtmişti.

Bu ziyaretin hükümetin kurulmasıyla bir ilgisi olmadığını vurgulayan Hale, "Artık parti çıkarlarını bir kenara bırakıp ülke çıkarları için çalışma, reformları hayata geçirme ve bu reformları uygulayabilecek bir hükümeti kurma zamanı gelmiştir" ifadelerini kullanmıştı.

ZİYARETTE HİZBULLAH'A YÖNELİK MESAJ VERİLMEDİ

Cumhurbaşkanı Avn'ın kurucusu olduğu Özgür Yurtseverler Hareketi Milletvekili Adgar Maluf, Hale'in Lübnan temaslarında, Diyab hakkında görüşünü belirtmek yerine kurulacak yeni hükümetin nasıl şekilleneceğine odaklandığını söyledi.

Hale'in bu ziyarette Hizbullah'a yönelik herhangi bir mesaj vermemesinin "dikkat çekici" olduğunu vurgulayan Maluf, "ABD, Hizbullah konusunun artık bölgesel bir mesele haline geldiği ve bu konuda tüm suçlamaların Lübnanlı birilerine yüklenemeyeceği kanaatine vardı" değerlendirmesinde bulundu.

Maluf, Hale'in Dışişleri Bakanı Cibran Basil ile gerçekleştirdiği görüşmede, Lübnan'a yönelik yardımların ele alınıp alınmadığına ilişkin ise "ABD'nin Lübnan'a desteği kurulacak yeni hükümete göre şekillenecektir." dedi.

"ABD HÜKÜMET BAŞKANI'NIN TUTUMUNA BAKAR"

Hizbullah ve İran karşıtlığıyla bilinen 14 Mart Bloku Genel Sekreterliği Üyesi Nevfel Dav ise ABD'li yetkilinin Beyrut ziyaretiyle Lübnanlılara "iç işlerinin detaylarına girmeyeceği" mesajı verdiğini ifade etti.

Hale'in temaslarında, Lübnan'ın küresel ve bölgesel anlamdaki jeopolitik konumuna odaklandığını kaydeden Dav, şöyle konuştu:

"Washington yönetimi, Lübnan'ın siyasi açıdan özgür ve ekonomik olarak da küresel sistemin bir parçası haline gelmesini istiyor. Ancak İran'ın askeri ve siyasi sisteminin bir parçası haline gelen Lübnan'ın, içinde bulunduğu konumu değiştirmemesi halinde ülke ekonomik olarak da o sistemin bir parçası olmaya devam edecektir."

Lübnan'ın söz konusu konumunu değiştirmemenin bedelini ödemeye hazır olması gerektiğini söyleyen Dav, ABD'li yetkilinin bahsi geçen ziyaretindeki temel mesajın da bu olduğunu savundu.

Dav, "ABD, Lübnan'da hükümetin başına geçecek isimle değil, sergileyeceği tutum ve Lübnan devletinin sunacağı seçeneklere bakacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Lübnan ile İsrail arasındaki tartışmalı sınır meselesinin bu tip ziyaretlerle hızlıca çözüme kavuşmasının mümkün olmadığını söyleyen Dav, hatta halihazırda bu konunun ABD'nin öncelikleri arasında da yer almadığını dile getirdi.

Bu tür konuların İran ve Lübnan'daki uzantısı Hizbullah tarafından diyalog görüşmeleri için bir "şantaj aracı" olarak kullanıldığını öne süren Dav, Lübnan'da durum doğal seyrine girdikten sonra bahsi geçen konunun egemenlik çerçevesinde ele alınacağını ifade etti.

Dav, Hale'in birçok yetkiliyle görüştüğü iki günlük Lübnan ziyareti sırasında yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Hassan Diyab ile bir araya gelmeme nedenini ise "Diyab'ın hala resmi bir rolü olmadığı ve Washington yönetiminin ancak resmi kurumlara itibar ettiği" şeklinde yorumladı.

ABD "LÜBNAN'I BIRAKMAYA NİYETLİ DEĞİL"

Lübnanlı siyaset uzmanı Münir er-Rabih ise "ABD'li yetkili Hale, Beyrut ziyaretiyle Lübnan'ı hiçbir şekilde bırakmaya niyetli olmadıkları mesajı verdi" dedi.

Hizbullah ve siyasi müttefiklerinin desteklediği bir ismin hükümeti kurmakla görevlendirilmesine ABD'nin nasıl baktığına ilişkin ise Rabih, "ABD'nin Lübnan'da başbakan veya bakan isimleriyle değil siyasi ve güvenlik bakımından istikrarın sağlanmasıyla ilgilendiği" değerlendirmesinde bulundu.

Hizbullah'ın, ABD'li yetkilinin bahsi geçen ziyaretini "kendi ajandalarını dayatmak üzere protestoları yeniden alevlendirme girişimi" olarak yansıttığını ifade eden Rabih, ancak sonuca bakınca Hizbullah'ın müttefikleri Cumhurbaşkanı Avn ve Dışişleri Bakanı Basil'in bu ziyaretle ciddi anlamda rahatladıklarının görüldüğünü söyledi.

Hale-Basil görüşmenin iki saatten fazla sürdüğüne işaret eden Rabih, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Amerikalılar, Lübnan'ın İsrail ile tartışmalı deniz sınırının karara bağlanmasını ve Lübnan'ın petrol arama faaliyetlerinin kendi çıkarlarıyla çelişmemesini istiyor. ABD aynı zamanda Hizbullah örgütünün elindeki hassas füzeler başta olmak üzere İsrail'in güvenliğini de garantiye alıyor. Kuşkusuz tüm bunların önümüzdeki süreçte diyalog konuları olarak gündeme geleceğini göreceğiz."

Cumhurbaşkanı Avn, Meclis'teki siyasi gruplarla gerçekleştirdiği istişare görüşmelerinin ardından 19 Aralık'ta yeni kabineyi oluşturma görevini Hizbullah ve müttefiklerinin desteklediği Hassan Diyab'a vermişti.

Lübnan'da 17 Ekim'de ekonomik durum ve vergilere karşı başlayan protestolar, Başbakan Saad el-Hariri'nin istifasına yol açmıştı. Gösterilere 13 gün direnen Hariri, 29 Ekim'de istifasını sunmak zorunda kalmıştı.

Haber duruş