GÜNCEL
Giriş Tarihi : 15-12-2019 15:12   Güncelleme : 15-12-2019 15:12

MAZLUMDER’den Adana Yönetiminden CHP Adana İl Başkanlığına Ziyaret

İnsan Hakları ve Mazlumlarla Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Adana Şubesi CHP Adana il başkanlığını ziyaret ederek çalışmalarını anlattı ve görüş alış verişinde bulundu.

MAZLUMDER’den  Adana Yönetiminden CHP Adana İl Başkanlığına Ziyaret

İnsan Hakları ve Mazlumlarla Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Adana Şubesi CHP Adana il başkanlığını ziyaret ederek çalışmalarını anlattı ve görüş alış verişinde bulundu.

Ziyarete MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Orhan Göktaş, Adana Şube Başkanı Mehmet Ali Önal, yönetim kurulu üyeleri İrfan Can, Özlem Öncel ve Murat Öncel katılırken, CHP İl Başkanı Mehmet Çelebi ve bir başkan yardımcısı hazır bulundu.

MAZLUMDER heyeti CHP’nin Türkiye’nin en eski partisi olduğunu ve halen ana muhalefet partisi olarak ülke yönetiminde sorumluluğunun yüksek olduğunu hatırlatarak çalışmalarını anlattı.

Özellikle 15 Temmuz Darbe girişiminden sonra oluşturulan OHAL dönemi hak ihlalleri ve KHK Mağduriyetlerinin çok fazla olduğuna vurgu yaparak, özellikle işten çıkarma ve yargılama süreçlerinde hukukun en temel ilkelerinin bile ihlal edildiğini söyledi.

Gösteri ve ifade özgürlüğü haklarının hukuka aykırı şekilde ve keyfi olarak kısıtlandığını, idari mercilerde basın açıklamalarına dahi izin verilmediğini ifade etti.

Gözaltına alınan kadınların baş örtülerinin kolluk gücüyle cebren çıkartıldığını da dile getiren MAZLUMDER heyeti, bunun inanç özgürlüğü ve kişilik haklarının ihlali olduğuna vurgu yaptı. Bu konuda hazırladıkları raporlar olduğunu söyledi.

28 Şubat döneminde yargı mensuplarına yönelik askerin brifing ve andıçlarını da hatırlatan MAZLUMDER heyeti, maalesef o dönemde hukuksuz bir şekilde çok sayıda kişi cezaevlerine atıldığını, onlardan bir kısmının halen cezaevlerinde olduğu hatırlatıldı.

Özellikle Sivas olayları sırasında Madımak otelinde can veren 33 insanımızın yaşattığı travma nedeniyle fazla sorgulanmayan davadan dolayı suçsuz, olayla alakası olmayan kişilerin de ceza evine atıldığı ve halen ceza evinde olan çok sayıda kişinin olduğu hatırlatılarak, MAZLUMDER olarak bu kişilerin yeniden yargılanmalarını, maddi gerçeğin ortaya çıkmasını, geç de olsa adaletin yerini bulmasını talep etmekteyiz dedi.

Ayrıca Madımak olayı sonrasında Kemaliye’nin Başbağlar köyünde 33 sivilin katledildiği olay da karanlıkta kalmış olayın failleri ele geçirilememiştir. Başbağların katilleri de açığa çıkarılarak olayın aydınlatılması gerekmektedir dedi.

Giderek artan kadına karşı şiddet ve cinsel saldırı olayları toplumun kanayan yarasına dönüştüğünü de dile getiren MAZLUMDER heyeti; Bu sorunlara, aile yapısını koruyan gerçekçi ve sürdürülebilir çözümler, acilen üretilmelidir. Bu sorunların çözümü için atılan yanlış adımlar sorunları daha da derinleştirmektedir dedi.

Konuyla ilgili “İstanbul Sözleşmesi" olarak bilinen  “Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi” nin hiç bir müdahaleye gerek duyulmadan kabul edilmesi ve bu sözleşme referans alınarak yapılan 6284 sayılı “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine dair kanun” sonuçları itibariyle sorunu derinleştirmektedir. Bu sözleşme ve kanunun, toplumsal dinamikleri tanıyan bilimsel usullerle yeniden masaya yatırılması, gerekirse Türkiye sosyolojisine uygun şekilde yeni bir düzenlemeye konu edilmesi gerektiğini vurguladı.

Diğer yandan erken evlendikleri gerekçesiyle ceza evine atılan ve geride kalan eş ve çocukların mağduriyeti, Türkiye'nin bir an önce çözüme kavuşturulması gereken başka bir kanayan yarası olarak önümüzde durmaktadır dedi.

Kürt Meselesinin ölümcül bir tümöre dönüştüğünü buna adil ve kalıcı bir çözüm için daha fazla çalışılması gerektiğine de vurgu yapan MAZLUMDER heyeti, Kürt gerçeğinin tanınması ve ana dilde eğitim ile ilgili anayasal düzenlemenin şart olduğunu söyledi.

Son olarak; Türkiye’nin çok dinli, çok kavimli ve çok kültürlü bir ülke olduğunu, bir arada yaşama kültürünü güçlendirmek için farklı kimliklerin tanındığı yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini, özellikle eğitim sistemi farklı kimliklere saygı duyacak şekilde dizayn edilmesinin gerektiğini dile getirerek,  mevcut eğitim sisteminin dayatmacı ve tek tipleştirici bir yapı arz ettiğini söyledi.    

MAZLUMDER heyeti görüşme sonunda;

OHAL Dönemi Hak İhlalleri Raporu, Devletin Aile Yaşamına Müdahalesi Raporu, Tarsus Ceza Evinde kaldığı dönemde vefat eden Halime Gürsu Raporu ve Başörtüsü Hakkında Mersinde gerçekleşen Hak İhlali Gözlem Rapor’larını CHP il yönetimine sundu.