YAZILAR
Giriş Tarihi : 08-06-2018 08:34   Güncelleme : 10-06-2018 08:36

Ahmet Yıldırım Yazdı: Bu Seçimlerde Kime Oy Vermeli?

Hepimiz aynı evrenin parçasıyız, ama hiçbirimiz aynı dünyanın insanı değiliz.

Ahmet Yıldırım Yazdı: Bu Seçimlerde Kime Oy Vermeli?

 

Yerküre üzerinde ve gök kubbe altında hepimiz bir varlık olarak yer alırız. Biz, insanları (hatta diğer canlıları bile) bir arada tutan birkaç etken vardır; bunların başında zaman (tarih) ve mekân (coğrafya) gelir. Hatta en genel manada insanları bir arada tutan sadece bu iki etkendir. Yaşadığımızı belgeleyen en büyük iki etken: tarih ve coğrafya. Yaşamdan söz ediyorsak, yaşadığımızdan bahsediyorsak bu iki etken muhakkak var olmalıdır. Yaşadığımız bir zaman ve mekan yoksa yaşadığımızı belgeleyecek durumda değiliz. Çünkü ne zaman ve nerede gibi en asli sorulara cevabımız yok demektir. Bizler (insanlar) yer küre üzerinde 6-7 milyar insan topluluğu olarak varız ve yaşamaktayız. Zaman (tarih) MS. 2018 ve coğrafya ;yerküre… Ve bizi bekleyen bir seçim…

Bununla birlikte aynı zaman dilimini paylaşmamıza ve aynı mekânda bulunmamıza rağmen, bu aynı dünyaları paylaştığımızı, aynı dünyaların insanı olduğumuz göstermez. Aynı evren, aynı ülke, aynı il, aynı ilçe, aynı köy, aynı ev, aynı dil, aynı ırk, aynı cinste olmamıza rağmen çok farklı dünyaların insanlarıyız. Bir evin çatısının altında dahi (4 kişilik bir aileyi düşünürsek) farklı dünyalarda yaşayabilmekteyiz. Aynı anne-baba, aynı ev, aynı eğitim, aynı ahlak – terbiye, aynı örf-anane, aynı okul vs. bütün bu benzerliklere rağmen bizler herhangi önemli önemsiz bir konuda bile çok farklı düşünceler ortaya koyabiliriz. O halde şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: insan sayısı kadar dünya vardır. Farklı bir deyişle her Âdem bir âlemdir. Evin çatısı altında elinde kumanda tv’de zaplayan baba, el örgüsünü işlemekte olan anne, bilgisayar başında sörf yapan evin genç kızı ve cep telefonuyla mesajlaşan evin oğlu…  Bunların hangilerinin dünyaları aynı dersiniz. Bunlar hangi âlemin insanları dersiniz. Ortada bir gerçek varsa o da: hiçbiri aynı dünyayı yaşamıyor ve aynı âlemde değiller. Bilmiyorum beklide Rabbimizin Fatiha suresinde ifade ettiği âlemler olgusu böyle ifade edilebilir. Zira âlemleri saymaya kalktığımızda: insanlar, cinler, hayvanlar, bitkiler alemi gibi çok kısır kalacak kadar alem sayabiliriz. Fakat bizim toplum dilinde Hz. Peygamberimize (sav) atfedilen 18.000 alemin efendisi olgusunu ve fatihada yer bulan alemler olgusunu nasıl izah edebiliriz? Bu izahı güç olan durum içerisinde insanların zaman ve mekandan bağımsız bir şekilde yaşayabilmeleri de mümkün görünmektedir. Nefes alıyor veriyor olmak yaşadığımızı göstermez, bilakis sadece hayatta olduğumuzu gösterir. Hayatta olmak ve yaşıyor olmak ise farklı kavramlardır. İçinde bulunduğumuz zaman diliminde bizden 1400 küsur yıl önce Hz. Peygamberimizin getirmiş olduğu mesajın müntesipleri olmamız bunun göstergesidir diye düşünüyorum. İnsanın içinde bulunduğu alemi en güzel ifade edenlerden biri olan Menuçehri,* kendi alemini şu şekilde yansıtır

Yazının tamamını okumak için