Hazanda Baharı Yaşamak
Hatice ATASOY

Hazanda Baharı Yaşamak

Ayrılığın acısı bir kez daha sinmiş ağaçlara. Yapraklarla veda sahnesine hazır kainat. Gökyüzü gri bulutlara kucak açmış ha yağdı ha yağacak rahmet. Sararmış, yerlere savrulmuş bitkiler bir gün ansızın bizim de toprağa düşeceğimizi fısıldıyor. Kavurucu sıcakları yerini ılık bir meltem esintisine çevirirken,  göllerden yükselen kurbağa sesleri, kulakları tırmalayan cırcır böceklerinin senfonisi çoktan bitmiş ben farkına bile varmadan.

İşte sonbaharın o anlamlı hüznünü yüreğimin en derinliklerinde yaşarken Adana’nın trafiğinin en yoğun olduğu bir caddede yalnız yürüyorum. Uzunca çalan telefonumu aceleyle açtığımda karşımdaki ses heyecanla “Ben örtünmek istiyorum yarın benimle tesettür mağazasına gelir misin?” diye soruyor bu hayatta en çok duymak istediğim ve umutla beklediğim haber olmasına rağmen şaşkınlıkla  “Neee sen ciddi misin?” sorusunu yöneltiyorum gayri ihtiyari. Sesindeki kararlılık yerini  gözyaşlarına bırakıyor “tamam” diyorum gelirim tabi. “Ama sürpriz yarına kadar kimse bilmeyecek”.

Telefonu kapattığımda gözlerimden sağanak halinde akan yaşlara engel olamıyorum. Karşımdan gelen herkesi durdurup “Biliyor musunuz? Sibel örtünecek evet evet yanlış duymadınız o örtünecek” demek istiyorum. Dilimden dökülen sonsuz kere hamdüsenalar sevincimi Rabbime sunmaya yetmiyor…

Meğerse bir aydır büyük bir savaşın içine girmiş arkadaşım Şeytan ve nefsiyle büyük bir kavgaya tutuşmuşlar ayetler galip olmuş. Kimselerin umudu yoktu ondan ama yüreğine inen takva örtüsü dışına da sızmak istemiş. Yarım saatten fazla yürüdüğüm yolda içimdeki heyecan ve coşkuyu söz verdiğim için kimselerle paylaşamadım.

Tesettürün moda(!) olduğu bir zaman da bir başörtü için abartılı bulabilirsiniz bu yazılanları ama size çok kolay olanlar bazılarına zor olabilir. Unutmayın İmanını bileğinin hakkıyla kazananlar büyük bir mücadelenin içinden gelirler daha büyük sınavlardan geçerler. Onların gel-gitleri daha farklıdır.

Yıllar önce daha ilk gördüğümde onu bana sevdiren Rabbim o adım attıkça hidayet yollarını açıyor bin bir güzellikte ikramlarını sunuyordu. Kabeye el el girerken, Uhud’da çıplak ayaklarımızla dolaşırken ikimizde belki aynı duaları terennüm ediyorduk.

“Yaşamadığımız her ayet bize inmeyi bekliyor” sözünü paylaştığımda kendine söylediğimi sanıyordu oysa bizim de yaşamadığımız ve nazil olmayı bekleyen ne çok ayetler vardı.

Ve bir gün sonra daha mağazalar açılmadan yollara düşüşümüz heyecanın zirve yaptığının bir göstergesiydi. Yenilerde okumuş olduğumuz Nur suresi 31. Ayet Sibel’e iniyordu, sıcacıktı ve Rabbim beni de şahit ediyordu. İşte bilginin imana dönüşmüş hali buydu! Bir tutku bir heves değil hele tarz olmak için hiç değil bir farzı eda etmenin haklı sevinciydi yaşadığımız.

Aylardan Ekim dökülürken yapraklar bir yanımız hüzünlü olsa da diğer yanımız ilkbahar. Huzur ve mutluluğu biraz daha artan arkadaşım daha çok okuyor şimdi. Zaman kısa yol keskin virajlarla dolu. Yolun hakkını vermek için sabır ve duaya ihtiyacı var hem onun hem de hepimizin…

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Saliha Bakıcı     2017-10-27 Yüreğin dert görmesin
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Nesibe Aşkar Yazdı: Bir Kuş Tüyü Eksik
Nesibe Aşkar Yazdı: Bir Kuş Tüyü Eksik
Yıldıray Oğur Filistin Cesur Kızı Ahed Tamimi'yi yazdı: Sarı Saçlarından Sen Suçlusun!
Yıldıray Oğur Filistin Cesur Kızı Ahed Tamimi'yi yazdı: Sarı Saçlarından Sen Suçlusun!