Köy ve Köylünün Azmi
Betül Perço

Köy ve Köylünün Azmi

Yolum, İran'lı aşiret ve köylü kadınların da katıldığı bir toplantıyla keşişti. Kendimi çok farklı bir dünyada hissettim.  Farklı giyim ve farklı renklerden oluşan  yöresel kıyafetler içindeki güzel yüzlerle tanışmak ayrı bir heyecan veriyor.

Tanıştığım farklı bölgelerin kadınlarının, farklı hedefler içinde olsa da kendi bölge insanları için bir şeyler yapabilme telaşı içinde olmaları dikkatimi çeken konuların başında geliyor.

İran'da kutlanmakta olan ulusal bir günmüş "iran milli köy kalkınma günü" İran'ın dört bir yanından gelmişler. Kürt, Türkmen, Kaşkavi Türkleri, Azeri Türkleri, Bahtiyariler, Lor ve Araplar ilk aklıma gelenler.

İran'ın kuzey doğusundan Gombet şehrinden gelen Aysen Mohammedlu. İlgi çekici bir çehre. Türkmenlere özgü başlıklarını takmış. Allı pullu zincirlerle migfer görünümlü başlık dikkat çekiyor. Biraz tanışıp konuşmak için  yanına yaklaşıyorum. Gombet'li olduğunu söyleyince, o bölgeye bir kaç kez gittiğimi, biraz da olsa Türkmenler hakkında bilgi sahibi olduğumu anlatıyorum.

Ben anlatıyorum anlatmasına amma, Aysen Mohammedlu'yu dinledikçe bölgeye dair bilmediğim noktaların ne kadar da çok olduğunun farkına varıyorum. Zira, Aysen Gombet'te bir köyde köy encümen üyesi ve eğitimci olduğunu, bölgesinin turizme katılması için de hem ingilizce öğrendiğini hem de üniversitede ingilizce mütercimlik okuduğunu söylüyor.  Meraklanıyorum. "neden ingilizce?" diye soruyorum. "aslında, bizim bölgenin ve Türkmen dünyasının ünlü arif ve şairi Mahdumguli'yi tanıtmak için yola çıktım. Yolda ingilizce öğremenin gerekli olduğunu anladım. Bu yüzden de yüksek eğitimi bile ingilizce öğrenerek yaptım"diyor.

Aysen'le konuşurken, İran'ın güney bölgelerinden Şiraz'dan gelmiş Kaşkavi türklerinden Pervane Emiriyan araya giriyor. Pervane Emiriyan, Şiraz'da  köyde öğretmen olduğunu ve kültürel  faaliyetlerde de aktif olduğunu belirtiyor.  Önümüzdeki aylarda bölgelerinde İran'daki etnik grubların örf ve adetlerini , kültürlerini tanıtan bir  şenlik düzenleyeceklerini hatırlatarak,  bizi davet ediyor. Kendi bölgesinden anlatmaya başlıyoruz.  Kendimize ait müzik resitallerini de icra edeceklerini kaydederek programa ait detaylı bilgi veriyor heyecanla. Gerekli iletişim bilgilerini alıp veriyoruz. Programa katılmak için sözleşiyoruz.

Köy, köylü, ve göçebelerin  yaşantılarından kesitlerin sergilendiği oldukça güzel bir etkinlikte olmak benim ilgimi çekiyor. Şöyle bir göz gezdireyim demeye kalmadan, yanımda Kermanşah'ın Doğu Gilan şehrine bağlı bir mezra'da muhtarlık yapan Sanaz Ahmedi yanımda bitiyor. Sanaz Ahmedi, 12 yıldır mezra'da görev yaptığını hatırlatarak,  eğitimin önemli olduğunu söylüyor. Kendi bölgesinde bir kaç mezradaki çocukların eğitim işleriyle bizzat kendisinin ilgilendiğini dile getiren bayan Ahmedi, sosyal bilimler alanında yüksek lisans okuduğunu söylüyor. Merakım artıyor. Senin gibi bir yüksek tahsilli kişinin mezrada ne işi olabilir diyorum " aslında ilk başta yüksek tahsillilerin büyük şehirlerde kalacağı algısı oluşuyor fakat ben okuyup kendi insanıma yararlı olmak istiyorum" diyor. Bu yüzden de "ülke genelinde en başarılı mezra yöneticisi oldum üç kez" vurgusunu yapıyor. Şaşırıyorum.

Şaşırmaya gerek yok diyor. Bu durum ülkemizde de malasef yeterli bir düzeyde değil. Gönül isterki, tahsillilerin de kendi bölgelerine yararlı olacak şekilde eğitim almaları ve bölgesinin kalkınması için proje geliştirsinler. Amma malasef bu alanda yeterli değiliz diyor. Örnek olunca, olğu bulununca  teşvik de gerekiyor bazen.

İran'ın güneyinde Huzistan'dan gelen  Meryem Salihi bölgesel potansiyellerin iyi değerlendirilmesi her zaman ülkelerin yararına olacağını kaydediyor.  Göçebe bahtiyarilerden olduğunu belirten Meryem Salihi kendi bölgesindeki tarım ve hayvancılık işiyle uğraşanların da teşvik edilmesi gerekliğine işaret ediyor.  Bölge kadınlarının el işleriyle, el sanatlarıyla eğitilmesinin sadece ekonomiye katkıları olarak değil bir kültürün yaşatılması, bir geleneğin sürdürülmesi için gerekli olduğunu kaydediyor.

Bir günlük İran'lı farklı bölgelerden gelmiş kadınlarla bir arada olunca çok farklı  duygular içinde kendimi daha zengin hissettim.hele de kendi bölgesi için çalışma içinde olan farklı hedef içinde olan farklı çalışma içinde olan bu kadınların azmi benim için ayrı bir kazanım oldu.

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...