Muhammedi Devrim İrfan-i Bir Boyuttur.
Yakup Emrah

Muhammedi Devrim İrfan-i Bir Boyuttur.

Modern insan Mevla’nın dediği gibi “definenin başında durup, yoksulluktan can veren” insan gibidir. Hakikatin özünden kopuk, zevklerin tapınağında sarhoş olan kişiliktir. Çünkü Modern insan ruhunu kaybetmiştir. Tanrının imzasını taşıyan ruhu önemsizleştiren insan, nefsinin esaretinde kalmıştır.

Şüphesiz ki bunun nedeni ideolojilerin insanın varlık felsefesini yorumlayışıdır. Bazılarına göre insan sadece düşünen bir canlıdır, bir diğerine göre kendini insan hisseden hayvandır. Durkheim’e göre sosyal bir hayvandır. Marksa göre insan alet kullanan hayvandır.

Anlaşılacağı gibi, Modernizm insanı Kuran’ın beyan ettiği “Salsalun Kel Fehhar” yani kokuşmuş bir balçık olarak görmektedir. Ama öte yandan Kuran, Allah’ın insana kendi ruhundan üflediğini de söyler. Yani insan aşkın bir özellik kazanmış oluyor. Ve bu ruhtan yücelik kazanıyor. Ali Şeriati’in dediği gibi “İnsan böylelikle zıtların topluluğuna dönüşüyor.” Yani insanın sinesinde büyük bir savaşın boyutu vardır. İç dünya iyi ve kötünün, karanlığın ve aydınlığın, hırsların ve sevinçlerin, aşkların ve nefretlerin hareket alanıdır. İşte Allah’tan yansıyan bu ruhun iyiye doğru eylemsel bir bütünlük kazanmasına irfan diyoruz.

İrfana sahip olan insan,

Bitmek bilmeyen arzuların esaretinden Tanrı’nın ipine sarılan bireydir.

Ruhun gizli yansımalarını yakalayan kişiliktir.

Nesnelerin tutsaklığından kurtularak nesnelerin öznesi olan insandır.

Metafizik gerilime sahip olandır.

Sonsuzluğu arzulayan, ruhu rehber edinendir.

Hakikatin peşinden gerçekliği arayandır.

İşte bu hakikatin prototip-model kişiliği, Muhammed Aleyhisselamdır. Onun içindir ki ona “oku” emrinden hemen sonra iç dünyasına çağrıda bulunulan şu ayetler indi.

Ey örtüsüne bürünen! Kalk ve Uyar.

Rabbini Yücelt.

Yüreğini temiz tut.

Çirkin işlerden uzak dur.

Yaptığın iyiliği çok görüp başa kalkma.

Ve Rabbin için sabret. (Müdessir/1-7)

Bu ayetler bu noktada Muhammed (a.s)’in ruh dünyasını terbiye etmekte ve yoğun bir irfani bilin kazandırmak amaçlanmaktadır. Çünkü Muhammed (a.s) öyle bir irfana, aşka, yalnızlığa, bilince, sahip olmalıdır ki, yerleri ve gökleri kuşatabilsin ve yeni bir “var oluş” gerçekleştirebilsin.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...