Seni Seviyorum Ey Çocuk!...
Hatice ATASOY

Seni Seviyorum Ey Çocuk!...

SENİ SEVİYORUM EY ÇOCUK!...
Toprakların kırmızıya boyandı yine. Karanlık gecenin soğuk yüzü titretirken narin vücudunu, yeni bir hicret yıldönümünde senin sessizce dünyayı terk etmeni, Allah’a hicretini seviyorum ey çocuk!...
Gazze yanıyor, Gazze ateş altında! Gazze’nin üzerine yağmur yerine bombalar yağıyor! Sokaklar Taif yine… Gazzeli anneler, hüzün yılında direnirken, senin sabrını seviyorum be çocuk!..
Okyanustan daha büyük yüreğini, kara gözlerinden fışkıran cesareti, intifada da en ön safta oluşunu seviyorum be çocuk!...
Hani tank karşısında sapanla direnişini görürüz ya, içinde ki imanın nasıl da dışa yansıdığını okuruz ya, işte ben sende ki o imanı seviyorum be çocuk!...
Sanki doğarken bir adını şehid koymuşlar senin... Yaşarken öyle bir şahit oluyorsun ki, kollarını kırdıklarında ağlamayan gözlerini, İsrail askerlerini gördüğünde onları sarsarak hesap sormanı seviyorum be çocuk!...
Taş atan, sapan sallayan kollarını seviyorum... Bir sabah uyandığında, kapı önünde babanın şehit olmuş cesediyle karşılaştığında, mahzun ama onurlu duruşunu seviyorum be çocuk!...
Yüzünden kanlar fışkırırken,tekbir sedaları içinde korkusuzca koşmanı seviyorum be çocuk!...
Gazeteciye “Amca neden taş atmıyorsun? Yoksa senin kollarını da mı kırdılar” diye iç çekerek sitem edişini seviyorum be çocuk!...
Sende ki vatan aşkını, bereketli topraklarını koruma azmini, Mescidi Aksa`da namaz kılma arzunu seviyorum be çocuk!...
Hiç oyuncakların oldu mu, oyunlar oynar mısın sen de diğer çocuklar gibi bilmiyorum... En çok hangi rüyayı görürsün? Geceleri ambulans sesleri eksik olmaz sokaklarında bilirim.Bomba sesleriyle bölünen uykunu, özgür Kudüs`ü düşleyen hayallerini seviyorum be çocuk!...
Her sonbaharda dökülen yapraklar gibi benim de umutlarım tükenir ümmet adına… Ama sana baktığımda utanır, tekrar kıyama kalkarım. İşte ben, sende ki bitmeyen umudu seviyorum be çocuk!...
Mevsimlerden hep kış mı olur siz de, bahar gelmez mi hiç? Toprağın bağına dökülen kanlardan filizlenen, kırmızı lâle olmanı seviyorum be çocuk!...
Seni ve şanlı direnişini hep uzaklardan seyrediyorum... Bazen uykularım kaçıyor, çaresizlikten gözyaşlarıyla Rahman’ın kapısına koşarken, senin beni yeniden diriltmeni seviyorum be çocuk!...
Yetimliğini, öksüzlüğünü, evsizliğini, yalnızlığını, en çok da Ebabil olmanı seviyorum... En çok sana yakışıyor çünkü!... Sen uçup giderken cennete, ölüme meydan okuyan fiyakanı seviyorum be çocuk!...
Kısaca; ben senin her şeyini çok seviyorum be çocuk... Avuçlarımda sana dair gözyaşlarım, çaresizliğim ve duam var…Ne olur kabul et ve affet beni/bizi!... Ne olur affet!...
Nasrun minallahi ve fethun garip…
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...