Dua, Özgürlük Semalarına Yükseliş...
Hatice ATASOY

Dua, Özgürlük Semalarına Yükseliş...

Dua acizliğimizdir, acziyetimizi itiraf edişimiz... Sıcak sıcacıktır duygularımız, kıpır kıpırdır çoğu kez... “Duanız olmasa ne ehemmiyetiniz var” der ya Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde. Duayla özgürlük semalarına yol alırız aslında.  Kimseyle paylaşamadıklarımızı anlatıveririz, usulca titreyerek, diz dökmüş, boynu bükük mahzun, utanırız alemlerin Rabbinden ama biliriz ki o ayıpları örten (Settar) kusurlarımızı asla yüzümüze vurmayacak kadar bağışlaması bol ve ikram sahibidir.

Dua miracımızdır. Buluşma noktamız... Konuşmalarımız hep istek üzerine değildir aslında sık sık gelişimiz özlem duyduğumuzun ifadesidir bir bakıma. Kalbimizin en ücra köşesindekini en sevgiliye fısıldamamızdır… Dua Rable konuşmaktır en olmaz vakitlerinde, yalnızlığının doruğunda O’nun varlığı ile hayat bulmamızdır... Uçsuz bucaksız çöllerde serapla boğuşurken  su olmak, acabaları silip yürek sürgününden yaratana kaçmamızdır… Engin denizlerde azgın su dalgaları arasında dostluğa yelken açmak, çaresizliği çareye dönüştürmek, var edenin  kapısını tekrar tekrar çalabilme şansımızdır. Başkası için de yardım talep etmemizdir biliriz ki kardeşlerimize dua ettiğimizde melekler de bize eşlik ederler…

Yürek dokunuşudur  dua… Hüzünle dolan nemli gözlerle en çok sevenle halleşmemizdir… Yalnızlıkta umuttur dua. Himaye edeni hep hatırda tutmak, bollukta da darlıkta da unutmamak, Rable dostluğun zirvesini yaşamamızdır. Renk, dil, ırk, makam, mevkii ayırt edilmeksizin en büyük huzura kabul edilmemizdir. Nerede, hangi hal üzere olursan ol, O’na yönelip, kalp sızımızı anlatmamızdır. İbadetin özüdür, mayasıdır.

Hz. Nuh misali mücadele sahasını bırakmadan bittiğini anladığı an; “Yarabbi artık bu zalimleri artık sana havale ediyorum” diyebilmemizdir. Ateşe atılırken Hz. İbrahim olup “Ben Rabbime hicret ediyorum” diyerek günümüz putperestlerin sinsi oyunlarına meydan okumamızdır. Hz. Hacer olup Safa ve Merve de koşarken susuzluktan çatlamış dudaklara zemzem olabilmemizdir. Yusuf olup “zindan benim için daha hayırlıdır “diyerek sarayı hücreye tercih etmemizdir… Hz Resulullah gibi (sav) Taif’te taşların kendisine isabet etmesiyle vücudundan akan kanlara aldırmadan “belki bunların nesillerinden iman edenler çıkabilir Ya rabbi bunlar bilmiyorlar” diyerek merhameti, şefkati, sabrı öğretmemizdir.

Sığınılacak en serin gölgedir dua. Kulun bittiği anda boynunu bükerek yakarışı karşısında âlemlerin tek hakiminin yetmesidir. Hep sıkıntılı anlarımızda hatırladığımız ellerimizi açıp gözyaşlarımızı da eşlik ederek isteklerimizi saydığımız andır.

Ya istemeyenlerdensek… Kibrimiz gururumuz bizi, Ona yönelmekten alıkoyuyorsa, secdelere değmeyen başlarımız varsa... Seherlerde açılmayan ellerimiz, “   yok mu bağışlanmak isteyen bağışlayayım ” Sözünü duymayan kulaklarımız varsa, O’nun için akmayan gözyaşlarımız varsa… Aslında O’nun sözüyle “ne değerimiz var değil mi?”

Duadan başka neyimiz var ki sunabilecek? Kulluğumuz en güzel hediyemiz değil mi? Ne zaman kapısını titrek ellerle çaldık masumca, “Senden başka kimsem yok benim, gidecek yerimde yine geldim ne olur beni kovma!” dedik de “Defoool, hep aynı şeyleri söylüyorsun!” dedi bize. Birilerinin dostluğunu kazanma adına yaptıklarımızı bir düşünelim… Peki onun dostluğunu kazanma adına neler yaptık/yapıyoruz? ”Hiç kimsenin hiç kimse adına bir şey ödeyemediği hiç kimseden fidyenin kabul edilmediği”  o dehşetli günde dostumuz  O değilse vay halimize. Unutmayalım “göz açıp kapayıncaya kadar beni bana bırakma “ diyen bir peygamberin ümmetiyiz bizler. Bizi bize bırakmasın ve bizi hidayete ulaştırdıktan sonra kalplerimizi tekrar kaydırmasın… Dua etmeyenlerdensek unutmayalım çok ta bir ehemmiyetimiz yok o yüce makamda…

Dua ile…

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...