Benim, EVET'im, ya da HAYIR'ım,
Huriye Meral Değirmenci

Benim, EVET'im, ya da HAYIR'ım,

Yeni anayasa ile devlet hiyerarşisindeki çift başlılığı ve gereksiz bürokrasiyi giderme amaçlı yapılacak referandumda biz, Türkiye Cumhuriyeti halkları, evet ya da hayır diye oy kullanacağız.  

Bir tarafta toplumda bu sistem değişikliğini gerekli görüp yeni sisteme evet diyenler, diğer tarafta ise yaklaşık 90 yıldır süregiden çift başlı sistemin devam etmesini isteyip yeni sisteme hayır diyenler .  

Her iki cenahda da yekdiğerini ötekileştiren, yaftalayan, ağır ithamda bulunan, kamplaşan insanlara söyleyecek sözlerim var. 

Bu yazının asıl yazılma sebebi bu naif konudur. 

Şöyle ki ; 

Cumhuriyet kurulmadan önceki padişahlık sistemini, insan hak ve özgürlüklerine aykırı görüp; yeniden tek adam yada örtülü meşrutiyet korkusuyla, ki korkularında haklılar, bu sistem değişikliğine hayır diyenler. 

Diğer tarafta ise 90 yıllık cumhuriyet rejiminde tek adam rejimi ve antidemokratik uygulamalarla  canları yanmış, acıları hâlâ taze olan büyük oranda bir halk kesimi var. 

Aslında her iki kesimin korkuları benzer.

Fakat sistem değişse de değişmese de, her iki sistemde  kendi diktasını, tiranını çıkarmaya müsait argümanları kendi bünyesinde barındırıyor olduğu için bu korkularımız giderilmeyecek maalesef. 

Peki ya, evet çoğunluğuyla sistem değişir veya hayır deyip var olan rejimle devam ettiğimizde bu ihtimal hep olasılık dahilindeyse ne yapmalı?

Nasıl bir önlem alınmalı?

Şimdi ey bu yazıyı okuyan şahıs, her şey birey olarak senin elindedir. 
Senin özgürlüğün senin görüşüne muhalif olanın özgürlüğü kadardır. 
Senin fikrine muhalif olanın düşüncesi, canı, malı, aklı, nesli, ne kadar özgürse ve ne kadar korunuyorsa, dokunulmazsa, sende aynı oranda aynı haklara sahip olabilirsin. 

İnsanlar, ister ultra demokrasi ile isterse teokratik monarşi ile veya cumhuriyet rejimi ile yönetilsin, bu empatik kriterleri  belirleyen, özelde bireyin, genelde ise toplumun öteki ile alakalı algısıdır. 

Örneklersek: İngiltere, Belçika, Hollanda, Danimarka ,Japonya, İsveç, Lüksemburg gibi modern ülkeler hâlâ, demokratik monarşik krallıkla yönetilmektedir. 

Fakat son yüzyılın en büyük tiranları, ülkelerini, demokratik cumhuriyet gibi afilli sıfatlar ile demir yumrukla yönetmişlerdir. Misal: Hitler, Stalin, Franco, Mussolini vs. 

Sonuç : Evet desem de kaygılıyım, Hayır desem de kaygılıyım. 
Ben, evet diyeninde; hayır diyeninde kaygısına ortağım. 
Fakat şu da var ki, bir evde bile görev paylaşımı ve istişare sonunda son sözü söyleyecek bir reis, üst akıl olmadığında, o ailede bile kaos kaçınılmazsa, koskoca Türkiye Cumhuriyeti'nde çift başlılık çokta sürdürülebilir görünmemektedir. 

Bu sebeple çok başlılığa hayır. Güçler birliği, bütünlüğü ve mutabakat halinde, sorgulanabilir bir reisin yönetiminde, yepyeni bir Türkiye için evet. 

Yeni sistem değişikliğinde eskisinden canı yananların acısı dindirilecekse, evet. 

Hayır diyenlerin kaygısı giderilecekse, evet. 

Asla ve kat'a bir zümreye bir sınıfa bir fraksiyona üst statü sağlanmayacaksa, evet. Yasalar önünde herkes eşit olacaksa, evet. 
Öncelik mutlaka insan hak ve özgürlükleriyse, evet. Dayatma ve yasaklara son verilecekse, evet. 

Dik duruş ve izzetle, ortak akılla devlet yönetilecek ve milletle yekvücut olunacaksa evet. 

Bizler akl'edenler hak ve özgürlüklerin daimi takipçisi olacak mıyız. 
Kesinlikle Evet. 

Eski acıların yarasını sarıp, yeniden, hep birlikte, bütünlük içerisinde, yepyeni hedeflere varmıyız, Evet. 
Şimdi, ben ve sen bilmeliyiz ki, biz olarak, birlik ve beraberlik içinde ortak değerler adına, kadim değerlerin ışığında, yeniden doğacak bir günün aydınlığında, hep birlikte yol almaya cehd ve gayretle niyet edersek, ancak o zaman bu korkularımızı giderebiliriz. 

Buna mecburuz.  Çünkü aynı gemideyiz. Ve başka Türkiye yok. 


Vesselam. 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İslam devrimin 40. Yıldönümü İstanbul’da Bir Sempozyum İle Anıldı..
İslam devrimin 40. Yıldönümü İstanbul’da Bir Sempozyum İle Anıldı..
Fatma Gültekin Yazdı: Abbas Musavi Ve Bir Şehid Aile
Fatma Gültekin Yazdı: Abbas Musavi Ve Bir Şehid Aile