Obama Dönemi, Büyük Hayal Kırıklığı..
Vedat Kahyalar

Obama Dönemi, Büyük Hayal Kırıklığı..

Oysa ne kadar ümitlenmiştik sen başkan olarak seçildiğinde... Adının başındaki HÜSEYİN ismi, dünyanın en çok ezilen kesimlerinden olan siyahi olman, ilk ziyaretinde Turkiye'ye gelmen, camii ziyareti vs... Hepsi boş. ..bomboş çıktı. Sende şeytana hizmet ettin. Sende, senden öncekilerin Müslüman öldürme rekorlarını egale ettin. Ucuz ve sinsi bir şekilde Müslüman coğrafyayı birbirine kırdırdın.

1-Dine karşı din

2-Mezhebe karşı mezhep

3-Irka karşı ırk

4-Bolgeye karşı bölge

Stratejinle belki ABD vatandaşları ölmedi ama ABD'nin ne onuru kaldı ne de güvenilirliği..!

Belki ABD için biraz daha fazla kazandırdın, belki seninkiler bir kaç Big Mac fazla yiyecekler...

Keşke ahiretini de düşünseydin. İslam coğrafyasında ölen her çocuk, her kadın ve her insanın hesabını vereceksin.

Haydi biraz daha yaşa dünyada. Anılarını anlat. Nasıl katledip, petrol ve diğer kaynakları nasıl çaldığınızı, nasıl silah sattığınızı anlat. Fethullah Gülen’i nasıl piyon olarak kullandığınızı, İŞİD’i nasıl kurduğunuzu, PKK’yı PYD üzerinden nasıl ağır silahlarla donattığınızı anlat. Eski başkanlar bu seminerlerden iyi paralar kazanıyormuş…

Obama’nın Türkiye ve İslam dünyası ile ilgili kısa satırbaşlarına bakarsak :

LİBYA’NIN DEMOKRATİKLEŞTİRİLMESİ

Libya Lideri Kaddafi’nin büyük bir ayaklanma ile düşürülmesiyle beklenen demokrasi gelmedi. Libya aşiretlerin elinde 3 parçaya ayrıldı. Eskiden bir olan diktatör sayısı, her kasabada birer olmak üzere Kaddafi’ye rahmet okutturan düzeylere ulaştı.

SUDAN İKİYE BÖLÜNDÜ

Fakirlik ve yoksulluk Müslümanların yaşadığı bölgede kaldı ne tesadüfse. Tunus’ta oynana oyun ve senaryo da çok farklı değildi.

MAVİ MARMARA OLAYI

ABD Başkanı Obama; İsrail’in Gazze saldırılarını, Filistinlilere yönelik insanlık dışı davranışlarını ve Mavi Marmara baskınını da hep pasif izledi. Türkiye ve İslam dünyası,  Obama’dan beklediği tepkiyi alamadı. Ankara, bu hayal kırıklığını dile getirmekten de çekinmedi.

MISIR’DA DEMOKRATİK OLARAK SEÇİLEN MURSİ YERİNE DARBECİ SİSİ’NİN DESTEKLENMESİ

Mübarek dönemi sonrası ilk demokratik seçimde iktidara gelen Mursi hükümetini ‘stratejik ortak’ ilan eden Erdoğan hükümeti, Mursi'yi deviren 3 Temmuz 2013’teki askeri darbeye karşı sert bir tavır takındı. Mısır’da General Sisi liderliğindeki darbe yönetimiyle ilişkileri askıya aldı. İki ülkenin diplomatik ilişkileri hâlâ maslahatgüzar seviyesinde.

Bu sırada Obama Sisi’nin yönetimi silah gücüyle ele geçirmesine ‘darbe’ demedi. Sisi’nin protestoları güç kullanarak bastırmasını ve yüzlerce kişinin ölümünü ‘kınamakla’ yetindi. ABD, darbecileri politik ve finansal olarak destekledi. Mısır ordusuna silah, helikopter ve eğitim desteği de sürüyor.

Darbeden iki yıl sonra Ağustos 2015’te Obama, Sisi’ye bir mektup yazarak “ABD-Mısır Stratejik Diyaloğu’nun, iki ülke arasında ilişkileri tüm alanlarda derinleştirmesini ve Mısır’ın aradığı kapsamlı kalkınmayı sağlamaya katkı sağlamasını umuyorum” ifadelerine yer verdi

SURİYE’DE GERİ ADIMLAR

2010’da Arap ülkelerinde başlayan ayaklanmalar Mart 2011’de Suriye’ye sıçradığında ABD, Türkiye’den Esad ile ilişkilerini kesmesi ve muhaliflere destek vermesini istedi. Türkiye de esasen farklı görüşte değildi ancak Esad rejiminin kanlı bir şekilde yıkılmasının büyük katliamlara ve büyük göç dalgalarına yol açması endişesiyle bu değişimin yönetilmesi için Esad’a bir şans verilmesi gerektiğini düşünüyordu. Bu amaçla en az altı ay Esad  rejimini serbest seçimlere geçiş ve  demokratik reformlar için ikna etmeye çalıştı.

Mısır’da demokrasiyi, umursamayan ABD ve Başkanı Obama, Suriye’de demokratik gösteriler planlayarak Esad Hükümetine tuzaklar kurdu, ordudan kaçanlara “paralel ordu “ kurdurdu ve maaşlarını ödedi. Suriye’nin dostları diye pastadan pay kapmak isteyenler örgütünü kurdu. Körfezin zalim krallarının sponsor oldukları  adı İslami kendisi sapık tekfirci örgütler kuruldu.

Aslında İsrail doğalgazın boru hattının güvenli bir şekilde Avrupa’ya ulaşması için başlatılan, üzeri demokratik sözlerle süslü kirli savaşta 600.000 insan öldü. Her şey yine bir avuç dolar içindi…

PKK – PYD’YE SİLAH DESTEĞİ

ABD’nin de terör örgütü olarak kabul ettiği PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD, ABD’nin IŞİD’e yönelik operasyonlarında Pentagon’un neredeyse kara gücü haline geldi. İlk olarak Ekim 2014’te Obama, Erdoğan’ı arayarak Türkiye sınırındaki Kobani’de IŞİD’le savaşan PYD’ye silah yardımı yapılacağını söyledi. 20 Ekim tarihinde Kuzey Irak’tan temin edilen mühimmat, ABD uçakları aracılığıyla Kobani’de PYD’ye ulaştırıldı. Telefon görüşmesinden birkaç saat önce Erdoğan ““PYD bizim için PKK ile eştir, o da bir terör örgütüdür. Bir terör örgütüne kalkıp da bize dost olan, NATO’da beraber olduğumuz Amerika’nın silah desteği, açıktan açığa söyleyerek bizden ‘evet’ ifadesini, yaklaşımını beklemesi çok çok yanlış olur, böyle bir şeye biz ‘evet’ diyemeyiz” demişti.

Ankara ise PYD’nin eline geçen mühimmatın doğrudan PKK’ya ulaştığını ve Türkiye içinde bu mühimmatla eylemler yapıldığının ısrarla üzerinde duruyor.

 Obama yönetimi, buna rağmen Suriye’deki gelecek operasyonlarda da, örneğin Rakka’da da PYD’yi destekleyeceğinin sinyallerini veriyor.

FETHULLAH GÜLEN’E EV SAHİPLİĞİ VE KORUMA

Ankara ve Obama yönetiminin ilişkileri, Türkiye’de devleti ele geçirme çabalarını darbe planlamaya kadar götüren Gülen örgütüyle mücadele sürecinde daha da gerildi. Erdoğan’ın Türkiye’ye getirilmesini talep ettiği Gülen örgütü lideri Fethullah Gülen, ABD’nin Pensilvanya eyaletinde. 2013’ten bu yana Erdoğan sıklıkla Gülen’in iadesi talebini dile getirdi. Talep olumlu karşılanmadı.

Seni Allah'a havale ettik, ABD tarihinin en beceriksiz başkanı.

 

Yana yana…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...