Daralan Vakitler...
Hatice ATASOY

Daralan Vakitler...

Hangi acıya yanmalıydı yürek? Halep’teki çocuklara nasıl sahip çıkmalıydı? Bu sabah acaba nerde patlama olacaktı, kaç eve ateş düşecekti yine? Halep’in düştüğünü okudum gece, nasıl bakacaktı gözlerim çocuk cesetleriyle dolu sokaklara? Başı dik yürüyebilecek miydim hiçbir şey olmamışçasına?

Ben Müslümanım canım yanıyor, nefessiz kalıyorum olanlar karşısında. Açlıktan, savaş yorgunluğundan bitap düşmüş Suriye’li çocuklara bakamıyorum. Yıkılmış, viranaye dönmüş fotoğraflar yayınlıyor haber ajansları. Bir ülke yok oluyor gözlerimizin önünde. Bilmem ne hesapları vardı kahpe batının, katil Esad’ın. Ne istediler ki bizden. Benimki de soru mu şimdi. Kendilerine itaat etmeyenlere yapmaları gerekeni yapıyorlar işte! Afgansitan, Irak şaheserleri değil miydi?

Nerdeyse patlama olmayan şehir kalmadı ülkemde. Şehid şehid büyüyor bu toprakların çocukları. Gözlerinde masumiyetin, hüznün her karesini gördüğümüz babasız kalan bunca çocuğun gözyaşlarını kim silecek? Eşsiz kalan gencecik kadınların, evladına doyamamış annelerin feryatları sessizce gökyüzüne doğru uçup giderken “Vatan Sağolsun!” sözüyle mi avunacaklar? Şarapnel parçalarıyla yaralanan körpecik bedenler olmayan kolları ya da bacaklarıyla tekerlekli sandalyelere mahkum kalmanın acısını nasıl yaşayacaklar?

Allah (cc) öldürmeyin derken kan dökmeyi meslek edinenler, umutları yok ederek evlere ateş düşürenler, onları tetikleyenler toprak altında yer var mı size? Otuz yıldır yetmedi mi bu millete çektirdiğiniz? Hala mecliste insan haklarından bahseden PKK ‘lılar sahi siz insan mısınız ki?

Benim bildiğim insanlar kahpece arkadan vurmaz. Mertce savaşır. Benim tanıdığım Ebu Cehil’ler bir düğmeye basıp tüm insanlığı yok etmez kadın çocuk ayrımı yapar, savaşın da bir ahlakı vardır benim dinimde.

Halep hangi kirli oyunlarla pis emeller uğruna yok edildi, hangi masa başında kimlere peşkeş çekildi bilmiyorum, bilmekte istemiyorum. Allah belasını versin sizin ülke savunma stratejilerinizin.  Orada ölen, açlığa mahkum, tecavüze uğramış binlerce kadın adına kahrolun hepiniz,  kimin eli varsa bu savaşta yok olun inşallah. Tıpkı Ebu Lehep gibi cesedinizi mezara koyacak kimseniz kalmasın.

Gece boyu sosyal medyada “#Halep’te katliam var” twitlerini okumaktan yoruldum. Fotoğraflara hiç bakamadım. Nefesiz kaldığım bir anda, gecenin yarılarında benim gibi canı yanan genç bir anneyle Buket’le sessizce, cevabını bilemediğimiz onlarca soruyu sorarak yürüdük yağmurlu yollarda. Birbirimizi tanıdığımızdan beri tüm İslam coğrafyasında zulümler vardı. Onun; “Neden hocam” soruları beynimi tırmalıyorken bir çevik kuvvet polisi yaklaştı yanımıza selam verdik “başınız sağ olsun” sözüne mutlu oldu. Bizim yüreğimiz dağlanmışken acaba onun içinde hangi kıyametler kopuyordu? Kim hangi hakla mutluluklarını çalıyordu bu insanların, suçları insanların emniyetini sağlamaktan başka neydi?

Gece çok karanlık, gece ayaz var, belki de kar yağıyor bir yerlere. Polis analarının  yürekleri acıyla yanarken Halep düşüyor, Arakan’ dan kötü haberler geliyor Kudüs sol yanımızdaki yürek sızımız, hiç bitmiyor acılar hangisine yanalım?

 

Benimde yüreğim üşüyor, utancımı paylaşacak kelime bulamazken  acizliğimi geceyle paylaşıyorum. Tam da umudumu kaybetmenin eşiğindeyken sabah ezanı okunuyor! Yeni bir güne Bismillah…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...