Dev Uyandı…
Huriye Meral Değirmenci

Dev Uyandı…

Son yüzyılda Avrupa ve akabinde Amerika'nın teknolojik üstünlüğü sebebiyle dünya genelinde güç olarak yükselişe geçmesi ve diğer halklara bu durumun bir medeniyet olarak dayatılması sonucunda, doğunun kadim ülke ve halklarında eziklik ve üstün güce duyulan aşırı bir hayranlık oluşmuştur. 

Kendi medeniyetini küçük görme, değersizleştirme ve yok sayma hastalığı bu toplumların yöneticilerine bir kanser gibi nüfuz etmiştir. 

Peki bizler doğu medeniyetinin çocukları yenilgiyi kabul edip, onca şanlı geçmişi yok mu sayacağız?

Bizler, bize zorla dayatılan cehaleti, nifakı içselleştirip daha onlarca yıl kaos ve savaşlara mahkum mu olacağız?

Bizler, Müslüman toplumları pasifize etmek için başvurulan,  zihinsel asimilasyon, cebri şiddet ve gerektiğinde insanlık dışı yöntemlerle yok edilme, soykırım, sürgün, gasp vs gibi durumları unutacak mıyız?

Bizler cilalı batının, sığ, bağnaz, bunalımlı, bâtıl çağını bize medeniyet diye dayatmasını kabullenecek miyiz?

Tabi ki Hayır!

Biz Müslümanlar dünyayı son 1000 yılda en ileri üst akılla farklı coğrafyalarda onlarca medeniyet kurup, olabilecek en insani şekilde yönettik, 300 yıl kadar dinlendik. Şimdi tekrar tarih sahnesine çıkıyoruz. 

Şimdi ortalık toz duman olsa da, kardeş kardeşi yok etse de, 

Suni gündemlerle meşgul edilsek te,

Mim'i eksik batı medeniyeti içimizdeki silahşör, kalemşör ve maşalarıyla, gerek küresel, bölgesel ve ülkesel türlü entrikalarla uyanışımızı bastırmak istese de, asla ve kat'a başarılı olamayacaklardır. 

Çünkü artık uyutulan, uyuşturulan Dev uyanmıştır. 

Silkinmekte yaralarını sarmaktadır. 

Aslan'ın yokluğunu fırsat bilen çakalların hâkimiyeti çatırdamaktadır. 

Doğunun ışığından rahatsız olsa da yarasalar, Güliver'in cüceleri misali Dev'e engel olmaya çalışsalar da, ne Dev'in ayağa kalkışına, ne güneşin doğuşuna engel olamayacaklardır. 

Yeni, yepyeni bir medeniyet güneş gibi doğacaktır. 

Bebek gürbüzdür. 

Annenin canı yanmaktadır. 

Doğum sancılı ve kanlıdır. 

Şimdi tamda, ân, o ân'dır. 

Eskimeyen eskinin ihtişamına

Tarih, yeniden tekrar şahid olacaktır. 

Ve tekrar gülümseyecektir tüm hüzünlü yürekler. 

Ve yalnızca insanlar değil diğer tüm varlıklar da eman bulacaktır. 

Tân karanlıktır ama, şafak çok yakında sökecektir. 

Ve güneş merhamet ve şefkatiyle herkesi kuşatacaktır. 

Şimdi gayret zamanıdır. 

Ruhları diri tutma ve silkinme vaktidir. 

Ve umut ve Ümit Bâkidir. 

Gelecek bizimdir. 

Çünkü Dev, bir daha uyumamaya kararlıdır. 

Vesselam. 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İslam devrimin 40. Yıldönümü İstanbul’da Bir Sempozyum İle Anıldı..
İslam devrimin 40. Yıldönümü İstanbul’da Bir Sempozyum İle Anıldı..
Fatma Gültekin Yazdı: Abbas Musavi Ve Bir Şehid Aile
Fatma Gültekin Yazdı: Abbas Musavi Ve Bir Şehid Aile